
Küresel piyasaların klavuz kargası konumunda ABD borsası S&P500 dün geceyi tüm zamanların rekor seviyesinden tamamladı
Düşük faiz ortamı ve Merkez Bankalarının desteğinin devam edeceği beklentisi ile piyasalar tüm risklere rağmen olumlu tarafta kalmaya çalışıyor
FED’den beklenen ilk faiz artışının 2017 Aralık ayına taşınmasına paralel yüksek getiri sunan TL ve TL cinsi yatırım araçlarınada talep görüyoruz
USD/TL kurunda 200 günlük ortalamaların geçtiği 2,88 seviyesine dikkat etmekte fayda var
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Küresel piyasalarda 2+2’nin 4 etmediği enteresan sayılabilecek bir dönemden geçiyoruz. Hatırlanacağı üzere, geride bıraktığımız haftalarda, özellikle İtalya bankacılık sektörüne yönelik tırmanan kaygıların yanısra Brexit ardından başlayan artçı sarsıntılar küresel anlamda riskten kaçma eğilimini desteklemişti. Riskli enstrümanların değer kaybı yaşadığı, başta altın ve gümüşün sert değer kazandığı hatta ABD 10 yıllık devlet tahvil getirisinin % 1,30 seviyesine kadar gerileyerek 2012 yılındaki seviyelere gerilediğini görmüştük. Deniz aşırı ülkelerde var olan sıkıntılara karşı, küresel merkez bankası konumuna soyunmuş ABD Merkez Bankası FED’in gerek İtalyan Bankacılık sektöründeki endişeler, gerekse Brexit’in yarattığı türbülans, gerekse Çin cephesinde durulmayan sular nedeniyle bırakın 2016’yı, ilk faiz artırmı için 2017 Aralık ayının ön plana çıkmasına paralel piyasa yansımasının da oldukça farklı noktalara ulaştığını görüyoruz. Özellikle, dünyanın dokuzuncu, Avrupa’nın ise dördüncü en büyük ekonomisi olan İtalya’nın bankacılık söktörünü yatırımcılar mercek altında tutuyor. İtalyan ekonomisinde görülen yavaş büyüme ve yüksek işsizlik oranının yanısıra, İtalyan bankalarının verdiği kredilerin yaklaşık yüzde 17’sinin (basit bir anlatımla verilen her 100 EUR kredinin 17 EUR’sunun geri ödenemez hale gelmesine ve takibe düşmesi) sorunlu olması ve bu tutarın yaklaşık 360 milyar euro civarında olması nedeniyle İtalyan bankaları yılbaşından bu yana ortalama % 50’nin üzerinde değer yitirdiğini görüyoruz. İtalya özelinde ancak Avrupa Bankacılık sektörünün halen daha sermaye gereksinimi duyması ve bu ihtiyacın Avrupa Merkez Bankası’nın piyasaları paraya boğduğu ve neredeyse bilançosunu EUR 1 trilyon genişlettiği bir dönemde meydana gelemesi oldukça sancılı bir sürece işaret ediyor. Öte yandan, İngiltere’de yapılan referandumda Avrupa Birliği’nden ayrılma yönünde karar çıkmasından sonra İtalyan bankalarındaki satış baskısı hız kazanırken, piyasalar nasıl olmasa İtalyan bankalarını da kurtaracak beklentisine geçti. İngilterede son 4 senede kümülatif olarak % 10 büyüyen ekonomiye karşı konut fiyatlarının 4 seneden daha kısa bir sürede ikiye katlanması nedeniyle konut sektörüne yatırım yapan fonların da zor durumda olduğunu görüyoruz. Konut fiyatlarında Brexit belirsizliği nedeniyle hızlı değer kaybının yaşanacağı varsayımından hareketle, fondan çıkmak isteyen yatırımcıların taleplerini şu anda 6 fonun karşılayamadığı hatta bir fonun ise % 17 iskonto ile geri ödeyebileceğini görüyoruz. Elbette, bir tarafta Brexit, bir tarafta İtalya Bankacılık sektörü öte yandan şimdilik çok konuşulmayan ama hep göz ucuyla takip edilen Çin dururken, FED’in küresel piyasalardaki sıkıntılara paralel faiz