Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bunlara dikkat edin

Bulanık dönemlerde fırsatçılar öne çıkar.

Hakları olmayan, alamayacakları bir şeyleri elde etme adına sağa sola çamur atmaya başlarlar.

Çok bilmiş bir eda ile bunu yaparlar.

Birilerine kara çalarak onları korkutup sindirmeye çalışırlar.

Böylece hedeflerine ulaşabileceklerini sanırlar.

Gelinen aşamada Türkiye’de başarısız bir darbe girişimi oldu.

İyi ki de başarısız oldu.

FETÖ’cüler başarsa Türkiye’nin İran modeli bir Humeyni rejimine sürükleneceği kesindi.

Ama başaramadılar.

Yıllarca bir oya örer gibi sabırla ve inatla bir hazırlık yapıldı.

Mülkiye ve Harbiye ele geçirilip Türkiye’de mülki ve askeri otorite kontrol altına alınmaya çalışıldı.

Polis ve yargı sistemi de öyle…

15 Temmuz’da yaşananlar az daha başaracaklarını göstermesi açısından önemlidir.

Türkiye o gece sırat köprüsünden geçti.

Ama tehlike daha bitmiş değil.

Türkiye uyanık olmak ve yeni bir kalkışmaya karşı hazır beklemek zorundadır.

Türkiye bu kadar kritik bir süreçten geçerken bakıyorum da burada birileri birilerine çamur atma uğraşına giriyor.

Bilgi, belge olmadan duyumlar ve varsayımlarla bir şeyler yazılıp çiziliyor.

Dedikodularla kafalar karıştırılmak isteniyor.

İma yollu mesajlar verilmek suretiyle algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Dolaylı şekilde bu yapılıyor.

Sonra da oturup ‘medyaya ne oldu böyle, güveni neden yitirdik’ diye dizimizi dövüyoruz.

İşimizi doğru dürüst yapmamanın acısını sonra hep birlikte çekiyoruz.

Bedel ödüyoruz.

Ama spekülatif, dedikoduya dayalı işler yapmaya devam ediyoruz.

Birileri de bunu alıyor.

Belki de alıcısı olduğundan satıcısı da oluyor.

Ekonomideki arz talep meselesi gibi…

Ancak böyle yapmakla toplum olarak kaybediyoruz.

Saygınlığımızı yitiriyoruz.

Medya artık kendini ‘çamur at izi kalsın’ anlayışından tamamen kurtarmalıdır.

Bilgi ve belgeye dayalı işler yapanlar öne çıkmalıdır.

Medya birileri birileri ile hesaplaşacak diye kendi kişisel hesapları için kullandığı bir alan olmaktan kurtarılmalıdır.

Türkiye medyası darbe girişimi sürecinde çok iyi bir sınav verdi.

Ortam bulanıkken dahi demokrasiden geri adım atmadı.

Darbe girişimi sonrasında da Türk medyası doğru işler yapmaya devam ediyor.

Medya gücünü Türkiye’yi ileriye taşımak için kullanmaya çalışıyor.

Bizde de medya Kıbrıs Türkünü daha güzel yarınlara taşımak için itici bir güç olarak öne çıkmalıdır.

İşini doğru düzgün yapmalı, yalan yanlış işler yapanları kendi içinde barındırmamalıdır.

Biliyorum bu çok kolay değildir.

Ama daha iyiye gitmek her alanda doğru işler yapmakla mümkün olacaktır.

Siyasette, bürokraside, sivil toplum örgütlerinde, medyada kısacası her yerde…

Bunun için medya küçük kişisel hesapların yapıldığı bir yer olmaktan süratle kurtarılmalıdır.