Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

İçerde ısınan siyasi gündem, rating kuruluşlarından gelen açıklamalar ve yurtdışı belirsizliği TL ve TL cinsi yatırım araçlarında baskı kurmaya devam ediyor

USD/TL kuru açısından 2,08 – 2,1550 bandının yukarı yönlü kırılması 2,1750 – 2,20 aralığına doğru bir hareketin önünü açabilir

İngiltere Merkez Bankası’nın enflasyon raporu, Başkan Carney’in konuşması ve ABD perakende satışlar verisi günün makroekonomik veri takvimim teşkil ediyor

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Yurtiçinde dün yine bültenlerimizde son dönemde sıkılıkça değindiğimiz ana temalar gündemi süslemeye devam etti. Cumhurbaşkanlığı öncesi ve sonrası rating kuruluşlarından gelen bir miktar da olsa keyif kaçırıcı açıklamalar ve ısınan iç siyaset TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde etkli olmayı sürdürdü. Bir çok piyasa yorumcusuna göre, geride bıraktığımız hafta Cuma günü Türkiye değerlendirmesini bir türlü açıklamayan Moody's’in not indirimine gitti ama not indiriminin geri püskürtüldüğü, Fitch’in seçimler ardından her ne kadar Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazansa da siyasi riskin hala yüksek olduğuna vurgu yaparak kredi notu için kırılganlık olduğunu söylemesi, hatta hükümetin etkinliği ve politikaların öngörülebilirliği azalırsa kredi notuna negatif bir etki doğurabileceğine vurgu yapılması yatırımcıların keyfini kaçırmaya devam ediyor. Fitch ve Moody’s Türkiye’yi şu anda yatırım yapılabilir not seviyesinin bir kademe üzerinde tutuyor. O nedenle yatırım yapılabilir notun indirilmesi beraberinde bir çok sorunu da getireceği kuşku götürmüyor. Özellikle yabancı fonların TL ve TL cinsi yatırım araçlarına yatırım yapabilmesi için mevzuatları gereği talep ettikleri en az iki rating kuruluşundan yatırım yapılabilir ülke notunun ne denli önemli olduğunun bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Notun korunamaması durumunda özellikle hisse senedi piyasasından çıkacak yabancı yatırımcının talep edeceği döviz tüm dinamiklerin sarsılmasına neden olabilir (kurdaki yükselişin enflasyona etki yapması). Bu nedenle özellikle yabancı yatırımcıların güven ve kredibilte arayarak yatırım yaptıkları Türk varlıklarına yönelik sağlam duruşu korumak gerekiyor. Güven ve kredibilite dendiğinde ise 12 yıldır görev yapan Sn. Babacan’ın isminin öne çıktığını bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. Piyasalar açısından Türkiye’nin ekonomik başarısının arkasında en büyük paya sahip Babacan isminin piyasa açısından önemi büyük görünüyor. Başbakan Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması ardından partinin başına kaptan olarak kimin geçeceği ve dahası ekonomi yönetiminin kime emanet edileceği piyasaların şu anda ana gündem maddesini oluşturuyor. Piyasa açısında 3 dönem kuralını dolduran Başbakan Yardımcısı Sn. Babacan’ın isminin yeniden kabinede görülmesi TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olan talebin de yeniden canlanmasına neden olacaktır. AKP MKYK büyük kongreyi 27 Ağustos tarihinde düzenleyecek. Bu nedenle 27 Ağustos tarihine kadar piyasaların volatil bir seyir izlemesi olası görünüyor. Öte yandan 27 Ağustos tarihinde TCMB PPK’nın da olağan faiz toplantısı takip edilecektir. TCMB’den faiz indirimlerine mevcut şartlarda devam etmemesi gerektiği görüşü ön plana çıkmaya başladı. Keza enflasyonun halen daha istenilen seviyeye bırakın gerilemeyi yükselmeye devam etmesi ve yıl sonu hedefinin tuturulamayacağı görüşünün daha ön plana çıkmasına rağmen siyasi baskıya boyun eğdiği düşünülen TCMB’nin kredibilitesinin rating kuruluşları tarafından bile dile getirildiği bir ortamda faiz indirimime artık gitmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ocak sonunda ara PPK toplantısı ile agresfi artırılan faizler son 3 toplantıda 175 baz puan indirilirken politika faizi de % 8,25 seviyesine çekildi. Son günlerde TL’de görülen değer kaybı ve özellikle USD/TL kurunun 2,1870’li seviyeleri test etmesi ardından TCMB’nin haftalık repo ihalelerinin dönüş tutarının altında fonlama sağlayarak TL faizin hafif de olsa yükselmesine neden oldu. TCMB’nin geçmiş dönemlerde olduğu üzere likidite politikasını etkin kullanaran TL’nin koruma kalkanını güçlendirmeye çalışacağını düşünüyoruz. İşlerin istenemeyen noktaya gitmesi durumunda ise faiz koridorunun üst bandı olan % 12 seviyesinden fonlama sağlayarak istisnai gün bağlamında TL’nin ateşini kontrol altında tutmaya çalışacağını düşünüyoruz. Uzunca bir süredir aşağıda 2,08’li seviyeler ile yukarda 2,1550 arasında sıkışan USD/TL kuru seçim öncesi Moodys’den not indirimi gelebilir spekülasyonlarına paralel 2,1550 seviyesinin üzerine çıkarak 2,1870 seviyesine varan bir yükseliş kaydetmiş ardından da korkulan senaryoların gerçekleşmemesi ve cumhurbaşkanlığı seçiminin siyasi istikrarsızlığa işaret etmemesine paralel yeniden 200 günlük ortalamaların geçtiği 2,1350’li seviyelere kadar gevşemişti. Kurun mevcut seviyelerde tutunamayarak yeniden 2,1550 seviyesinin üzerine yükselmesi kademeli olarak 2,20 seviyesine gitme isteğini koruyabilir. AKP kongresine kadar gelecek haber akışı piyasa üzerinde etkili olmaya devam edecektir.

