Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Denktaş’tan “DP’yi Cumhurbaşkanı Eroğlu yönetiyor” eleştirilerine yanıt

EROĞLU ADAY, BEN DEĞİLİM: Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Derviş Eroğlu’na desteğini yineleyen Serdar Denktaş, “Ben 2015’te adaylık düşünmüyorum” dedi. Denktaş, “Eroğlu DP’yi yönetiyor” söylemine sert yanıt verdi: Direktif almak istesem, tek isim Rauf Denktaş’tı o da olmadı

MUHATABIM ATALAY, GÖRÜŞÜYORUZ: “AK Parti ile ilişkileri bozuk, Erdoğan ile görüşmüyor” söylemini yanıtlayan Denktaş:  Davutoğlu ile Kıbrıs meselesini görüşüyorum. Benim kabine itibarı ile muhatabım Beşir Atalay. Onunla da ihtiyaç olduğunda görüşüyorum, sorunum yok. Gerisi dedikodu

ÖZGÜRGÜN GÖZÜMDE DP’Lİ: Hüseyin Özgürgün’ün, “DP’ye giden UBP’liler benim gözümde halen UBP’li söylemini eleştiren Serdar Denktaş, benzer bir yaklaşım gösterdi: Özgürün, en kötü dönemde DP’yi bırakarak UBP’ye gitti. Benim gözümde de Özgürgün halen DP’li

TÖRE’DEN HESAP SORULACAK: Zorlu Töre’nin milletvekili seçilmesi için DP’nin ciddi para harcadığını, Töre’nin de bunun karşılığında senet imzaladığını anımsatan Denktaş, “Bunun hesabını ödeyecek. Ancak, senedi yerel seçimler sonrası devreye koyacağım. O zaman herkes, senedin işe yarayıp yaramadığını görecek” dedi

Baykan Gürses Özdağ

Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, partisini kimseden direktif almadan yönettiğini söyledi. “DP’yi Eroğlu yönetiyor” söylemini kabul etmeyen Denktaş, “Direktif alacak olsam tek kişi vardı, o da Rauf Raif Denktaş’tı. O da olmadı” dedi.
Kamuoyunun merak ettiği birçok konuda Havadis’in sorularını yanıtlayan Serdar Denktaş, “Hükümet krizi yok” mesajı verdi.
Erken seçim beklentisi olanların, bundan vazgeçmesini isteyen Denktaş, “Bu söylemler UBP’^den çıkıyor, medya da bunu büyütüyor” ifadesini kullandı.
Hüseyin Özgürgün’e, “Gözümde hep demokrat partili” yakıştırması yapan Denktaş, “Özgürgün, DP’den aday oldu, kazandı, UBP’ye gitti. Benim gözümde hep DP’li saptaması ile yeni bir polemik başlattı.
Zorlu Töre’nin imzaladığı senede dikkat çeken Denktaş, yerel seçimlerin ardından bu parayı tahsil etmek için adım atacağının da sinyalini verdi.
Denktaş, birçok konuda Havadis’e önemli açıklamalarda bulundu.

Soru: Anayasa Değişikliği, yıllardır olan beklentiye rağmen bugüne kadar başarılamadı. Son aşama nedir?
Denktaş:
Yaptığımız tartışmalar sonrasında geldiğimiz son nokta eğer UBP toptan retçi bir yaklaşımda hareket etmez ve maddelerin değişikliğine göre oy kullanma yöntemini seçerse çok büyük bir mutabakatla sayısal olarak azalmış bir referandum paketi ortaya çıkacak. Bazı maddeleri reddedeceğimizi söyledik, oylanacak 34’ü bulmayacağı için paket içinde olmayacak. Birçok maddede olan soru işaretlerini kaldıracak düzenleme ve değişiklikler de yapıldı.

Soru: Anayasa değişikliğinde siz ne gibi çekinceler yaşıyorsunuz?
Denktaş:
Anayasa değişiklik döneminde en büyük eksiklik, kamuoyunu bu tartışmanın içine çekemedik. Dolayısıyla zihin karışıklıkları var. Böylesi zihin karışıklığı gerektirecek maddelere şimdi bırakalım dedik.
Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçiminde yine referandum düşünülüyor. Bu dönem halkın bu görüşmelere katılmamasının nedeni, aslında yıllardan beri bunun gündeme gelmiş olmasına rağmen sonuç alınmamasıdır. Geçen haftaya kadar kimse inanmadı. Biz bunu başarırsak ve uzlaştığımız maddeleri referanduma götürürüz, seçimden sonra yeniden anayasa tartışmalarını başlattık dediğimizde kamuoyu daha fazla ilgi gösterecek, katkı koyacak. O noktada şimdi var olan soru işaretleri ortadan kalkarsa o maddeler de geçer.

