Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler…

Emekli cumhurbaşkanı Eroğlu, Kayseri’de hemşehrileriyle buluşmuş, Anadolu insanına kendi halkını şikayet etmiş.

Bütün Kıbrıs Türk’ü KKTC’ye dört elle sarılmadı” diyor…

Haberi okuduğumda, “sarılmalı” olmalıydı, yanlış yazdılar herhalde diye düşündüm. Ama içeriğini tam olarak okuyunca, gerçekten de yazıldığı anlamda söylediğini gördüm.

KKTC ilan edildiğinde solcu gençler “KKTC’nin kurulması hataydı” demişler.

Ama kendisi, savaşın gerçek yüzünü görmüş, dinini Türklüğünü korumuş…

Yıllar yılı başbakanlık, ardından cumhurbaşkanlığı yapmış birinin, en azından bu noktadan sonra kendi halkı arasında ayırımcılık yapıp, şu Kıbrıs meselesini iç politika malzemesi yapmaktan vazgeçmesini beklerdik. Ama olmuyor. Söylem geçmişte neyse, şimdi de o…

Bu kadar da değil. Rumlara neden güvenilmeyeceğini açıklıyor ve “Sen AB üyesisin… AB bir Hristiyan topluluğu, ben AB’ye nasıl güveneceğim” diyor. İşin içine dini ayırımcılığı da katmış.

Tam da günümüz Türkiyesinin nabzına göre şerbet vermiş ama olmamış, yine olmamış…

Türkiye halkı bilmez. Onlar Kıbrıs’a her zaman duygusal bakarlar. Oralarda hamasetle göz boyamak kolaydır. Keşke biri çıkıp da sorsaydı, “Siz KKTC’yi kurmakla övünenler, lütfen söyler misiniz, aradan kırk yıl geçtikten sonra neden bu KKTC kuurlduğu günden kırk yıl daha geridedir? Yıllarca bizim boğazımızdan kesilerek akıtılan paralarla ne yapıldı? Buna rağmen neden hala kasalarınız tam takır kuru bakır? Neden kurulu bir düzene kavuşamadınız? Neden kurduğunuz devleti kalkındıramadınız, neden büyütemediniz, neden kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayamadınız” diye…

Sormazlar. Nasıl ki o paralar gönderilirken sormadılar, hesabını da sormazlar. Onlara zul gelir.

Ama bizler o hamasetin arkasında yitip gidenleri biliriz. Biliriz de hiç bir şey yapmayız.

Hani Sayın Eroğlu “bütün Kıbrıs Türk’ü KKTC’ye dört elle sarılmadı. Bu da bizim hatamız” diyor ya, bence asıl hata, bizlerin birtürlü hesap sorar hale gelmemiş olmamızdır.

Cezasını hep birlikte çekiyoruz. 

İLK DURUŞMADA İPTAL EDİLİR…

Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’nın sigara vergisinden vazgeçmeyeceği anlaşılıyor.

Geçen gün Maliye Bakanı’yla da bu konuyu görüşmüş. Serdar Denktaş’ın olaya nasıl baktığını bilmiyoruz henüz, ancak Müsteşar’ın da görüşmeye dahil edildiğini biliyoruz. Yani ciddi ciddi ele alınmış… Eğer yanılır da bu kararı çıkarırsa diyerek, bir kez daha uyaralım. Harmancı’nın dayandığını söylediği Tüzük, yok hükmündedir. Zira Anayasa’ya ve de Belediye Yasası’na aykırıdır. Anayasa’nın 75. maddesinin 2. Fıkrası’na göre, bir yasaya dayanmayan herhangi bir vergi ya da harç da alınamaz. Bu aynı zamanda bir evrensel hukuk kuralıdır. “Bir Tüzük de ancak bir yasada açık bir hüküm varsa çıkarılabilir. Bu Tüzüğe yetki verdiği ileri sürülen Yasa hükümleri, yani Belediye Yasası da böyle bir yetkiyi açıkça vermemektedir… Uyarım, artık bu saatten sonra Sayın Harmancı’ya değil.

Olası karar çıktığı anda, dava açmayı düşünecek olanlara…

 

YERİN KULAĞI VAR

AMAN NE OLUR AÇMAYIN:  Başbakan Hüseyin Özgürgün, önemli projelere imza atacaklarını söyleyerek, “Halkın Önünü Açacağız” müjdesini vermiş. Aman kalsın Sayın Başbakan. Çünkü yıllardır her gelen iktidar aynı şeyi söylüyor ama, açılan önümüz değil, hep arkamız oldu bugüne kadar. Onun için biz böyle rahatız, daha fazla açılıma gerek yok…

HAYDİ SAYIN DENKTAŞ: Aslında kamu reformu denen yasa değişikliğini dört gözle beklememizin bir sebebi de, kamunun bütçede yarattığı ağır yükü hafifiletme umududur. Yüklerden biri de RHA’lar tabii. Maliye Bakanı Denktaş, 1700 olan araç sayısını 400’e indirmekten bahsediyor. Süratli bir planlama ve tabii denetimle müthiş bir tasarruf sağlanabilir. Bet ofislerin kapısında park edilmiş RHA’ları gördükçe deli oluyoruz.

