İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, ABD ve İngiltere’nin 19.3 trilyon dolar ile dünya ekonomik büyüklüğünün üçte birine sahip olduğunu, iki ülkenin 2008 yılında uyguladıkları para politikası ile 2014 yılında ekonomilerini toparlayıp krizden çıktıkları kaydetti.
Euro Bölgesi Çin ve Japonya’nın da aşağı yukarı 27 trilyon dolarlık büyüklüğünde olduğunu ifade eden Değirmencioğlu, bu iki ülkenin ise şu anda toparlanmaktan çok uzak bir seyir izlediklerini belirtti.
“Japonya Merkez Bankası çabalarına rağmen krize yürüyor. Çin çift haneli büyümeden yüzde 7 büyümeye geriledi” diyen Değirmencioğlu, Euro’nun çok ciddi şekilde değerli kalmasının bedelini ise Almanya’nın ödediğini söyledi.
İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, “Dünya aslında şimdi dört motorlu bir uçak sürüyor diye düşünürsek ABD ve İngiltere tarafındaki motorun sağlam Euro tarafı Çin ve Japonya’nın motorlarının teklediğini görüyorum. Türkiye tarafında da son dönemlerde açıklanan değerlere baktığımızda ekonominin ivme kaybetmeye başladığını gördüm” dedi.
“Petrol fiyatları yüzde 40 düştü”
Emre Değirmencioğlu, varil fiyatı sene başında 115 dolar civarında olan brent cinsi petrolün bugün 65 dolara kadar düştüğünü, petrol fiyatındaki yüzde 40’lık bu düşüşün Türkiye ekonomisi açısından ekonomistleri iyimser kıldığını kaydetti.
Değirmencioğlu, Rusya gibi enerji ihracatı yapan ülkelerin ise bu anlamda ciddi ölçüde zarar görmesinin beklendiğini kaydetti.
Emre Değirmencioğlu, “İsviçre Yatırım Bankası’nın raporunda, petrol fiyatlarında her 10 dolar düşüşten dünyada en fazla faydalanacak ilk üç ülkenin Filipinler, Hırvatistan ve Türkiye olduğunu yazmış, en fazla zarar görecek olan ülkenin de şuanda Rusya olduğu gözüküyor. Rusya, sene başında yüzde 5.5 olan faizini dün 10.5’e çıkarttı ona rağmen Rus Rublesi şuanda yaklaşık yüzde 75 değer kaybetti” diye konuştu.
Değirmencioğlu, petroldeki yüzde 40’lık düşüş ile tüketicinin de 1.3 trilyon dolar kazanacağını ifade etti.
“Elimizde ciddi bir nimet var”
İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, petrol fiyatındaki düşüşün KKTC’yi nasıl etkilediği yönündeki soruya ise şu şekilde yanıt verdi:
KKTC’de Temmuz ayında 3.76 TL olan 95 oktan benzinin fiyatı şuanda 3.42 TL. Türkiye İstatistik Kurumu’nun ve KKTC’de Devlet Planlama Örgütü’nün son enflasyon rakamlarına baktım. Türkiye’de ulaştırma kalemi enerjiden dolayı bir önceki aya göre yüzde 1.79 düşmüş. KKTC’de ise Ulaştırma rakamları bir önceki aya göre yüzde 2.58 düşmüş. Bu da enflasyonun KKTC’de yüzde 8.8 seviyesine gelerek son bir senenin en düşük seviyesine gelmesine en büyük etkendir. Küçükten büyüğe doğru gidersek KKTC küçük bir ekonomi ama petrol fiyatlarının düşünün ulaştırma kalemine etkisi olumlu. 2015 yılındaki petrolün Türkiye ekonomisine sağlayacağı faydaların çok ciddi şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Elimizde ciddi bir nimet var şuanda. Tabii önümüzdeki sene enerji fiyatlarından dolayı Türkiye’de enflasyonun düşeceği beraberinde cari açık rakamlarının düşeceği ülke açısından iyimser bir yıl olmaya aday gibi gözüküyor. Ancak düşüş hızının artık yavaş yavaş durması gerekiyor. Türkiye veya Türk Lirası üzerinde konuşmak gerekirse de Türkiye’nin makro ekonomik görünümünün petrol fiyatlarından dolayı olumlu etkileneceği kuşku götürmüyor. Merkez Bankası’nın tahminlerine göre Türkiye’de enflasyonun önümüzdeki sene yüzde 6 seviyesinin altına gelmesi bekleniyor. Yüzde 6’nın altına gelecek bir enflasyonun bir noktada Merkez Bankası’nı yavaş yavaş faiz indirimine yönelteceğini düşünüyorum. Bir noktada hükümetin de telkinleri, tavsiyesi ile Merkez Bankası’nın da faiz indirmek durumunda kalacağını düşünüyorum.”
