Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Büyük koalisyona yönelik ümitlerin tükenmesi ardından dün AKP-MHP görüşmesinden de ümit edilen sonuç çıkmadı

TCMB’nin bugün TSİ14:00 sonuçlanacak olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplanıtısı yakından takip edilecektir

TCMB’den her ne kadar baz politika duruşunu korumasını beklesek de, para politikasının nasıl sadeleşeceğini takip edeceğiz

Türk Lirası temel nedenlerden (fundamental) uzak farklı sularda gezinirken, Türk siyaseti de bilinmez bir süreçten geçiyor

TL’deki değer kaybının teknik bir bakış açısı ile kısa vadede 2,88’li seviyelerde soluklanması, ardından ise yeniden başlaması ihtimal dahilinde görülüyor

  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Maalesef yine pek de olumlu haberlerin olmadığı, siyaset ekseninde kafa karışıklığının yoğunlukta olduğunu bir bültene daha başlıyoruz. İçerde malum dün de son bir ümitle takip edilen AKP-MHP itikşafi ("her konuda uzlaşmadan, hiçbir konuda uzlaşılmış sayılmayacağı" ve "görüşmeler konusunda bilgi sızdırılmayacağı") görüşmelerinden herhangi bir olumlu haber çıkmadı. Türkiye’nin yeniden seçime gieceği yönündeki baz senaryomuzun da adım adım gerçek olmaya aday olduğunu görüyoruz. Elbette içerde siyasi belirsizlik, bayram tatil ile birlikte tırmanan terör olaylar, Suriye sınırda artan jeopolitik riskler ve dün tükenen hükümet kurma çalışmaları ardından yatırımcıların zihninde birçok sıru işareti olmasına paralel TL ve TL cinsi yatırım araçları tarihi zirveleri test etti. USD/TL kuru, gün içerisinde 2,86’lı seviyelerden işlem görürken, akşam elektronik işlemlerde 2,88 seviyesine yaklaşdığını gördük. Türk Lirası’nın sepet bazında değerinin de 3,02’li seviyelere yeni bir rekor kırdığını not etmemiz gerekiyor. Elbette siyaset bilimci olmamazı rağmen, işimiz gereği biraz siyaset, biraz sosyoloji biraz da ekonomi bilgimizi harmanlayıp bu karanlık denizlere yön bulmaya çalışıyoruz. Elbette her analistin altı dolu, inandığı gerçekler üzerine kurulu, uzun vadeli beklentileri yansıtacak ana bir görüşü olması gerekiyor (bu bağlamda Radyo Havadis’te katıldığım ve devamında gazeteye taşınan 19 Eylül 2014 söyleşimi ekte paylaşıyorum). Dün yapılan AKP-MHP görüşmelerinden koalisyon ihtimali çıkmadığı gibi, erken seçim ihtimalinin de meclisten çıkması beklenmiyor. Teamüllere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümet kurma görevini AKP Başkanı Davutoğlun’dan alarak CHP Lideri Kılıçdaroğluna vermesi gerekiyor. 45 günlük hükümet kurma görev süreci 23 Ağustos’da tamamlanacağı ve milletin iradesini hükmet kurma yönünde yansıtamayan siyasetçilere paralel Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alması da olası görülüyor (Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı'nın, hükümeti kurmakla ilgili yaptığı ilk görevlendirmenin 45. gününde seçim hükümeti atayarak ülkeyi erken seçime götürme yetkisi bulunuyor). Yani yeni bir senaryo veya formül bulunmaması durumunda, Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alabileceği bugün konuşulmaya başlandı. Dün kur cephesinde görülen yukarı yönlü hareket veya TL’de görülen değer kaybı, alternatif piyasalarda da hissedildi. İki yıl vadeli 14 Haziran 2017 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi Cuma günü % 10,19 seviyesini test etmesi ardından dün % 10,30 seviyesine yaklaşırken, borsa ıstanbul seçim ardından test ettiği 75binli seviyelere doğru adım adım yöneliyor.