 

Bugün biz de genel havaya uyarak bültenimizin tonuna biraz siyaset bilimi katarak piyasalara olası etkisini tahmin etmeye çalıştık. Yeni güne dönersek…Sabah saatlerinde Asya cephesinde göreceli olarak hafif yükseliş eğilimli bir seyir görüyoruz. ABD borsalarının geceyi hafif düşüş ile kapattığını not edelim. Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya’da açıklanacak TÜFE verileri, İngiltere’de açıklanacak işsizlik oranı (beklenti % 6,4) ve işsizlik başvuruları ve günün ikinci yarısında açıklanacak ABD perakende satışlar verisi takip edilebilir. İngiltere’de son dönemlerde açıklanan olumlu veriler ve İngiltere Merkez Bankasından (BoE) gelen bir miktar da olsa şahin açıklamalar faiz artırım beklentilerini canlı tutmak suretiyle sterlinin dolar karşısında son 4 senenin zirvesi olan 1,72 seviyesini test etmesine neden olmuştu. Ardından BoE’ın bir önceki aya ait toplantı tutunaklarında 9 üyenin tümünün politika faizinin % 0,50 seviyesinde sabit kalması yönünde oy kullandığının açıklanması sterlinde satışların da hızlanmasına ve faiz artırım beklentilerinin kısmen de olsa azalmasına neden olarak kar satışları öncülüğünde GBP/USD paritesi 1,6770 seviyelerine kadar gerilemişti. Bugün ise İngiltere enflasyon raporunu açıklayacak Başkan Carney’in söylemlerinin sterlin üzerinde etkili olmasını bekliyoruz. Her ne kadar son haftalarda bir miktar gerileme kaydetse de, sterlinin olumlu seyrini korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Öte yandan dün Almanya’da açıklanan ZEW güven endeksinin beklentilerin oludukça altında kalması EUR/USD paritesinin düşüşünü bir kademe daha ileriye taşıyarak 1,3335 seviyesinin test edilmesine neden oldu. EUR/USD paritesinin belli bir kanal içinde gerilemeye devam ettiğini görüyoruz. Yılsonu için 1,30 hedef seviyesinin piyasa da korunmaya devam ettiğini söylebiliriz. Dün gün içinde 2,17 seviyesine yaklaşan USD/TL kuru bugün 2,1650 seviyelerinden işlem görerek güne başlıyor. Kurda dönem dönem geri çekilmelerin görülebileceğini göz ardı etmemekle birlikte trendin yularıya doğru döndüğününden bir miktar da olsa endişe ediyoruz. Merkez Bankası Başkanlarının katılacağı ABD’nin Jakson Hole kasabasında yapılacak toplantı her zaman olduğu üzere verilecek olası mesajlar açısından yakından takip edilecektir. FED’in faiz artırıma işaret edecek bir duruş değişikliği küresel piyasalarda var olan tedirginliği tırmandırabilir. Belirsizliklerin arttığı bu dönemde riskli pozisyonlardan uzak durulması gerektiği yönündeki görüşümüzü koruyoruz. USD/TL kurunun güne 2,1640 , EUR/TL 2,89, GBP/TL 3,6350 , Sepet kurun ise 2,5275, XAU/TL (altın gram) 91 , XAG/TL (gümüş gram) 1,39 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.