Türk mali piyasaları yurtdışı kaynaklı fon girişlerinin yardımı ile son 2 haftalık süreçte kaydettiği iyimser seyre dün itibari ile ara verdi. Soma'da kaybettiğimiz üzüntümüzden sayısını bile telafuz edemediğimiz ve halen yer altında sayısını bile bilemediğimiz kardeşlerimizin yarattığı toplumsal üzüntü ve moralsizliğin gölgesinde Türk mali piyasaları da haliyle negatif etkilendi. Özellikle son iki haftalık süreçte USD/TL kuru yurtdışı kaynaklı risk alma iştahının yarattığı hızlı fon girişlerinin yardımı ile değer kazanırken, mevcut ve olumlu likidite koşullarının uzunca bir süre daha korunacağına ilişkin kuvvetlenen algılamaların da yardımı ile 2014 yılının en iyi seviyelerinin test edildiğini günlerdir paylaşıyoruz. FED’in genişlemeci politikalardan çıkış sürecinde olduğu bir ortamda ECB’nin devreye girmesi kurun 2014 yılının en düşük seviyesi olan 2,06’lara kadar gerilemesine, Borsa İstanbul’un ise Aralık 2013’den beri en yüksek seviye olan 76bin seviyesini üzerini test etmesine ve yine benzer bir şekilde gösterge faizin de yaklaşık 100 baz puanlık faiz indirimini satın alarak % 9 seviyesine varan bir gerileme kaydetmesine neden olmuştu. Günlerdir bültenlerimizde iyimser havanın ve bu pembe tablonun TL’nin sunduğu cazip getirinin hatırına olumlu risk iştahı ile oluştuğunu ve bu sürecin davam edebilmesi için ilave ve tetikleyici bir habere veya yeni fon girişine ihtiyacın olduğunu paylaşıyorduk. Soma’da hayatını kaybeden kardeşlerimizin her geçen gün daha da artması ve madendeki kişilerden yavaş da olsa ümitlerin kesilmesi, Hükümetin Soma faciasına yaklaşımının toplumda negatif yankı bulması, Gezi Parkı olaylarının yıl dönümünde toplumsal rahatsızlığın tekrar kıpırdanması ve özellikle Başbakan’ın basın toplantısı ve olay bölgesinde incelemesi sırasında vatandaşlar ile fiziki temasta bulunması gibi bir çok can sıkıcı haber dün TL ve TL cinsi yatrım araçlarında kar alma isteğini tetiklerken, gelişmekte olan ülke para birimlerinin de kar satışlarına maruz kaldığını görüyoruz. İlave olarak, Soma’da cereyan eden olayların toplumsal yansımasının ötesinde, 22Mayıs tarihinde düzenlenecek TCMB PPK toplantısı yaklaşırken, TCMB’nin acaba faiz oranlarınıda indirim yapar mı sorusunun da yüksek sesle telafuz edilmesi kar satışlarını daha da artırdı. Hatırlanacağı üzere enflasyonun Nisan ayında % 9,38 seviyesine yükselmesi, çekirdek göstergelerin uzunca bir aradan sonra çift hanelere çıkması ve Mayıs ayında enflasyonun daha da yükselebileceği endişesi her ne kadar faiz indirimini oldukça tehlikeli kılsada da, kurun 2,06’lı seviyelerde kalması hali hazırda devam eden siyasi faiz indirim baskısı ile TCMB’nin çok arzulamasa da faizleri indirmesine neden olabilir. İşte dün bütün bu negatif haberlerin birleşmesi neticesinde günün son işlem saatlerinde USD/TL kuru hızlı bir yükseliş kaydederek 2,10 seviyesinin hafif üzerine yükselirken, TL’de görülen değer kaybına paralel kapanışa doğru artan satışların da yardımı ile borsa istanbul gün içinde gördüğü en yüksek seviye olan 76,768 seviyesinden hızla gerileyerek günü % 1 değer kaybı ile 75,228 puan seviyesinden tamamladı.
Yukardaki satırlardan da anlaşılacağı üzere Türk Mali piyasaları açısından önümüzdeki haftanın en büyük gündem maddesi TCMB'nin düzenleyeceği olağan Mayıs ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı olacaktır. Şu anda gelişmekte olan ülke para birimleri arasından faiz indirimine giden herhangi bir merkez bankası bulunmuyor. Her ne kadar TCMB önden yüklemeli bir şekilde Ocak sonunda ara PPK toplantısı ile faizleri sert bir şekilde yükseltse de, şu dakika itibarı ile faiz indiriminin riskli bir girişim olabileceğini düşünüyoruz. TCMB’nin Ocak sonu kontrolü ele alması ardından CDS (Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki borçlanma riski primi) düştü, borsa yükseldi, faiz geriledi, kur geriledi ama enflasyon yükselmeye devam ediyor. Bu nedenle enflasyonda iyileşme görülmeden faiz silahı ile oynanması hali hazırda nazik bir süreçten geçen Türk Lirası’nın yeniden sert bir satış baskısı ile karşı karşıya bırakabilir. Kurun 2,06’li seviyelerde kalması belki TCMB’yi heveslendirebilir ama kurun 2,1250 – 2,1500 aralığına yükselmesi durumunda TCMB’nin bu ayı pas geçebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle TL ve TL cinsi yatırım araçlarının seyrini 22 Mayıs’ta düzenlenecek TCMB PPK toplantısından çıkacak kararların belirleyeceğini söyleyebiliriz. Faiz artırımda geç kalınıp indiriminde aceleci davranılması geçmiş tecrübelerden de hareketle büyük bir hata olabilir. Aksi bir durumda ise TL’nin yurtdışı piyasalardaki likidite ortamına paralel eğiliminin sürmesi anlamlı bir senaryo olacaktır.
Kıbrıs İktisat Bankası – Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu
Gelelim bugüne…ABD borsalarının dün akşam % 1 civarında gerilemesine paralel sabah Asya piyasalarında da satış baskısı görülüyor. Gösterge endeks Tokyo borsası % 1,4 aşağıda işlem görürken satış baskısının genele yayıldığını söyleyebiliriz. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD’de açıklanacak yeni konut başlangıçları, Michigan Üniversitesi endeskleri takip edilebilir. Dün de belirttiğimiz üzere, döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların kurun gelmiş olduğu seviyeleri fırsat olarak görmeleri / kollamaları akıllıca bir yatırım davranışı olacaktır. USD/TL kurunun güne 2,0950 , EUR/TL 2,8750 , GBP/TL 3,52 , Sepet kurun ise 2,49, XAU/TL (altın gram) 87 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.
































