Ilık bir meltem rüzgarı eser usuldan…
Dalıp geçer yavaşdan
Saçlarımı okşar dokunmadan…
“Yine akşam oldu!…” diye dertlenir gönül
Bir günü daha bitirdik
Ömürden bir gün daha yedik
Güneşi yine batırdık…
Bak yine karanlık oldu etraf
Aydınlığı kaybettik…
Diye … söylenir
Fon da bir müzik,
Çalar inceden , inceden
Gönül bir taraftan
Müzik bir taraftan
Vurur nameden, nameden…
Hangi yana baksam
Kaybederim
Sessizden sezsizden…
Gönülü bıraktık bir yana
Kucak açtık yürekten çalan notalara
Kendimi bulmak adına
Kendimi bıraktım tınılara
Umay Umay’ın nefesinden dökülmüş dizilere,
…..
Düştüm
Tutamadım
Yalanların ortasında
Çıplak yürüdüm…
Öldüm
Acıdım da
Acıttım da
Kanadım
Kanattım da
Parçalara büründüm
Ama sen
Yalnız sen
Karanlıktan süzülen
O keskin ışık
O görkemli sızı
Gelip geçer.
Ama sen
Yalnız sen
Gözlerimden dökülen
Bu eşsiz acı
Bu benzersiz kayıp
Yıkıp geçer…
Bir şarkı tut senin olsun
Bir şiir de benim olsun
Yalnızlığın kollarındasın
Görmüyorsun
Ellerimi al üşüyorsun
Ağır ağır düşüyorsun
Kaybetmeyi anlatma bana
Bilmiyorsun.
…..
Kaç kere dinledim,
Kaç kere başa döndüm,
Kaç kere birlikte söyledim
Kaç kere ağladım
Kaç kere sildim gözyaşlarımı
BİLMİYORUM…
Saat gecenin kaçı
Bilmiyorum…
Gidene mi
Kalana mı
Yaşanmışa mı
Emeğe mi
Sadaketsizliye mi
Ağlıyorum
Bilmiyorum…
Her seferinde başa dönüyorum.
Döndükçe azalıyorum
Azaldıkça kaybediyorum…
Kadere kan kusuyorum,
Avaz avaz susarken
Kaderime haykırıyorum;
Sus!
0808
































