Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MAZLUM ZALİME DÖNÜŞÜRSE…

Olay malumdur;

Hz. Muhammed’in karikatürünü yayınlayan karikatür dergisi Charlie Hebdo’nun Fransa’nın başkenti Paris’teki ofisi, aşırı dinci terörist Said ve Serif Kouachi kardeşler tarafından basılmış ve 11 sanatçı öldürülmüştü.

Bu katliam gibi saldırı tüm dünyada infial yaratmıştı.

Türkiye dahil onlarca ülkede vatandaşlar sokaklara dökülmüş ve bu alçakça saldırıyı protesto etmiş, eli kalem tutanlar yani gazeteciler ve yazarlar da yazılar yazmışlardı.

Bütün dünya, saldırıdan sonra yayınlanacak dergiyi beklemişti.

Çünkü katliama uğrayan derginin nasıl bir tepki ortaya koyacağı merak ediliyordu.

Charlie Hebdo çalışanları kısa sürede kendilerini toparladılar ve yayına devam ettiler.

Katliam sonrası ilk sayılarında da Hz. Muhammed olduğu  sanılan bir kişiyi kapağa koydular ve “hepimiz Charlie Hebdo’yuz” diye de bir başlık kullandılar.

Bu dergi, onlarca dile çevrilmiş, destek ve dayanışma olunsun diye dünyada pek çok gazete derginin dağıtımını yapmıştı.

Türkiye’deki hükümet “Müslümanların duyguları incinecek” gerekçesi ile derginin Türkiye’de dağıtımını yasaklamıştı.

Bunun üzerine Cumhuriyet gazetesi yazarları Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya gazetelerindeki köşelerinde derginin birinci sayfasının fotoğrafını kullanmışlar ve bu yasaklamayı da protesto etmişlerdi.

Ceyda Karan ve Hikmet Çatinkaya’ya bunu yaptıkları için dava açıldı.

Şikayetçi olan kimlerdir biliyor musunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı, oğlu ve şimdi bakan olan damadı.

“Müslümanlık duyguları rencide olmuş.”

Dava geçtiğimiz gün sonuçlandı. Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya 2 yıl hapse mahkum edildi.

Eğer üst mahkeme bu kararı onaylarsa ikisi de hapsi boylayacaklar.

                                                                  ***

Çok uzun yıllardır tanıdığım ve gazeteciliğini takdir ettiğim Ceyda Karan yaşadığı kabus gibi günleri uzun uzun anlatmıştı.

Cumhurbaşkanı’nın kızı, oğlu ve damadı şikayetçi olmuştu ama tarikatlardan derlenen çember sakallı militanlar Cayda’yı her gittiği yerde peşine düşüyor, katıldığı konferanslarda Allahuekber sloganları atıp protesto ediyordu.

Bu olanlar yetmezmiş gibi Erdoğan da miting meydanlarında Ceyda’yı yuhalatıp hedef gösteriyordu.

Ceyda Karan’ın hayatı tehdit altındaydı ve çok uzun süre polis koruması ile yaşamak zorunda kaldı.

Şimdi de hapse tıkılmak isteniyor.

                                                                  ***

Recep Tayip Erdoğan ve Ak Parti’nin geldiği aşamayı çok iyi anlatan bir örnek saydım hep bu yaşananları.

Avrupa Birliği değerlerini savunan özgürlükçü bir yapıdan ancak totaliter rejimlerde görülebilecek baskıcı faşizme benzer uygulamalara.

Kendisi şiir okudu diye hapse atılan birisi nasıl olur da bir köşe yazısında yayınlanan bir dergi kapağından böylesi bir zulüm üretebilir?

Üstelik oğlunu, kızını ve damadını da ortak ederek, bunu nasıl yapabilir?

Bu soruların cevaplarını Türkiye tartışıp duruyor.

Bir sonuca varırlar herhalde.

Benim vardığım sonuç nedir bilir misiniz?

Mazlumdan zalim çıkar mı?

Allah bir gün Azrail’e sormuş;

“Hergün o kadar can alıyorsun hiç üzüldüğün olmuyor mu?

Azrail yanıt vermiş;

“Bir gün zalim bir padişahın ümüğünü sıkıp son nefesini aldığımda mutlu olmuştum fakat annesi tarafından bir sal üzerinde terk edilen bebeğe kıyamayıp canını bağışladığımda üzülmüştüm, neye yol açacağımı bilmediğim için.”

Allah mırıldanmış;

“O canını bağışladığın bebek, ümüğünü sıktığın zalim padişahtı…”