Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

15 Temmuz milat oldu

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında birilerinin cadı avına çıkma gayreti Ankara’da rahatsızlık yarattı.

Cadı avına fırsat vermeye kimsenin niyeti yok.

FETÖ örgütlenmesi içerisinde yer alanların sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi için gerekli önlemlerin alınması konusunda Ankara’da kararlılık var.

Halkın 15 Temmuz’da demokrasiye sahip çıkması ve darbe girişiminin püskürtülmesi siyasetteki ilişki biçimini de Ankara’da değiştirdi.

İktidar ve muhalefet darbeye karşı vatan, millet ve demokrasi ortak paydasında bir araya geldikten sonra meselelere bakış ve yaklaşımlar değişti.

Ankara’da siyasette adı konulmamış ve karşılıklı saygı temelinde vatana sahip çıkma anlaşması söz konusu.

Tabii ki bu böyle devam etmez.

Siyasetteki farklı yaklaşım ve ideolojiler kendini bir süre sonra yine gösterir.

Ancak buna rağmen hiçbir şey 15 Temmuz öncesindeki gibi olmayacak.

Diyalog kapıları sonuna kadar açık tutulmaya ve işbirliği içinde hareket edilmesine özen gösterilecek.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin etkisi ve önemi 15 Temmuz sonrasında artarken, halkla devletin bütünleşmesi Türkiye üzerinde oynanmak istenen oyunların da bundan sonra en büyük engeli olacak.

Gelinen aşamada Türkiye yüzünü batıya dönük tutmaya devam edecek ama Türkiye’nin hak ve çıkarlarının korunması birinci öncelik olacak.

AB’ne giriş talebi Türkiye’de bir devlet politikası ve stratejik hedef.

Bunun değişmesini kimse beklememeli.

Ama AB de Türkiye’ye dönük politika ve yaklaşımlarını gözden geçirmelidir.

Yaratılan hayal kırıklıkları, AB tarafından uygulanan çifte standartlar ve samimiyetten yoksun yaklaşımlar Türkiye’de halk üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.

Son darbe girişimi sonrasında maalesef AB Türkiye’ye dönük olarak çok kötü bir sınav vermiştir.

Türk insanının demokrasiye sahip çıkışını, darbeyi püskürtmesini selamlamamış, Türkiye’nin geride kalan darbe girişimi nedeniyle yaşadığı acıları paylaşmamıştır.

Bunun yerine Türkiye’ye ayar verme gayretlerinin devam ediyor olması AB’ye karşı soru işaretlerini artırmaktadır.

Dileyelim AB Türkiye’ye dönük politikalarını gözden geçirsin.

Bölgesel ve küresel gelişmeler dikkate alındığında Türkiye ile AB’nin saygı temelinde yakınlaşması ve işbirliği içerisinde hareket etmeleri bölgesel ve küresel barış için büyük önem taşımaktadır.

ABD’nin de Türkiye’de halkın duruşuna saygı göstermesi iki ülke arasındaki ilişkilerin sağlıklı bir şekilde devamı açısından gereklidir.

15 Temmuz geride kalırken, Türkiye’ye dönük darbe girişimine Birleşik Arap Emirlikleri tarafından destek verilmiş olması da Ankara’da not edilmiştir.

Gelinen aşamada işin doğrusu herkesin Türkiye’de darbe sonrasında ortaya çıkan halk iradesine saygı göstermesidir.

Türkiye’de ortak hedef şimdi bir yandan daha çok demokrasi, diğer yandan ekonomik kalkınma ve adil paylaşımdır.

Türkiye kendi içinde ortak paydalar etrafında kenetlenirken dışarda da sesini gür bir şekilde duyurmaya devam edecek, ezilenlerin yanında olacaktır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da halkından aldığı güçle önümüzdeki dönemde de ‘Dünya beşten büyüktür’ demeye devam edecektir.