Almanya Federal Parlamentosu’nun Ermeni soykırımına ilişkin aldığı karar değil ama parlamentodaki 11 Türk kökenli milletvekilinin yedisinin evet oyu vermesi, geri kalanlarının da hayır oyu vermeyip, toplantıya katılmamaları Ermeni sorunu konusunda resmi Türk ideolojisinin çöküşünün resmidir.
Resmi Türk ideolojisi kendi dışında hiç kimseye tezlerini anlatıp ikna edememektedir.
Ne ilginçtir ki soykırımla ilgili tasarının Alman Federal Parlamentosu’na sunulmasında öncülük eden de Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir’in ta kendisidir.
Ve eminim diğer Avrupa parlamentolarındaki Türk kökenli milletvekilleri de aynı görüştedirler.
Peki, nasıl olur da resmi ideoloji kendi insanına bile derdini anlatamaz?
Nasıl olduğu karar sonrası yapılan açıklamalarda mevcuttur.
***
AK Parti’nin anayasa uzmanı Burhan Kuzu karar sonrası yaptığı açıklamada “bunlar Türkiye’ye uğramasınlar” dedi.
“Bunlar ” dediği Türk kökenli milletvekilidir.
İçinde her türlü tehdidi barındıran bu cümle en yalın haliyle ele alınsa bile hukukçu olan Kuzu Türk kökenli milletvekillerini Türkiye’ye sokmayacaktır.
Onları Türkiye’ye girişleri yasaklanarak cezalandırmak istiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisi daha dehşetengizdi.
Erdoğan “onlar Türk değil, omların damarlarında Türk kanı yoktur” diyerek en hafif deyim ile ciddi bir ırkçılığa imza atmış oldu.
Kimse kusura bakmasın ama tarihte yaşanan bir olayla ilgili olarak kendi gibi düşünmeyeni “Türk değil” diye suçlamak sonra dönüp de damarlarında akan kanı sorgulamak kafatasçılıkla eştir.
Zaten Ermeni sorununu da yaratanlar 100 yıl öncesinin kafatasçıları değil miydi?
Peki daha 4 yıl öncesinde tarihi gerçeklerin ortaya çıkması için bilim insanlarından oluşan bir kurul oluşturulmasını öneren, üstüne Ermenistan’a barış eli uzatan Erdoğan’a ne oldu da ırkçı bir pozisyona düşecek kadar ileri gitti?
Kendi ifadesi ile babasına “biz Laz mıyız yoksa Türk müyüz? Soranlara ne diyeyim” sorusunu yönelten ve babasından “öldüğümüzde allahın melekleri bize hangi ırktan olduğumuzu sormayacak hangi dinden olduğumuzu soracaklar, şimdi soranlara elhamdülillah müslümanın de” yanıtı alan ve bunu her fırsatta tekrarlayan Erdoğan niye insanları damarlarında akan kanla tasnif etmeye başladı?
***
İslamı referans alıp iktidar mücadelesi verenlerin en başarılıları AK Partililerdir.
Erbakan’ın bağnaz ve demokratik olmayan ideolojisinde yetişip, Erbakan’ı reddedip demokratik ve Avrupai değerleri benimseyen Müslüman demokratlar olduklarını söyleyip iktidara geldiler.
Güçlendikleri oranda da resmi ideolojinin dışına çıkacaklarına ilişkin önemli ipuçları verdiler.
Fakat yaşadıkları sandık başarısıyla pekiştirdikleri iktidarlarında şimdi Müslüman Demokrat çizgiden hızla uzaklaşıp geçmişin resmi ideolojisine teslim oldular.
Çünkü mevcut iktidar olanakları da kendilerine yetmemektedir.
Kendilerinin deyimi ile “reis” dediklerini başkan yapmak istemektedirler.
Bu yolda da resmi ideoloji ile uzlaşmak zorunda olduklarını çok iyi bilmektedirler.
Bence Türkiye’de yaşanan budur.
Umalım ki geçmişin resmi ideolojisi bizim buralara da geri dönmez.
Yoksa çok çekeceğimiz vardır…
