ARTIK ÇOK GEÇ:  CTP Genel Başkanı Talat ve geçmiş iktidarın Başbakanı Kalyoncu UBP ile yaşadıkları 8 aylık ortaklığın muhasebesini yaparak, “UBP her krizde hükümetten çekilme tehdidinde bulundu” değerlendirmesini yaptılar. İyi de bu sürede yaşadıklarınızı anlatmak için 8 ay niye beklediniz. Keşke ilk krizde çıkıp, yaşananları toplumla paylaşsaydınız. Şimdi ne söyleseniz boş, atı alan Üsküdarı çoktan geçti bile… 

MANŞETLİK HABER!: Bir gazetemiz, “Asgari Ücret Müjdesi” haberini manşetinden vermiş. Merak edip okudum, binlerce kişinin dört gözle beklediği bir haberdi. Ama deteyını okuyunca gördüm ki, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ersan Saner bir ziyaretinde söylemiş, “Asgari Ücret Komisyonu en kısa sürede toplanacak” diye. Bunun neresi müjde işte onu anlayamadım. Hoş, en kısa sürede toplansa da sonucun ne olacağı herkesin malumu…

BAHANELER, MAZERETLER: Rum tarafında bir yandan 2016 çözüm yılı açıklamaları gelirken, bir yandan da yeni yeni mazeretler üretiliyor. Sözcü Mavroyannis Esra Aygın’a verdiği röportajda “kim Türkiye kökenli, kim Kıbrıslı Türk diye sorgulamayız” diyor. İlk bakışta aman ne güzel, ırkçılık karşıtı bir düşünce diyorsunuz. Ama şartı var, “4’e 1 oranı korunduğu müddetçe”. Nasıl olacakmış bu, belli değil. Nüfus sayımızı korumak için önlem mi almalıyız acaba? Sonra, “Türkiye Kıbrıs Türk toplumunun 17 milyar Euro’ya ulaşan borcunu silmezse, çözüm başarılamaz, sürdürülebilir olamaz” demekte. Ben Türkiye’nin bunu müzakere masasında sorun haline getirdiğini hiç duymadım. Ama Rumların özellikle son krizle birlikte 100 milyar doları geçen dış borcunu kim silecek? Biz de bunu talep edelim o zaman…

HALK DA ÖĞRENSİN: Dünya Bankası, Kıbrıs konusundaki yeni raporunu çıkartmış. Çözümün getireceği kazançlar, çözümsüzlüğün getireceği sorunlar bölümleri oldukça ilginç olmalı. 2016’da anlaşmadan bahsediliyor. Yıl sonuna şunun şurasında 7 ay var. Her iki tarafta da insanların ne yapacaklarına karar vermek için bu tür bilimsel verileri öğrenmesinde yarar var. Rum basınına göre rapor müzakerecilere  verilmiş. Onlar da, verilerin ve öngörülerin yorumsuz bir şekilde halka ulaşmasını sağlamalı diye düşünüyorum…

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”Justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: KTTO: Ticaret Odası’nın, AB Günü dolayısıyla yayınladığı mesaj, AB üyelerinin iki yüzlülüğünü çok güzel özetlemiş; “AB üyesi ülkeler, dayanışma ve birliğin sağladığı temel özgürlüklerden ciddi kazanımlar elde etmiştir. Ancak bölünmüş Kıbrıs’ın AB’ye katılımından 12 yıl sonra dahi bugün hala, Kıbrıslı Türkler, AB vatandaşlarının sahip olduğu hak ve menfaatlerden mahrum edilmeye devam edilmektedir”…[/quote]

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”Justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Mehmet Harmancı: “Bir kez daha gördük ki sistemin elemanları aslında birçok farklı şeyde kurgulanmıştır. Tüm bunlar, geniş çerçeveden bakarak değerlendirmemiz gereken hususlardır” demiş. Konu yine sigara harcı… Demek istiyor ki, buna karşı çıkanlar, “kurgulanmış robotlardır”. Yani açıkçası, tepki gösterenler, ithalatçılardan menfaat sağlayanlardır. Harmancı giderek hırçınlaşıyor, vatandaşa hakaret etmeye başlıyor. İşte ben buradayım, karşıyım… Yaptığının yanlış olduğunda ısrarlıyım.  Hukuk ve ekonomik akıl adına. Hiç bir kimse tarafından da kurgulanmadım. Ayıp diyeceğim ama, sözleri ayıp noktasını da aşıyor…[/quote]