Gelişmiş ülke tahvil faizlerinde yükseliş dikkat çekiyor
ABD cephesinde Cuma günü açıklanacak istihdam raporu büyük önem arz ediyor
TL’de değer kaybı devam etse de, seçime günler kala fiyatlama davranışı değişebilir!
Tahvil Faizlerinde yükseliş dikkat çekmeye başladı
Son günlerde özellikle gelişmiş ülke tahvil faizlerinde görülen yukarı yönlü hareket dikkat çekmeye başladı. Daha doğru bir deyişle geçen hafta başlayan satışların ivme kazanmasına tam olarak anlam veremedik. Basit bir yaklaşımla, aşağıda görülen grafiğin üst kısmında ABD ve İngiltere’nin 10 yıl vadeli tahvil faizleri bulunuyor. All kısmında ise Avrupa ve Japonya’nın 10 yıl vadeli tahvil faiz getirisi görülebilir. EUR’nun zayıf seyirne paralel geride bıraktığımız haftlarada Kıta Avrupası’nın gösterge ülkesi konumunda Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi % 0,07 seviyesinden % 0,52 seviyesine yükselirken, benzer bir şekilde grafiklerin tümüde yükseliş görülüyor (ABD tahvil faizi neredeyse son iki ayın zirvesine yükseldi). Gelişmiş ülke tahvillerinin geneline yansıyan ve özellikle son bir haftadır etkili olan bu tablonun ardında yatan ana nedenin ne olduğunu henüz anlamış değiliz. FED’den faiz artırımının satın alınması fikri kulağa hoş gelse de, bunu bir anda başlamasını anlamakta zorluk çekiyoruz. Gelişmiş ülke tahvillerinde yaşanan ve son günlerde dikkat çeken yükseliş yönünde hareketin devam edip etmeyeceğini yakından takip edeceğiz.

Kaynak: Reuters
Türk Lirası sepet değeri tüm zamanları en yüksek seviyesine yükseldi
Yaklaşan seçimler ve beraberinde artan belirsizlik ve bunu paralel yükselen volatilite ile Türk Lirası’nın (½ USD/TL + ½ EUR/TL)’den oluşan sepet değeri 2,88’li seviyelere yükselerek tüm zamanların zirvesine (TL’nin en zayıf olduğu seviyeye) yükseldi. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, sepet değerinin 2,45’li seviyelerde önemli bir destek görevi üstlenmesi ardından yönünü ivmelenerek ve daha büyük dalgalar ile yukarıya taşıdığını görüyoruz.

Kaynak: Reuters
Türk Lirası gelişmekte olan ülke para birimleri arasında negatif ayrıştı
Yılbaşına göre % 13,7 değer kaybı ile Türk Lirası’nın gelişmekte olan ülke para birimleri arasında ilk sırada olduğunu görüyoruz. Petrol fiyatlarında yaşanan toparlanmaya paralal Rusya para birimi Ruble ise % 14,8 değer kazancı ile ilk sırada yer alıyor

