İnsanı psikolojik olarak esir alan, hayatının her noktasını etkileyen fazla kilo ve daha da ileriki safhası olan obezite sorunu maalesef yüzyılın en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Çünkü obezite beraberinde tedavileri uzun süren ve hatta tedavisi olmayan bir çok hastalığa da yol açmaktadır. Bunların içinde şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, karaciğer rahatsızlıkları, felç, bel problemleri, polikistik over hastalığı ve daha bir çok hastalık bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse günümüzde polikistik over sendromu yaşayan bayan sayısı neredeyse 3 kadında 1 oranındadır. Bunun beraberinde getireceği problemleri; adet düzensizliği, hormonal dengesizlikler, çocuk sahibi olma ihtimalinin azalması ve psikolojik problemler olarak sayabiliriz. Bu polikistik sendromunu tetikleyen en önemli faktör ise şişmanlıktır. Alınan fazla kilolar böbreküstü bezlerinin yağlanmasına ve dolayısıyla hormonal dengesizlikten dolayı yaşanan adet düzensizliğine yol açar. Yumurtalama sorunu olan kadınlarda ise sonuç olarak hamile kalma şansının azalması görülür.
Peki ne yapmalıyız?
İşin doğrusu proteinden kaçma, karbonhidrattan kaç olmalı. Protein oranı yüksek yiyeceklerin yer aldığı bir beslenme planı açlık krizlerinizi ortadan kaldırarak kilo vermenizi kolaylaştırır. Ana öğünlerinizde mutlaka proteinli yiyecek arayışında olun. Ara öğünlerinizi de mutlaka süt, yoğurt, ceviz, fındık, peynir gibi yiyeceklerle destekleyin.
Öğünlerinize kırmızı et, tavuk, hindi eti veya balık eti, yumurta, yoğurt, peynir gibi hayvansal kaynaklı protein veya yeşil mercimek, kuru fasulye, kırmızı fasulye, fındık, ceviz, badem gibi bitkisel kaynaklı protein eklemek öğün sonrasında meydana gelen tatlı krizlerinizi ortadan kaldırır.
Bununla birlikte protein zengini yiyeceklerden alınan kalorileri de göz arda etmeyin. Özellikle kırmızı et, tavuk veya balık tüketirken yağsız kısımlarından tercih edin. Unutmayın! Sadece proteinli yiyeceklerle dolu bir liste ile beslenmek kabızlık, ağız kokusu, halsizlik, yorgunluk gibi günlük yaşam kalitenizi bozan sorunlara neden olur. Uzun vadede ise kalp ve böbrek fonksiyonlarını bozar.
