Soru: Anayasa değişikliğinin yerel seçimle referanduma gitmesinden korkuyor musunuz? Bunun sizin açınızda CTP-BG’ye yarayacağı endişesi taşıdığı söyleniyor. Doğru mu bu?
Denktaş:
Bu saçma bir iddia… Çünkü bu Anayasa hepimizindir. Hükümet programında yerel seçimde referanduma gidileceğini koyup oylayan biziz. Referanduma gidilmesin diye bir tavır içinde hiç olmadık. Bu Anayasa hepimizindir. Ne CTP’nin, ne DP’nin, ne de TDP ve UBP’nindir… Ne de CTP-DP koalisyonundur.
Hayır diyecek olmalarına rağmen bu Anayasa UBP’nindir de… Bizim böyle bir suçlamayı kabul etmemiz mümkün değildir.

Soru: CTP-DP koalisyonun sürekli kriz ortamı içinde olduğu söyleniyor. Ciddi krizlerin yaşandığı bir koalisyon hükümetinden mi söz ediyoruz?
Denktaş:
Ciddi kriz yaşanmadı bu hükümette… Ciddi krizin ne demek olduğunu ben çok iyi bilirim. Böyle bir kriz yaşanmış değildir. Zaman zaman fikir ayrılıkları olur, olacak da doğaldır. Her ikimizi de bağlayan bir protokol vardır. Esas olan odur.
O doğrultuda devam ettiğimiz sürece de hükümet devam eder. Zaman zaman ihtiyaç çıkarsa da hem program hem de koalisyon protokolünde yeni değerlendirmeler yapma ihtiyacı da doğabilir. Bu an için böyle bir ihtiyaç da olmadı.

Soru: Niye sürekli kriz olduğu havası yaratılıyor o zaman?
Denktaş:
UBP’den çıkan söylemlerdir bunlar. Çünkü onların yaşam kaynağı da iktidara gelme ümididir. Basın da biraz fazla abartıyor. Koalisyon hükümetlerinde olacak normal sıkıntılardır bunlar. Elbette bir yerlerden düğmeye basılır ve bu söylemler ayyuka çıkarılır. CTP içinden de vardır. CTP içinde de hoşnut olmayan kişiler vardır. Bizim içimizde de vardır. Kurulduk kurulalı bu söylem bu düşmedi… Biz de inatla devam ediyoruz iki parti olarak.

Soru: Parti başkanları olarak ılıman bir hava içinde misiniz ortağınıza karşı?
Denktaş:
Açık olabiliyoruz. Başka söyleyip başka yapmıyoruz. Açıkça konuşabiliyoruz, bu olumlu bir yaklaşım şeklidir.

“Erken seçim koşulları yoktur”
Soru: Olduğu söylenen hükümet krizleri ile bu koalisyonun uzun soluklu olmayacağı söyleniyor. Bir erken seçimlik hava var mı?
Denktaş:
Yoktur. Bir senenin içinde bu üçüncü seçimimiz olacak. 10 ay sonra yine seçim var. Seçim gündemlerinde hükümet icraatları ister istemez etkileniyor. Ben bir erken seçimi gerekli görmüyorum. Erken seçim oluşması için koşulların çok değişmiş olması gerekiyor. Böyle bir hava görmüyorum

“Hükümet programında çok büyük geri kalmışlıklar yoktur”
Soru: Hükümetin programında ortaya konulan hedeflere ne kadar yaklaşıldı? Zaman kaybı diye tanımlanacak bir süreçten de bahsediliyor. Hükümet programının uygulanmasında bir zaman kaybı yaşanıyor mu?
Denktaş:
Bu seçim nedeniyle kamu reformunun Meclis’teki görüşmesinde bir duraksama oldu. Hedefimiz Haziran ayında kamu reformunu Meclis’ten geçirmiş olmak ve ardından da teşkilat yasalarının ele alınması vardı. Bu noktada küçük bir aksama olacak.
Turizm örgütünün kurulması vardı, yasasını Bakanlar Kuruluna sunacak noktaya geldik. Seçimden hemen sonra Meclis gündemindeki yerini alacak. Bundan sonrası artık Meclisin çalışmalarına kalır. Uyum yasaları iyi gitmektedir. Çok büyük geri kalmışlık yoktur.

“Kimseden talimat almam”
Soru: Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun DP üzerinde konuşulduğu gibi bir etkisi var mı?
Denktaş:
Cumhurbaşkanının CTP, DP ve UBP’de etkili olduğu isimler olduğu konuşuluyor hep… DP içerisinde de kendisine saygı gösteren milletvekilleri var. Ama Cumhurbaşkanının DP’nin kararlarına yönelik bir girişimi var mı sorusunun cevabı hayırdır. Cumhurbaşkanından şikayetçi olacağım bir tutumunu da görmedim. Ben birinden talimat alabilsem, alabileceğim tek yer Rauf Denktaş’tı, o olmadı. İnandığım bir şey varsa onu diretirim. Kimseden de bu güne kadar direktif anlamında bir şey kabul etmedim. İlişkimiz çok çok iyidir. Ama bu direktif aldığım anlamına gelmez.

