Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya dönük devam etmekte olan müzakere süreci kritik bir dönemece giriyor.
Bu kritik dönemeçte lider arasında ilki bugün yapılacak ve Temmuz ayı ortasına kadar devam edecek görüşmeler çok önemli.
Bu görüşmelerin sonunda devam etmekte olan müzakere sürecinden kapsamlı bir çözüm planı çıkıp çıkmayacağı belli olacak.
Eğer liderler yapacakları bu görüşmelerde var olan yakınlaşmalara yenilerini ekleyebilirlerse, süreçten olumlu bir sonuç çıkma ihtimali yükselecek.
Ama yeni yakınlaşmalar yerine farklılıklar ortaya çıkacak olursa da süreç başarısızlıkla sonuçlanmaya doğru hızla yol alacak.
Kısacası bu işin sonunu görebilmek için önümüzde bir aylık bir süre kaldı.
Bu kritik süre içerisinde Kıbrıs Türk tarafı kendisini ara bölge içerisinde sıkıştırıp bırakmamalı.
Uluslararası temaslarını sıklaştırarak devam ettirmelidir.
Özellikle Brüksel başta olmak üzere AB merkezleri boş bırakılmamalı, Washington ve New York’taki BM merkezinde Kıbrıs Türk varlığı görünür kılınmalıdır.
Görünen o ki müzakere sürecinin sonuna doğru geliniyor.
2016 sonundan önce çözüm hedefinin tutturulabilmesi için önümüzdeki bir aylık dönemde liderlerin ortaya koyacakları performans büyük önem taşıyor.
Bu dönemin kolay bir dönem olmayacağını şimdiden söylemek mümkün.
İlki bugün yapılacak olan liderler görüşmesinde ortaya çıkacak sonuç bundan sonra yapılacak görüşmeler için bir gösterge olacak.
Eğer bugün ve Salı günkü liderler görüşmeleri sonrasında hava hala olumlu olursa, o zaman Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Nikos Anastasiades’in bu işi başaracakları konusunda umutlar artacak.
Zorluklar hızla geride kalmaya başlayacak.
Tabii ki bunun diğer türlüsü de mümkün.
Bu iki görüşmeden olumsuz sonuçlar çıkacak olursa o zaman işler kötüye gidecek.
Dileyelim liderler cesaretle ve yaratıcılıkla bugüne kadar yakınlaşma sağlanamayan konularda yakınlaşmalar sağlasınlar.
Bu mümkündür.
Liderlerin ortak vizyonu eşit koşullarda yetkilerin paylaşılacağı bir Federal Kıbrıs’ta ortak bir gelecek yaratmak olduktan sonra bu başarılabilir.
Gelinen aşamada her iki tarafta da liderler ve ekipleri çözüm konusunda geriye dönülemeyecek bir noktaya gelindiğini ve bunu başarabileceklerini söylüyorlar.
2016 yılı bitmeden çözümün mümkün olabileceğine vurgu yapıyorlar.
Şimdi önlerinde bunu pratikte göstermeleri için Temmuz ayı ortasına kadar bir fırsat var.
Bu fırsatı kullanmak ve tarihe geçmek ellerindedir.
Ama şu da unutulmamalıdır ki, fırsat var olmakla birlikte bunun kullanılabilmesi çok kolay değildir.
Sonuçta çözüm bazı sıkıntıların da yaşanmasına neden olabilecektir.
İşte bu nedenle liderlere çok büyük görev ve sorumluluk düşecektir.
Bir de tabii ki uluslararası topluma…
Bu süreçte liderlerin çözüm yolunda cesaretlendirilmeye her zamankinden daha çok ihtiyaçları olacağı bir tarafa not edilmelidir.
































