Ülkenin ihtiyacı toplumsal bir mutabakat sağlanması ve istikrarlı, ne yaptığını bilen siyasi iktidarlardır.
İstikrarlı, uzun vadeli ekonomik politikaların uygulanmaya başlamasıdır.
Öngörülebilir politikaların…
Ne yaptığını ve nasıl sonuçlar alacağını bilen hükümet modelleri döneminin başlamasıdır.
Popülizmden uzak yaklaşımların sergileneceği, aklın öne çıkarılacağı bir döneme girilmesidir.
Dünyayı doğru okuyan siyasetçilerin öne çıkmasıdır.
Gelinen aşamada ülkede tüm sektörler çökmüş durumdadır.
Buradan çıkış yolu kararlı bir şekilde uzun vadeli akılcı politikalar uygulanmasıdır.
Geçtiğimiz günlerde konuştuğum iş insanlarının tümü de ülkede çok sık değişen hükümetlerden şikayetçi olduklarını söylediler.
Sürekli değişen muhataplar, politikalar ve belirsizlikler nedeni ile yatırım yapamaz duruma geldiklerini, mevcudu korumak için mücadele verdiklerini anlattılar.
Durumun vahim olduğunu söylediler.
Doğrusu haklılar.
Denizin bittiği, geminin karaya oturtulduğu bir durumla karşı karşıyayız.
Artık eski alışkanlıklarla bir yere gidilemeyecek bir yerdeyiz.
Mevcut koşullarda ülkenin siyasi kavga ve çekişmeleri gemiyi yeniden yüzer hale getirene kadar bir yana bırakması en akılcı yol olarak görünmektedir.
Karaya oturmuş bir geminin kimseye bir faydası yoktur.
Ve böylesi bir gemiyi ancak geniş bir toplumsal mutabakat sağlayarak ve sinerji yaratarak yeniden yüzdürebiliriz.
Dayanışma ve yardımlaşma içinde hareket ederek.
Küçük siyasi hesaplaşmaları ve rant kavgalarını bir yana bırakarak bunu yapabiliriz.
Gelinen aşamada kimsenin kimseye siyasi anlamda gol atacak durumu kalmamıştır.
Takım olarak hepimiz çok kötü bir durumdayız.
Ve bugün dünü arıyoruz ama yarın bugünü mumla arayabileceğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız.
Siyasi partisi ile, sendikası ile, sivili toplum kuruluşları ile kısacası her bir bireyi ile Kuzey Kıbrıs bir şeyleri değiştirmek için düğmeye basmalıdır.
Türkiye’den sağlanacak kaynaklar doğru adımların atılması sürecinde bir kaldıraç olarak kullanılmalı, ülkenin geleceği kurtarılmalıdır.
Güvenli ve yaşanabilir bir gelecek ancak bu şekilde kurulabilecektir.
Toplumsal mutabakatı öne çıkararak, hep birlikte özeleştiri yaparak ve iş yapma, sorunlara çözüm üretme kapasitesi ve becerisi olanların önünü açarak…
Böyle gelmiş ama artık gitmiyor.
Bir şeyler değişmezse de gidecek değil.
Durum bu…
