Soru: Cumhurbaşkanlığı seçiminde verdiğiniz destek sonrası bu konuşulmaya başlandı…
Denktaş:
O zamandan başladı işin doğrusu. O zamandan başladı ilişkimizin iyileşmesi… Derviş Bey, benim rakibim değil Cumhurbaşkanı olduktan sonra özellikle… Rakibim olmadı artık. O güne kadar parlamentoda rakibimdi. Ama Cumhurbaşkanı olduktan sonra benim rakibim değil.
Ben de onun rakibi değilim. Derviş Bey bir dönem daha aday olacak, ama benim bu dönem aday olma gibi bir düşüncem yok. İyi ilişki de devam ettiği sürece niye karşısına aday çıkarayım

“Seçimde Eroğlu’nu destekleyeceğiz”
Soru: Bu yine Derviş Eroğlu’nu destekleyeceğinizi mi söylüyorsunuz?
Denktaş:
Şu anda öyle tabii ki… İkimiz arasında sıkıntı yaratacak bir olay olmadı.

***
“AK Parti  ile sorun var dediler,i ispatlayamadılar

AK Parti hükümeti ya da liderliği ile sorun yaşamadığını söyleyen Denktaş, bu yönde söylemlerde bulunanların, ispatının olmadığını söyledi.

Soru: AKP ile ilişkiniz ne düzeyde?
Denktaş:
  Benim ilişkilerim Türkiye ile hep aynıydı. İnandıklarım doğrultusunda düşüncelerimi söylemekten çekinmedim. Her söyleneni kabul etmeme de devam ediyor.
“Türkiye düşmanıdır, karşıtıdır” diye bir ifadeyi kimse kullanamaz, bu söz konusu değildir. Ama bir de görevim vardır, kendi haklarımızı korumak için, bunun için seçildiğimize inanırım. Dolayısıyla en içten bağlı olduğum Türkiye’yi yönetenler bile olsa fikirlerine katılmadığım bunu açıkça ifade etmekten çekinmem.
Bu rahatsızlık yaratıyor mu karşı tarafta, yaratmaması gerekir. Benim görevim olan bir şeyi yapıyorum ben. Diğer partilerden farklı olarak DP-UG’nin başkanı olarak açıp ben ‘bu konuda efendim şunu düşünürüz, siz ne dersiniz’ diye sormam.

“AKP, Denktaş’ı istemez söylemini ispat edemediler”
Soru: AKP’nin istemediği kişi diye tanımlanan bir Serdar Denktaş yok mu yani?
Denktaş:
O buradaki rakiplerimiz tarafından kullanılmak istenen bir unsurdur. Doğruluğunu da hiçbir zaman ispat edemediler.

“AKP yetkilileri ile görüşmem için neden olmalı”
Soru: AKP yetkileri ile neden hiç görüşmediniz peki?
Denktaş: Benim böyle bir talebim olmadı. Görüşmem için bir şey olması lazım. Dışişleri Bakanı ile Kıbrıs konusunda buraya her gelişinde uzun uzun görüşüyoruz.
Müsteşar ile istediğim bir anda telefonda görüşme imkanını buluyorum. Beşir Bey ile görüşüyorum. Benim muhatabım Türkiye hükümetinde Beşir beydir. Onu istediğimde arayıp görüşme imkânım var. Ama gidip görüşme, neden, sırf göstermek için de görüşmem. Böyle bir yaklaşımım yoktur.

***

“Özgügün’ü halen DP’li görüyorum”

İttifak konusunda uzlaşı olmadığını ve bunun zaman kaybı yarattığını doğrulayan Serdar Denktaş, UBP Lideri Hüseyin Özgürgün’ü ise, “halen DP’li” gördüğünü söyledi.
Özgürgün’ün, UBP’den koparak DP’ye gelenleri UBP’li görüyorum” diye ifadelendirmesini eleştiren Denktaş, “Hüseyin bey de DP’den koparak UBP’ye gitti, hem de en zor zamanımızda. Ben de onu halen DP’li görüyorum” dedi.