Kaynak: Reuters
Piyasa Özeti ve Yorumu
Türk Mali piyasalarında negatif anlamda ayrışma devam ediyor. Elbette ayrışmanın arkasında yatan başlıca nedenin yaklaşan seçim belirsizliği olduğunu düşünüyoruz. Kısa bir tespit yapmaya çalışayım. Türkiye 2002'den beri ilk defa sonucu kestirilemeyen bir seçim sürecine doğru hılza gidiyor. Seçime 32 gün kaldı ama piyasalar henüz neyi fiyatlaması gerektiğini tam olarak bilemiyor. Seçimlerden koalisyon çıkma olasılığı da, AKP’nin Anayasayı değiştirecek çoğunluğu bulma ihtimalinin de kartlar arasında olduğunu düşünüyoruz. Piyasalar açısından en kritik ve belki de en arzulanmayan süreç seçim ardından referanduma gidilmesi olacağını düşünüyoruz. Zaten uzunca bir süredir ve belki de Gezi Parkı olaylarından beridir yeterince seçim ve politik süreç ile vakit kaybeden Türkiye’nin bir an önce ekonomiye yeniden konsantre olması ve haliyle yapısal reformlara öncelik vererek yabancı yatırımcıya inanılırlığı olan orta/uzun vadeli bir hikaye sunması gerekiyor. Seçim ardından eğer bir koalisyon durumu belirecekse, AKP – MHP koalisyonun en olası sonuç olduğunu düşünmekle birlikte, HDP’nin barajı geçip geçmeyeceği de dikkatle takip edilecektir. Piyasa dediğimiz organizmanın aslında duyguları yoktur. Piyasa geçmişe bakarar ve tek parti iktidarlarının koalisyonlara göre daha sağlıklı bir yönetim tarzı ve daha az belirsizlik barındırdığını görür. Bu bağlamda, HDP’nin seçimlere kısa bir süre kala barajı geçemeyeceği anlaşılırsa, muhtemelen AKP’nin tek başına yeniden iktidar olacağı ancak anayasayı değiştirecek oyu alamayacağı fiyatlanarak (piyasanın en çok hoşuna gidecek senaryo) başta borsa olmak üzere TL ve TL cinsi yatırım araçlarında ralli yaşanma ihtmalinin üzerinde duruyoruz. TL’nin yukarda da belirttiğimiz üzere negatif ayrışmasının, seçim belirsizliğinin ortadan kaklması ile dağılması durumunda aşağı yönlü düzletme yapacak yeri olduğunu düşünüyoruz. Seçimlerden sonra enflasyonun gerek kur etkisi gerekse ötelendiğini okuduğumuz kamu zamları nedeniyle bir miktar daha da yukarıya gelebileceğini, seçime kadar edilgen duruşunu korumasına yüksek ihtimal verdiğimiz yada tabir caizse bir kenara park edip gelişmeleri izleyen TCMB’nin de daha fazla piyasaya müdahil olacağını düşünüyoruz. Görüleceği üzere seçim, Türkiye ekonomisi ve piyasaları için büyük önem arz ediyor. Genelde beklentiyi satın alan piyasaların seçime kısa bir süre kala açıklanacak kredibilitesi yüksek anket sonuçlarına paralel posizyon ayarlamaya başlayacağını düşünüyoruz.
Elbette seçimlere kısa bir süre kalsa da, seçimlerden daha da önce, 2 gün sonra ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam raporu bu haftanın en önemli gelişmesi olarak yakından takip edilecektir. Dün de bültenimizde yer vermeye çalıştığımız üzere, özellikle 2015 ilk çeyreğinde beklentilerin oldukça altında % 0,2 büyüyen ABD ekonomisinin kötü performansını FED mevsimsel etkilere ve kötü hava şartlarına bağlamıştı (geçici olduğu düşünülen etkilere). Bu bağlamda oldukça soğuk ve evden dışarı çıkamayacak kadar ekonomik aktivetinin birçok gün durduğu ABD ekonomisinden gelen zayıf veriler ardından Cuma günü açıklanacak Nisan ayı istihdam raporu ABD ekonomisinin gidişatı hakkında en sağlam ve en güncel bilgiyi vereceğinden büyük bir dikkatle takip edilecektir. Yapılan anketlere göre tarım dışı sektörde istihdam artışının Nisan ayında 225 bin kişi olacağı, isşizlik oranının ise % 5,4 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor. Verinin (veya beraberinde geçmiş verilerin revizelerinin) beklentileri aşması, dolar endeksinde tekrar toparlanmanın yaşanmasına, EUR/USD paritesinin yönünü aşağıya çevirmesine, beraberinde ise TL’nin de değer kaybetmesine neden olabilir. Öte yandan, madalyonun diğer tarafında ise verinin zayıf sonuçlanması, ABD ekonomisinde ivme kaybını yaşanmaya devam ettiğini pekiştirmek suretiyle doların daha da fazla zayıflamasına neden olabilir. Cuma günükü veri, basit bir yaklaşımla piyasaların orta vadeli seyrini tayin edecektir.
Bugüne dönersek, ABD borsalarının geceyi değer kaybı ile tamamlaması ardından sabah Asya piyasalarında kararsız bir seyir hakim. Makrokonomik veri takvimine baktığımızda sabah saatlerinde Avrupa ve İngiltere’de açıklanacak PMI verileri, öğle Avrupa’da açıklanacak perakende satışlar ve günün ikinci yarısında Cuma günkü resmi veriye öncü olarak takip edilecek ABD özel sektör istihdam verisi yakından takip edilebilir.
