 

Bugün gözler TCMB’nin olağan PPK toplantısına çevrilmiş durumda. Siyasetçinin atmaktan kaçındığı her adımda Merkez Bankası’nın kurtarıcı olarak görülmesi nedeniyle TCMB’nin de işinin bugün zor olduğunu düşünüyorum. Asında TCMB’ye de haksızlık yapıldığını da düşmekten kendimi alamıyorum. Dün Ekonomi Bakanı Zeybekçi, son dönemlerde olduğu üzere kura dokunulmaması gerektiğini, TCMB’nin faiz indirmesi gerektiğin ancak şu anda elinin kolunun bağlı olduğunu söyledi. Aslında vermeye çalıştığı mesajın kura bakarak “faiz artırma” yönündeydi. Faiz artırımını savunan bir iktisatçı olmamakla birlikte, TCMB’nin bağımsızlığı, enflasyon ve finansal istikrarı koruması anlamında gerektiği zaman para politikası araçlarını piyasada hassas dengeyi sağlamak adına serbestçe belirlemesi/kullanması gerektiğini düşünürüm. Bugün TCMB’nin kurun ateşini düşürmek adında adım atmayacağını hatta buna gücü de olmayacağını düşünüyorum. Hatırlanacağı üzere, Aralık 2013’de patlak veren siyasi türbülans ardından kurun ateşini düşürmek adına TCMB’nin atmış olduğu adımlar ki bunu döviz satım ihaleleri, tutarı 3 küsür milyar olan doğrudan müdahalelere ve akabinde önden yüklemeli agresif faiz artırımına rağmen kurda iyileşme kalıcı olamamıştı. Rakamlarla konuşmak gerekirse, Ocak 2014’de 2,39 seviyesine çıkan USD/TL kuru, yaz aylarında 2,08’li seviyelere kadar gerilemesi ardından takriben 1 yıl sonra 2,87 seviyesine yükseldi. Arada yüksek faiz artırımının getirdiği ekonomik soğuma da çok tartışıldı. Halbuki, topu TCMB’ye atmak yerine, petrol fiyatlarında yaşanan düşüşü avantaja çevirebilsek, ekonominin istediği yapısal reformları yaparak yada tabir caizse inandırıcılığı olan bir hikaye yaratabilesek bugün farklı konuları konuşuyor olabilirdik. Borsa Istanbul’un ucuz olduğunu görüyoruz ama müşterinin alması için ikna etmek zor görünüyor. Biz tekrar sıcak gündeme, TCMB toplantısına okdalanalım. Hatırlanacağı üzere, para politikası ekseninde koridor uygulaması yapan TCMB, para politikasının net olmaması, iletişim kanalının iyi çalışmaması nedeniyle çok eleştrilmesi ardından ve üstelik 10 yıllık bir zaman dilimi ardından faiz artırımına hazırlanan FED öncesinde geride bıraktığımız haftalarda düzenlenen enflasyon raporu toplantısında para politikasını sadeleştireceği sinyalini vermişti. Bugün, olağan toplantı arıdından yayımlanan kısa bilidiri notuna ilave olarak para politkasının nasıl sadeleştirileceğine yönelik de bir metin açıklanması beklenebilir. TCMB’nin dün de bültenimizde ayrıntılı bir şekilde açıkladığım üzere uyguladığı 3 temel faizi ve asimetrik olan faiz koridorunda ayarlamaya gideceğini düşünüyoruz. Borç alma faiz oranı % 7,25 (alt koridor), politika faizi ki bu 1 hafta vadeli repo faizi (% 7,50) ve faiz koridorunun üst bandı (% 10,75). TCMB’nin dün itibarı ile ortalama fonlama maliyeti % 8,67 seviyesinde oluştu. Politika faizini ortalama fonlama maliyetine yaklaştıarak üstü kapalı da olsa faiz artırımına gideceğini düşünüyoruz. Elbete, yol haritasının nasıl olacağını bugün hep birlkte izleyeceğiz. TCMB’nin bugün sembolik adımlar atmasının ise pek de işe yaramayacağını not etmek gerkiyor. Döviz depo faiz oranlarında indirim veya sınırlı olan döviz rezervlerine dokunulması piyasada daha da negatif bir etki bulabilir. Faiz silahında anlamlı bir değişim bekelmiyoruz.

 

  19 Eylül 2014 Radyo Havadis söyleşim. “Sterlin ve Dolardan Uzak Durun”

 

TL kazanıyorsak mutlak süreçte borçlarımız da Türk Lirası olması gerekiyor.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari