Annan planına evet oyu verenlerdenim.
Ötesinde Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların Annan planına evet demeleri için uğraşanlardanım.
Annan planında Gemikonağı’ndan (İksero) Çamlıbel’e (Mirtu) Güzelyurt (Omorfo) ve Bostancı’yı (Zodya) da kapsayan bölgenin Rum tarafına bırakılması öngörülüyordu.
Buna da evet dedim.
Dahasını yaptım, bu saydığım bölgede yaşayan, daha önce birkaç kez göçmen olan çok yakın akrabalarım, uzak akrabalarım, dostlarım ve tanıdıklarımı da Annan planına evet demeleri için ikna etmeye çalıştım.
Yeniden göçmen olacak olmalarına ve nerede yaşayacaklarını kesin olarak bilmemelerine rağmen onlar da yüzde altmış beş gibi yüksek bir oranda evet oyu vererek Annan planını desteklediler.
Ne için?
Bir barışa ve uzlaşmaya ulaşmak, Kıbrıs’ta ortak bir gelecek kurmak için.
2004’de evet diyen o insanlar şimdi aynı düşüncede midirler bilmiyorum. Anketler olmadıklarını söylüyor ama ben anketlere inanmıyorum ve yeniden bir uzlaşı ortamı, yeni bir plan ortaya çıktığında yine evet diyeceklerine olan inancımı koruyorum.
Fakat ben o inançta mıyım?
İki gün öncesine kadar bu soruya evet yanıtı verebilirdim.
Velakin Güney’de de kurulan Omorfo Belediyesi’nin Başkanı Charalambous Pittas’ın son yaptığı açıklamalardan sonra kendimden şüpheye düştüm.
Böylesi bir pervasızlık ve enosisçilik karşısında on binlerce kişiyi yeniden mağdur edip Pittas efendiye Omorfosunu geri vermenin doğru olup olmadığından emin değilim artık
***
Olay şudur:
Hüseyin Özgürgün bir açıklama yaptı ve “Güzelyurt’u kesinlikle vermeyiz” dedi.
Diyebilir.
Bu Hüseyin Özgürgün’ün görüşüdür.
Partisinin görüşü de bu yöndedir.
Nitekim Annan planı referandumlarında partisi “Güzelyurt vatan toprağıdır, verilemez” şeklinde kampanya yapmıştı.
Yani bu açıklama son derece normal ve sıradan bir açıklamadır.
Pittas efendiye gelince;
Pittas efendi Hüseyin Özgürgün’e cevap verdi hızını alamadı Akıncı’ya da sataştı hakaretamiz ifadeler kullandı ve açıklamasının sonunda şöyle yumurtladı;
“Kıbrıs`ın 1974`teki Türk işgalinden sonraki oldubittilerin Özgürgün`e, Mustafa Akıncı`nın yasa dışı rejimine ve Ankara`ya topraklarımız üzerinde hak vermiyor , Omorfo Belediye Meclisi oybirliğiyle Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos`u onurlandırarak 11 Temmuz 2016 Pazartesi günü düzenlenecek bir etkinlikle şehrin anahtarını vereceğiz.”
***
Bu zihniyet, Kıbrıslı Türklere veya onların seçtiği temsilcilerine hakaret ederek Omorfo’yu geri alabileceğini zannediyor.
Ötesinde tarihin kanlı sayfalarını yeniden açmaya ve Enosisçilik yapıp Omorfo’nun altın anahtarını Yunanistan Cumhurbaşkanı’na veriyor.
Ve bu kafayla da bir uzlaşmaya varılacağını zannediyor.
Ben bu kafa ile uzlaşma yapabileceğimi artık düşünmüyorum.
“Güzelyurt vatan toprağıdır verilemez” diyenler de yarın Recep Tayip Erdoğan’ı davet edip de Güzlyurt’un altın anahtarını verirlerse hiç şaşmam.
Hatta “oh olsun” duygusuyla izleyebilirim.
































