Bazen ciddi ciddi “gabak doğradığımı” düşünüyorum.
Her gün yaz…
Her gün yaz…
Ama değil bir.
Bu memlekette günde 3 yazı yazacak kadar konu ve malzeme var…
Ne ararsan var çünkü.
Haftada bir hükümet kurulup bozluyor neredeyse…
Dahası, biri bitmeden diğeri başlıyor.
Bakan kim olacak?
Yetmedi hayatımızda artık “kim müsteşar olacak” kavgaları da girdi.
Eskiden…
Ama çok eskiden…
Partilerin kadroları vardı.
O kadrolar, parti hükümete geldiğinde, uzmanlık alanlarına göre, yerleştirilirdi.
Kamu…
İş bilene emanet edilirdi…
Peki?
Neler yaşıyoruz farkında mısınız?
Her bakanlık bir padişahlık gibi şimdi…
Bakanlığa atanan kişi…
Parti içerisindeki gücüne göre önce “bakanlığını” seçiyor ve önce onun için kavga ediyor…
Ardından da o bakanlığa gidiyor.
Ekibi de hazır ha…
Ekibinin vasfına bakılmaksızın…
Ekip de “hürra kürüm” bakanla gidiyor.
Vasıflarına…
Bürokrasi deneyimine…
Tecrübesine…
İş bitirme kapasitesine…
O bakanlıktaki iş dağılımına…
Uyuma…
Huyuna…
Suyuna…
Bakılmaz.
Nere bakılır?
“Bakan ile uyumuna…”
Müsteşar kendisini “müsteşar” görmez…
“Bakanın yardımcısı” görür…
Müdür de öyle…
“Basıncı” bile kendisini “kamuya” değil, bakana ait görür…
Aklıma, Osmanlı’daki padişah çadırı gelir.
Padişah nere, hepsi ora…
Durumumuz budur…
Şimdi herkes kendisini “padişahının” çadırına bakarak, taşınmaya adadı…
Toplanmakla meşgul.
Oysa tek motivasyon olmalı: Kamuya hizmet…
Göreceğiz…
Hakkınız yok buna…
Siyaset gündemi o kadar meşgul ediyor ki…
“İcraatı” ile değil ama…
Bozulup, düzülmesi ile…
Tam bir aydır, ülke hükümetsiz.
“Şu haklı, bu haksız” demiyorum ama…
Siyaset kurumu bir bütün olarak irtifa kaybediyor.
UBP- DP azınlık hükümeti, aslında bir seçim hükümetidir.
Ciddi bir zaman ve emek kaybı var.
Koca koca kamu binaları içerisinde, “olması” gerekenler, olmuyor.
Kamu, öznesine, halka hizmet etmiyor.
Kimsenin buna hakkı yok.
Bu nedenledir ki, UBP- DP hükümeti, hızlı olmalı.
İş bitirici olmalı…
Kamunun işleyişinin dışına çıkacak, radikal adımlar atabilmeli.
Hızla…
Yasalar üretmeli.
Pratik kamu düzenini sağlamalı.
Yatırımların önünü açmalı.
İşe odaklanmalı…
İş yapmalı.
İş ile öne çıkmalı.
Daha atamalar başlamadan, tutuşulan bu kavga, beni üzüyor.
Başın sağolsun Kutlu bey, Geçmiş olsun Gürkan bey…
İçişleri Bakanı, köylüm Kutlu Evren, büyük bir acı yaşadı.
Annesini defnetti.
Başı sağolsun.
Tam o sıralarda, İçişleri bakanı Gürkan Kara da “tedbir amaçlı” anjiyo için hastaneye yattı.
Bugün işinin başında olması bekleniyor.
İçişleri Bakanlığı’nda ikisinin de işi zor.
Kritik bir imtihan ikisini bekliyor.
Kutlu Evren bakan oldu, müsteşarı da Gürkan Kara.
Girne eski kaymakamı da olan sayın Kara, İçişleri’nde işleyişi de iyi biliyor.
Yeni dönemde, hepimizin gözü İçişleri Bakanlığı’nda olacak.
Araziler ve vatandaşlıklar konusu, herkesin en hassas noktası olacak.
Daha resmen göreve başlamadan, bakan da müsteşar da sıkıntılı günler yaşadı.
Devamı güzel olsun.
