“Amerika’dan bir faizi artışı gelebilir”
Amerikan ekonomisinin ise oldukça iyi bir noktaya doğru gittiğini kaydeden Emre Değirmencioğlu, Amerika’da açıklanan son veriye göre geçen ay tarım dışı sektörde 321 bin kişi istihdam edildiğini, işsizlik oranının da yüzde 5.8 olduğunu belirtti.
Değirmencioğlu, “FED’in yavaş yavaş artık Amerika’da faiz arttırma fotasına girmeye başladığı yönünde endişeler de artmaya başladı. Çok muhtemel 2015’in ikinci yarısında Amerika’dan bir faizi artışı gelecek gibi konuşuluyor” dedi.
“Dolar-TL’ye dikkat, Euro-TL daha rahat”
Emre Değirmencioğlu, 2015 yılında özellikle Dolar -Türk Lirası’na çok dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Değirmencioğlu, “Kur açısından baktığımızda Dolar -Türk Lirası olarak 2015 yılında tehlikeli hareketler olabilir. Döviz olarak konuşursak Euro -Türk Lirası ile ilgili çok fazla bir endişe duymuyoruz” dedi.
Euro’nun şuanda toparlanamamasından kaynaklı olarak önümüzdeki sene Euro borcu olanların, Dolar borcu olanlar kadar çok endişe duyması gereken bir sene olmayabileceğini ancak önümüzdeki senenin çok ciddi bir anlamda yükselişlere, düşüşlere gebe olabilecek bir sene olacağını gördüğünü söyledi.
Emre Değirmencioğlu, “Her ne kadar petrol tarafındaki iyimserlik Türk Lirası’nın üzerindeki kara bulutları bir miktar dağıtmaya yardımcı olsa da dünyanın en büyük merkez bankasının 6 senede uyguladığı gevşek para politikası, bol, ucuz paralar döneminin bitecek olması gibi de bir karın ağrısı var. Özetle Dolar -Türk Lirası’na çok dikkat edelim. Euro- Türk Lirası ile ilgili biraz daha rahat olabiliriz” şeklinde konuştu.
“İngiltere faiz artırımına aday ülkeler arasında”
İngiltere ekonomisinin bu yılı yüzde 3 büyüme ile kapatmasının beklendiğini ifade eden Emre Değirmencioğlu, “IMF tahminlerine göre büyümenin önümüzdeki sene bir miktar ivme kaybederek 2.60’a gelmesi bekleniyor. İngiltere’de enflasyonun 1.5 civarlarında kalmasını bekliyoruz Yavaş da olsa Amerika tarafındaki seyre doğru bir gidişatı var. Bu nedenle ilk fırsatta İngiltere Merkez Bankası’nın da faiz artırımına aday ülkeler arasında olduğunu düşünüyorum” dedi.
Değirmencioğlu, Paund ile ilgili önümüzdeki dönemde hafif hafif yükseliş görülebilineceğini, illaki borçlanmak durumunda olanların ilk tercihinin Türk Lirası olması gerektiğini kaydetti.
Değirmencioğlu, “Döviz borçlanmak zorundaysanız bu Euro olsun. Özellikle döviz ile işi olan küçük veya orta işletmeler, ihracat ithalat işi ile uğraşan şirketler varsa bu dönemi iyi kollasınlar. Hane halkı ve şirketlerin şuanda dövizdeki geri çekilmeleri alım yönündeki pozisyonları azaltmak ve riskleri minimize etmek için kollamaları gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Emre Değirmencioğlu, KKTC tarafında ise rakamlara hakim olmadıklarını bu nedenle yorum yapmakta zorlandıklarını kaydetti.
Değirmencioğlu, “KKTC için yorum yapmakta zorlanıyoruz ama rakamlara hakim değiliz. Keşke elimizde işsizlik büyüme rakamları olsa. Ancak maliyede işler iyi gidiyorsa vergiler arttı, halkın alım gücü düştü demektir. Türkiye’de rakamlar iyi ise, KKTC için de enflasyon rakamları aşağıya düşecektir. Bunu doğru yansıtmak ise politika yapanların görevidir” dedi.
