artırmayacağının da ön plana çıkması ile piyasalarda geride bıraktığımı hafta görülen sert satış baskısı yerini hızlı bir şekilde yeniden alım isteğine bıraktı. Bayram haftası 2,95 seviyesinin üzerine yükselen USD/TL kuru, dün 2,89’lu seviyeleri test etti. İngiltere borsası, Brexit kararı ardından 24 Haziran günü 5,788 puan seviyesine kadar gerilemesi ardından dün 6,695 puan seviyesine kadar yükselerek % 15 değer kazandı. Dahası, biraz daha geriden baktığımızda ise, FTSE’nin (İngiliz borsa endeksi) dipten % 20 yukarı çıkarak boğa piyasasına girdiği sinyallerini dün vermiş oldu. Giriş cümlemde de belirttiğim üzere, 2+2=4 finansal piyasaların bu dönemdeki seyri için pek de geçerli bir durum değil. Geride bıraktığımız hafta Cuma günü ABD’de açıklanan ve Haziran dönemine ait tarım dışı istihdam gelişmelerini yansıtan ve beklentilerin çok üzerinde gelen ABD istihdam raporu ardından dolar yine değer kaybetti. Mesela, Mayıs ayında, aynı verinin çok çok kötü sonuçlanması ardından da dolar değer kaybetmişti. İşin özünde, küresel piyasalar, şu anda, FED’in özellikle deniz aşırı ekonomilerde görülen sancılı sürece ve toparlanan ABD ekonomisine rağmen faiz artırmayacağını (ilk faiz artışı 2017 Aralık ayında % 51 ihtimal ile fiyatlanıyor) bol ve ucuz paranın devam edeceğini kutlamaya devam ediyor. Japonya kanadında Abe’nin seçim zaferi ardından artık sayısını unuttuğumuz ancak ekonomiyi likidite okyanusuna çeviren ve işe yaramamasına rağmen sermaye piyasalarına morfin etkisi misali sanal mutluluk veren bol likidite hatta negatif faiz piyasaları iyimser tarafa itiyor. Dünyada kabaca 11 trilyon tahvilin negatif faiz ile işlem gördüğü bir ortamda, gerileyen ABD tahvil faizlerine paralel Türkiye cephesinde de TCMB’nin devam eden faiz indirimlerine rağmen iyimser bir hava var. Özellikle, dış politikada atağa kalkan ve komşuları ile küs ve gergin seneler ardından normalleşmeye başlayan Türkiye’nin bu atağı da olumlu karşılanıyor. Piyasaların dalgalı ama ana tema itibarı ile (her ne kadar kuşkularımız olasa da) iyimser seyrini devam ettirme ihtimali yüksek görünüyor.
Küresel piyasaların klavuz kargası konumunda ABD borsası S&P500 dün geceyi tüm zamanların rekor seviyesinden tamamlarken, sabah saatlerinde Asya piyasalarında iyimserliğin devam ettiğini görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo Borsası Nikkei % 2,5 yukarda işlem görüyor. Sterlinin sert satışlar ardından 1,31 seviyelerine kadar toparlandığını not edelim. Sterlinde dalgalı seyrin devam etme ihtimalini yüksek görüyoruz. Brexit riski nedeniyle yükselişler 1,20 – 1,25 hedefi ile satış fırsatı olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz. İngiltere’de Brexit ardından baş gösteren iç siyasi bunalımın da tahmin edilenden daha kısa sürede sonuçlanması aslında dünkü sterlin toparlanmasındaki iti güç idi. Tek aday kalan Teressa May’ın bu hafta içerisinde Başbakan olarak göreve başlaması kesinleşti.
Mali piyasaların gündemi bugün sakin görünüyor. USD/TL kurunda aşağıda 200 günlük ortalamaların geçtiği 2,88 seviyesi takip edilebilir. Hisse senedi cephesinde bugün iyimser havaya paralel alım isteğinin devam edeceğini düşünüyoruz. Tahvil piyasalarında ise başarılı ihalelere paralel bir miktar daha gerileme görülebilir.
































