Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

GBP/TL

İçerde petrol fiyatlarının yarattığı iyimserlikle gerileyen TL, dışarda ise sıcak faiz artırım beklentisini daha öteleyen İngiltere Merkez Bankası’nın zayıflattığı sterlin, nihayetinde GBP/TL kurunda bir kez daha 3,47 – 3,49 aralığının test edilmesine neden oldu. Sterlinde son 7 ay içerisinden defalarca denenen ve bir türlü aşağıya kırılamayan 3,47 – 3,49 aralığının sterlin alma ihtiyacı içinde olan yatırımcılar tarafıdan  kollanılmasını önerebiliriz.

USD/TL

Petrol fiyatlarının yılbaşına nazaran % 30 değer kaybederek 77 dolar/varil seviyesine gerilemesi, elbete net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açık ve enflasyon problemine katkı koyacağı beklentisi ile TL ve TL cinsi yatırım araçlarının olumlu yönde ayrıştığını görüyoruz. USD/TL kuru Cuma günü hem gecelik hem de haftalık kapanışını önemli bir teknik seviye olarak gördüğümüz 2,2500’in altında tamamlayarak yeniden 2,20 seviyesine ve belki de altına göz kırptı. 

Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, 2,0850 seviyesinden başlayan, 2,15 seviyesinde bir müddet duran ve akabinde 2,3070 seviyesine kadar devam eden yükseliş kademeli olarak 2,19 seviyelerine kadar geri alındı. 2,19’lu seviyelerden gelen kurumsal alımların eşliğinde kısa bir zaman diliminde kur yeniden 2,28 seviyesini denese de, bu seviyelerde tutunamadığı görüyoruz. Elbette TL’nin değer kazanmasının arkasında arkasında yatan en önemli faktörün ise gerileyen petrol fiyatları olduğunu görüyoruz. Yılsonu iyimserliğinin devam etmesi ve petrol fiyatlarının çok da gerilemeden mevcut 80 seviyelerinin etrafında salınması durumunda, USD/TL kurunda 2,19 ve belki daha da aşağı seviyeleri konuşabileceğimize ihtimal veriyoruz.

Görüşümüzün doğru çıkması durumunda, kurun geleceği seviyeleri orta vadeli risklere karşı hanehalkı ve şirketlerin açık ve riskli döviz pozisyonlarını kapama anlamında fırsat olarak görmeye devam edeceğiz.

EUR/USD

EUR/USD paritesinde günlerdir 1,24 – 1,25 aralığında devam eden sıkışma Cuma akşam saatlerinde yukarı yönlü kırıldı. Paritede yukarı yönlü hareketin 1,2612 seviyesinde ivme kaybedeceğini düşünüyoruz. Kısa vadede EUR’da olası yükselişlerin tepki hareketinin ötesinde geçemeyeceği görüşümüzü koruyoruz. Avrupa cephesinde devam eden zayıf görünüm ve Avrupa Merkez Bankası’nın zayıf EUR yönünde devam edem politika seti EUR’da ana yönünün 1,23 ve akabinde 1,20 seviyesine doğru devam etme ihtimalinin kuvvetli kılıyor.

Piyasa Özeti ve Yorumu

Türk mali piyasalarının ana güdemini Cuma günü de 77 dolar/varil seviyesine gerileyen petrol fiyatları oluşturdu. Haziran ayında 115 doların üzerine çıkan Brent cinsi petrolün varil fiyatı 80 doların da altını görerek dört yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyesini bu hafta test etti. Cari açığın neredeyse % 80 – 90 oranında ana kaynağının enerji ithalatı olduğu düşünülürse, enerji fiyatlarında gerilemenin Türkiye’nin başta cari açık ve enflasyon olmak koşulu ile makrokonomik dengelerine ne kadar olumlu yansıyacağı kuşku götürmüyor. Petrolün varil fiyatında görülen her 10 dolar düşüşün yaklaşık rakamlarla cari açığa 4 milyar dolar; enflasyona 0,5 puan ve cari açık / GSYİH ise % 0,6 oranından olumlu yönde katı sağladığını bir kez daha not edelim. Basit bir matematikle, kurun aynı kalması varsayımıyla, petrol fiyatlarının 75-85 dolar aralığında kalması, takvim ve kontrat etkisinin de arındırılması ile cari açığımızı 40 milyar doların altına, enflasyonu % 7’li seviyelere ve benzer bir şekilde cari açığın GSYIH oranını ise sürdürülebilir seviyeler olarak görülen % 4 seviyelerine çekebileceğini düşünüyoruz. Bu olumlu hikayenin satın alınmaya başlanması, kredi derecelendirme kuruluşlarından bekelnen not ve görünüm indiriminin de ortadan kalkması, Hükümetin ortaya koyduğu 25 maddelik reform peketi ve dışa bağımlılığı azaltılması beklenen bu yeni niyet ve elbette bunları ışığından TCMB’den 2015 yılında hafif de olsa fiyatlanmaya başlanılan faiz indirim beklentisi TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olumlu yönde katkı koymaya başladı. Türk mali piyasaları açısından baramotre olan Dolar/Türk Lirası kurunun yanısıra tahvil faizlerinin de seyrine yakından bakmak gerekiyor. Gösterge faizin Cuma günü % 8,23 seviyesine varan bir gerileme kaydetmesini (Temmuz ayından beri en düşük seviye) dikkatle takip etmek gerekiyor. Benzer bir şekilde Borsa cephesinde de BIST100 endeksi Cuma günü bankacılık sektörü öncülüğünde günü yükselişle 81,211 puan seviyesinden tamamaldı. Faiz cephesine yönelik yabancı ilgisinin artması durumunda borsanın da kademeli olarak 84-85 bin aralığına yükselebileceğini düşünüyoruz. Faizin seyri TL’nin performansı açısından önemle takip edilmeye devam edilecektir.

Yeni haftanın ilk gününde Asya piyasalarının günü satıcılı bir seyir ile tamamladığını görüyoruz. Japonya'da açıklanan veriye göre, GSYIH üçüncü çeyrekte yıllık bazda % 1,6 daraldı. Japonya’da açıklanan zayıf büyüme verisi ardından Japonya ekonomisinin üçüncü çeyrekte resesyona girdiğinin anlaşılması ile gösterge endeks konumunda Japonya borsası Nikkei de günü % 3 düşüşle tamamladı. Zayıf büyüme verisi ardından Yen Dolar karşısında yedi yılın en düşük seviyesinden yükseldiğini de not edelim. Mali piyasaların gündeminde bugün Amerika’da açıklanacak New York FED üretim endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı yakından takip edilecektir.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari