Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Günlük ekonomi yorumu

emredeBursadaki terör saldırısını lanetliyoruz

 Futbolda unuttuğumuz başarıyı basketbolda bizlere hatırlatan Eurocup 2016 şampiyonu Galatasaray’ı tebrik ediyoruz

 Daha büyük başarıyı ise Fenerbahçe’den Euroleague final fourda bekliyoruz

 FED faiz oranını beklenildiği gibi sabit tuttuğu dünkü toplantısı ardından yayımlanan politika metnini “nötr” olarak okuyoruz

 İngiltere’de düzenlencek ve “oyun değiştirici” öneme sahip 23 Haziran referandumu öncesi FED’in 17 Haziran toplantısında faiz artırımına gitmeyeceğini düşünüyoruz

 Bu bağlamda önümüzdeki 2 aylık zaman diliminde beklenmedik bir durum olmaması kaydı ile piyasalarda var olan risk iştahının korunacağını düşünüyoruz

 TCMB’nin enflasyon raporu sunumu ardından konjonktürün el verdiği ölçüde % 10 olan üst band faizin kademeli olarak % 8,5 – 9 seviyesine kadar çekilebileceğini öngörüyoruz

 Haftalık repo ihalelerinin kaldırılarak daha sade “borç alma” ve “borç verme faiz” oranı içeren bir politaya doğru geminin rotasının yol aldığını düşünüyoruz

 Akşam sonuçlanan FED toplantısı ardından sabah saatlerinde Japonya Merkez Bankası da para politikası duruşunu değiştirmedi

 Japon Yen’de dolara karşı sert değerlenme görüyoruz

 USD/TL kurunda 2,8200 seviyesi önem arz etmeye devam ediyor (bakınız grafik)

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

Dün akşam, her ne kadar faiz oranlarında bir değişime gitmeyeceğine kesin gözüyle bakılsa da, FED’in olağan toplantısı satır aralarında vereceği sinyaller bağlamında yakından takip edildi. FED’in faiz oranlarını sabit bıraktığı dün akşamki toplantıda kullanılan ton bir önceki toplantıya göre bir miktar daha şahin görülse de, piyasalardaki olumlu havayı sekteye uğratacak kadar kesin olmadığını görüyoruz. FED’in toplantısı ardından yayımladığı kısa bildirinin satır aralarında adeta kelime oyunu oynarcasına, bir önceki toplantıda faiz oranlarında artırıma gitmemesinin sebebi olarak ön plana çıkardığı “dengeli” ifadesine yer verilmezken global ve finansal gelişmelerin risk oluşturduğuna dair cümle de metinden çıkarılmış. Bu bakış açısı ile metin bir miktar daha şahin algılansa da, metne komitenin global ekonomik ve finansal gelişmeleri yakından izlediğine dair ifade eklenerek neredeyse “nötr” bir duruşun sergilendiğini görüyoruz. Bir sonraki FED toplantısının 17 Haziran tarihinde olacağı ve toplantının hemen ardından 23 Haziran tarihinde oyun değiştirecek kadar önemli bir referanduma soyunacak İngiltere’den önce FED’in hamle yapmak istemeyeceğini düşünüyoruz.

FED ardından sabah saatlerinde gözler Japonya Merkez Bankası (BOJ) olağan toplantısına çevrildi. Son dönemlerde Japon Yen’inde görülen değer kazancına paralel BOJ’un % -0,10 olan faiz ve 80 trilyon YEN düzeyinde bulunan parasal genişleme programında değişikliğe gitmesi bekleniyordu. BOJ’un politika duruşunu koruması ardından sabah saatlerinde YEN dolar karşısında bir kademe daha güçlenerek 112 seviyesinen 108 seviyelerine doğru güçlendi.

Görüleceği üzere, FED olumlu havayı Haziran ayında bir artışa işaret etmeyerek bozmazken, Japonya’nın ise herhangi bir parasal genişleme veya ilave faizi indirimine gitmemesi ile piyasalarda sabah saatlerinde kararsız bir seyir hakim. Asya piyasalarının gösterge endeksi Nikkei karar ardından % 3,5 değer kaybettiğini not etmek gerekiyor. Ne de olsa bol para, negatif faize alışan adeta morfin bağımlısı piyasaların sabah saatlerinde biraz sancılı olduğu benzetmesinde bulunsak çok da abartmış olmayız.

Türkiye cephesinde ise TCMB’nin yılın ikinci enflasyon raporunda vermiş olduğu ipuçlarından hareketle, karmaşık olarak görülen faiz oranlarında daha sade bir yapıya doğru gidildiğini ve bu bağlamda, haftalık repo ihalelerinin iptal edilereki, borç alma ve borç verme faizi üzerine inşaa edilecek daha basit bir politikaya doğru gidildiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, şu anda ortalama fonlama faizinin % 8,50 seviyesinde olduğunu düşünürsek, TCMB’nin sadeleştirme adımının tamamlaması ile borç verme faiz oranını % 8,50 seviyesine kadar konjonktürün el verdiği ölçüde çekeceğini düşünüyoruz.

 

USD/TRY kuru (haftalık grafik) 2,8200 seviyesi oldukça önemli

3,05 seviyelerinde çift tepe yaptıktan sonra önde gelen merkez bankalarının yarattığı iyimserliğe FED’in de büyük bir süpriz yaparak faiz artırım hızından çark etmesi, haliyle gelişmekte olan ülke para birimlerine ciddi anlamda alım getirdi. Yılbaşına nazaran 4 milyar dolar civarında para girişi ile 2,8050 seviyesine kadar gerileyen USD/TL kurunda 2,8200 seviyesi, teknik anlmada önemle takip ediliyor. Mevcut iyimser havaya yukarıya doğru gidişatın şimdilik sığ olduğunu ve bunun da zayıf ve güçsüz RSI (teknik gösterge) ile teyit edildiğini görüyoruz. 2,80 seviyesinin aşağı yönlü kırılması durumunda hızla 2,76 – 2,80 aralığına doğru bir sarkma görebileceğimizi düşünüyoruz. Böyle bir gerçekleşmeyi, kademeli olarak, orta vadeli risklere karşı, döviz alım yönünde kollamanın akıllıca bir yatırım davranışı olabileceğini düşünüyoruz.