Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ya kolej giriş sınav soruları birilerine verildiyse?

Verildi demiyorlar ama ‘ya kolej giriş sınavı soruları gerçekten yandaşlara verildiyse.’ diye insanlar soruyor. ‘Birçok endişemiz var.’diyor halk. Haklılar da aslında çünkü buralarda geçmişte benzer olaylar yaşanmıştı. Çocuklar kolej giriş sınavından çıktıktan sonra itiraf eder gibi söylemişlerdi: ‘Biz bu soruların aynilerini dershanede çözmüştük.’ Halk artık buralarda kimseye güvenmiyor. Bizlere de bunu duyurun dediler.

Kolej sınavı buralarda her zaman şaibeli bir sınav olarak anılacak. Şeffaf, fırsat eşitliği ve insan hakları temelli ülkelerde de seçme amaçlı stanadart sınavlar yapılır. Ancak ilkokul sonu bu tür sınavlar yok. O yaştaki çocukların gelişim özellikleri nedeniyle kişiliklerinde büyük yaralar açılabileceği bilindiği için yoktur. Fakat buralarda her nedense çocuklar hiç kimsenin umurunda değil.

Erikson diyor ki bu dönem kişilik gelişiminde ‘başarıya karşı aşağılık duygusu geliştirme’nin yaşanabileceği bir dönemdir. Çocuk ya başarılı olup kimliğine ‘başarılı birisiyim’ etiketini yazacak ya da başarısız olup ‘aşağılık duygusu’ yazacaktır. Buraların büyük! insanları kolej ucubesi yüzünden 2015 çocuktan % 65’ine aşağılık duygusu yaşatacak. İnanın dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çocuk hakkı ihlali yok.

Halkın tepkisine gelince haklılık payı var. Soruları kim yazıyor, soruları kim nerede basıyor, sorular nerede saklanıyor, sınav öncesi kimler nöbet tutuyor? Bu soruların yanıtları ne yazık ki yok. Yanıt olmadığı için de insanlar güvenlerini kaybetti ve söylentiler bu aralar ayyuka çıktı.

Gelişmiş ülkerlerde insanların geleceklerini belirleyecek ciddi sınavlarda ‘gizlilik’ ilkesi gözetilir. Örneğin TC’nin üniversite girişte yaptığı sınav bu tiptedir. ÖSYM’de soruları yazacak olan öğretmenler ve diğer çalışanlar, yaklaşık bir ay süresince kapalı kapılar arkasında tutulur. Sosyal yaşamla ilişkileri kesilir. Sınav bittikten sonra normal sosyal yaşantılarına salıverilirler. Peki buralardaki durum nedir? Halk yanıt bekliyor.

Kolej olgusu KKTC eğitim sisteminin en büyük problemidir. Bu yıl koleje girmek için 2015 çocuk yarış atına dönüştürülmüş durumdadır. Evlerde şenlikler! Devam ediyor. Küçücük çocuklar oyun oynayacağı yerde, psikolojilerinin kaldıramayacağı ağır yükler altında ezilmekteler. Kimsenin de umurunda değil; ailelerin bile. Kendi çocuklarına bu travmanın yaşatılmasına ortak oluyorlar.

Kolej sınavının diğer bir problemli yanı ise ezber yeteneğini ölçen sorulardan oluşmasıdır. Öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini ortaya çıkaracak sorular yok. Dolayısıyla yaratıcı öğrenciler değil ezber yeteneği güçlü olan çocuklar seçiliyor.

Üst düzey düşünme diye kabul edilen ‘problem çözme, eleştirel düşünme  ve yaratıcı porblem çözme’ yeteneği olan çocukları seçecek sorular yok. Sorular ‘nedir?’ sorularıdır. ‘Nedir’ sorularının yanıtı kitaplarda, ansiklopedilerde eskiden bulunup yazılmış bilgilerdir. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı problemlerin çözümüne yardımcı değildir. Kolej sınavındaki sorular da bu tarz.

Üstelik sorular incelendiğinde çocukların çözebileceği zamanla eş nitleikte değil. Uzun paragraflar çok uzun okuma gerektiren sorulardır. Öğrenciler paragrafları okuyup yanıtlamaya çalışacak. Bu tür paragraflarla ilgli iki değil daha çok olması gerekmektedir. En azından paragrafı anlamak için okumada harcanan zaman, daha çok soruya yanıt bulunurken kazanılmış olur. Üniversite giriş sınavında bile bu kadar uzun paragraf soruları yok. Ancak cumartesi günkü 2. sınavda bu tarz sorular vardı. Kısacası kolej sınavı ölçme ve test geliştirme kurallarından çok uzaktaydı.

Kolej giriş sınavının ilkokul sonu ve ezber yeteneğini ölçme niteliğinde olmasının hiçbir pedagojik tutar yanı yok. İlle de ucube kolej isteniyorsa öğretmen, müdür, veli ve öğrencilerin birlikte, öğrencilerin ilkokuldaki genel durumlarını değerlendirdikleri, ‘okul başarısı’na odaklanacak tarzda da öğrenci seçimi yapılabilir. Nasıl olacağını biraz ölçme ve test geliştirmeye bulaşmış herkes kestirebilir. Bu durumda da aileleri para olarak sömüren dershane canavarından kurtulunmuş olur. Çocukların da sınav sınav stresinden ve travmlardan biraz olsun uazaklaşıp çocukluklarını yaşarlar. İlle de kolej isteniyorsa tabii ki…