Soru: UBP ile yerel seçim ve sağda birlik için oluşan ittifak başarı göstermedi. Bu nasıl bir sonuç yarattı iki parti tabanlarında?
Denktaş:
Parti içinde bu girişimi hiç yapmamalıydık diyen çok arkadaş oldu. Seçim kazanmayı hedefleyip başaramamış iyi olmadı diyenler de var. Bir kafa karışıklığı var tabanlarda… Denenmesi gerekirdi, ama her olmayan işte de bir hayır vardır. Zaman kaybettirdi ama…

Soru: Parti liderliklerinde bir sıkıntı yarattı mı bu durum? İlişkilerinizin zedelenmesine neden oldu mu bu başarısızlık?
Denktaş:
Yok. Hüseyin ile biliyorsunuz siyasi geçmişimizi… DP’den ilk adaydı, seçildi ve zor bir dönemde bizden istifa ederek UBP’ye geçti. İki siyasinin ilişkilerinin gerilmesi için çok daha kötü şeyler yaşadık kendi aramızda.
Buna rağmen konuşabiliyor ve görüşebiliyoruz. İlişkiler açısından bir sorun yaratmadı, ama bir güvensizlik elbette her iki taraf açısından da oluştu

“Hüseyin Özgürgün’ü hala DP’li görürüm”
Soru:
Hüseyin Özgürgün, UBP’den koparak partinize gelen ve UG kanadını oluşturan milletvekilleri için “onları gitmiş saymıyoruz, onları hala UBP’li sayıyoruz” ifadelerini kullanıyor. Bir süre sonra Zorlu Töre UBP’ye döndü. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?
Denktaş: Ben de Hüseyin Özgürgün’ü hala DP’li görürüm. Onun için çok fazla yoruma gerek yok diye düşünürüm.

***
“Zorlu Töre gitti, gittiği ile kalmayacak”

Zorlu Töre’nin UBP’ye gidişini değerlendiren Denktaş, “İlk günden CTP ile hükümete karşıydı” saptamasını yaptı.
Töre’nin “gittiği ile kalmayacağını” ifade eden Denktaş, yerel seçimin ardından adım atılacağını vurguladı. Töre seçim kazansın diye, DP’nin “çok borca” girdiğini ifade eden Denktaş, bunun bir karşılığı olacağını belirterek, “vekillerin imzaladığı borç senetlerine” gönderme yaptı.

Soru: Yeni istifalar bekler misiniz UG kanadından?
Denktaş:
Hayır. Zorlu Töre işin başından beri CTP ile hükümete karşıydı. Dış politikada görüşleri de zaten biliniyor. CTP ile hükümeti kurduğumuz andan itibaren grup toplantılarına çok fazla katılmadı, katıldığı zaman da görüşünü söyledi ve ayrıldı.
Karşıt görüşü hiç dinlemedi. Dolayısıyla o birlikteliği yaratma noktasında sıkıntısı oldu Zorlu Töre’nin. Diğer arkadaşlar ne olursa olsun grup toplantılarına geliyorlar. Hiçbirinden böyle bir hareket beklemiyorum.
Zaten yerel seçimler araya girdi diye atmadığımız adımlar oldu, ama atacağız. Zorlu Töre gitti, gittiği ile kalacak değildir.

“Töre’nin de kazanması için bu parti onca borca girdi”
Soru: “Zorlu Töre gitti, gittiği ile kalacak değildir” derken ne demek istiyorsunuz? Ne yapacaksınız?
Denktaş:
Bu parti Zorlu Töre’nin de kazanması için dünya kadar borcun altına girdi. Bu kadar basit değildir milletvekilinin ‘ben gidiyorum’ demesi…

“Seçim sonrası Töre’nin istifası ile ilgili imzalanan senet devreye girecek”
Soru: Milletvekillerinin istifasını önlemek için bir senet imzalattınız. Ama bu da gördüğümüz kadarıyla yeterli olmadı.
Denktaş:
Evet doğrudur, imzalandı. Zorlu Töre’nin bunu ortadan kaldırması mümkün değildir. O noktada kendi kulağına fısıldayan bazı arkadaşlar var bizim içimizden “merak etme yoktur bir şey, devam et” diye…
Ama var. Var. Seçimler araya girmeseydi şimdi girişimde bulunacaktım. Seçimler beni biraz öteletti, seçimler biter bitmez bunu yapacağım. Bu kadar kolay değil.

Soru: DP tabanı UG’yi sahiplenebildi mi? İlk başta ortaya konulan reaksiyonda iyileşme var mı?
Denktaş:
Bu sorun büyük oranda aşıldı. Özel çıkarlar gündeme geldi mi bunlar konuşulur, söylenir. Bazı şeyler zaman gerektirir. Hasan Taçoy Genel Sekreter olarak son derece etkin görev yapmaktadır. Ben de çok mutluyum çalışmalarından. Milletvekili arkadaşlarımız her türlü çalışmaya katılmaktadır. Zorlu Töre “beni takip edecek başkaları da var” dediğinde hepsi teker teker kendileri açıklama yaptılar, bunun olmadığını söylediler.
Tabanda zaman zaman bireysel çıkarlar nedeniyle bu seslendirilmeye devam etse de giderek zayıflıyor.