Döviz Tevdiat Hesapları (DTH) yeniden yükseliyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Kasım 2014’de $171 milyar ile rekor seviyeye ulaşan Bankalardaki DTH, Ocak 2015 sonunda Türkiye algısının düzelmesi ile $151 milyar doların altında gerilemiş, Şubat ayında alevlenen Siyaset – Merkez Bankası faiz tartışması ile dövize olan talebin yeninden tırmanışa geçtiği ve en son 13 Şubat 2015 verilerine göre $155,6 milyar seviyesine yükseldiğini görüyoruz. TCMB’den yeni verilerin açıklanması ile grafiği önümüzdeki günlerde güncelleyeceğiz.

Kaynak: TCMB
Faiz indirim furyasına Hindistan Merkez Bankası da katıldı
Hindistan Merkez Bankası, enflasyondaki gerileme ve ekonomideki bazı zayıflıklar nedeniyle politika faizini 25 baz puan düşürerek % 7,5'e çekti. Bu yıl ikinci defa olağan dışı toplantı düzenleyerek faiz indirimine giden Hindistan Merkez Bankası, bu kararı ile de piyasaları şaşırtmış oldu. Hindistan Merkez Bankası Başkanı Rajan yaptığı yazılı açıklamada, "Kapasite kullanım oranının düşük, imalat ve kredi kullanımı göstergelerinin zayıf olduğu göz önüne alındığında merkez bankasının önleyici bir adım atarak para politikasında gevşemeye imkan veren alanı kullanması uygundur" dedi.
Ekli tablodan, Merkez Bankalarının uyguladığı politika faizlerini, en son ne zaman değiştirdiklerini ve bir önceki oranın ne olduğunu görülebilir.
Bugün Brezilya Merkez Bankası’nın kararını takip edeceğiz.

Kaynak: Reuters
Dolar endeksi yükselmeye devam ediyor…
Doların önde gelen para birimlerine göre sepet bazında değeri gösteren endeks, 95 seviyesinin üzerine yükselerek 2003 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Türkçe meali dolar dünyada da değer kazanmaya devam ediyor.

Kaynak: Reuters
USD/TL rekorlara doymuyor
Şu anda herkesin ortak konuştuğu konu “ne olacak bu doların hali?”. Ocak ayına iyi başlayan, Şubatta faiz indirim baskısı ile sıkıntılı bir hal alan, son günlerde ise TCMB’nin enflasyonla mücadelesinde (amaç bağımlılığı) araç bağımsızlığına leke sürelecek kadar sertleşen ve kapalı kapılar ardında değil medya aracılığı ile artan sert eleştiriler, haliyle Türk Lirası finansallarının üzerinde ciddi bir tahribat etkisi yaratıyor. Türkiye’nin risk primini gösteren 5 yıl vadeli CDS primleri yeniden 200 puanı aşarken, USD/TL kuru dün 2,54 seviyesine dayanarak tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti. Borsa Istanbul 84bin seviyelerinde tutunmaya çalışırken, 2 yıl vadeli gösterge tahvil bir ay önce % 6,50 seviyesinde işlem görmesi ardından dün % 9 seviyesini aştı. İçerde yaşanan türbülans yetmezmiş gibi, dışarda FED’den beklenen faiz artırımına paralel dolar endeksi son 11 senenin en yüksek seviyesin yükselmesi ile doların daha da güçlendiğine şahit oluyoruz. Dün açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin hafif üzerine sonuçlanması (aylık TÜFE % 0,71) ve yıllık TÜFE enflasyonunu % 7,55 seviyesine taşıması ile (Ocak TÜFE % 7,24) piyasalarda kafa karışıklığı yarattı. TCMB’nin, gerek rekorlar tazeleyen kur, gerekse Ocak ayına göre yükselen manşet enflasyona göre bu ay faiz indirimi yapmaması beklenirken, 17 Mart olağan toplantısını faiz indirimi yapmadan pas geçmesi durumunda siyasi cepheden gelecek yaylım ateşinin dozunun nasıl olacağı da ister istemez kafaları karıştırmaya başladı.
Şu anda Türk Mali piyasalarında ritmin bozulduğu bir dönemden geçiyoruz. Kurun gelmiş olduğu seviye kesinlikle Türk Mail piyasalarının hak ettiği bir seviye değil. Enflasyon faiz tartışmaları ve bununla birlikte artan tedirginlik haliyle yatırımcıların TL’den uzaklaşmasına neden oluyor. Türk Lirası’nın gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en fazla değer kaybeden para birimi olmasını anlamak pek de mümkün değil. Hele seneye petrol fiyatlarında yaşanan muzzam düşüşün olumlu havasını arkasına almışken. Yine aslında kendi krizimizi yarattık.
Tabi kurun oldukça volatil bir seyir izlemesi nedeniyle seviye vermek veya tahminde bulunmak pek de mümkün değil. Daha önce keşfedilmemiş sularda bulunmamız nedeniyle her an herşeyin olabileceğini düşünüyoruz. Kur konusunda bağlayıcı olmamakla birlikte hemen hemen herkesin doların durumunu konuşması, sanki piyasanın doyum noktasına ulşatığı hissini bizlere uyandırmaya başladı. Öte yandan, siyasi cepheden gelecek açıklamaların sertleşerek devam etmesi durumunda ise kur konusunda yukarda daha gidilecek yerin olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bu nedenle önümüzdeki günlerde olmasını beklediğimiz Erdoğan-Babacan-Başçı arasındaki zirveden çıkacak olası sağ duyulu açıklamar, Türk Mali piyasalarında yükselişin yerini rahatlıkla yeniden 2,40 – 2,45 aralığına kadar gevşemey terk edebilecektir. Öte yandan, sağ duyudan yoksun gerginliği daha da tırmandıracak açıklamalar, bilinmez sularda yeni derinliklerin keşfedilmesine de olanak tanıyabilir.
Agresif faiz indirim talep eden siyasi erkin mutlak surette bir bildiği olduğunu düşünüyorum. Keza, bu kadar yüksek faiz ile benim esnafım, zanaatkarım nasıl iş yapacak, ekonomi nasıl büyüyecek diyen Erdoğan aslında şirketlerin maliyet kalemleri arasında kur maliyetinin yaklaşık % 60 ile faiz maliyeti olan % 20 ye göre çok daha ağırlıklı olduğunu neden göz ardı ediyor tam anlayamadık. 1 puan faizin hatırlayamadığım kadar dolar maliyet yarattığını söyleyen Cumhurbaşkanı, kurda % 10 yükselişin yaklaşık olarak mal ve hizmet fiyatlarına % 1,5 katkı sağladığını neden göz ardı ediyor anlayamıyorum. Haziran’da yapılacak seçimler ardından ispatlanmış ve 12 yıldır güven veren ekonomi yönetimini ve merkez bankası kredibilite ve bağımsızlığını savunan kişilerin yerine hızla faiz indirimi savunan yeni bir ekonomi yönetiminin gelmesi, kur cephesi için bugünden bakarsak pek de hayra alamet durmuyor. Her siyasetçinin elbette, ekonomik büyüme ve istihdam yaratmak için faiz, vergi, af vs..gibi konularda populist yaklaşım sergilemesini bir noktaya kadar anlayışla karşılayabiliyorum. Ama, uslübun vatan hainliğine kadar uzanması yatırımcı güveni için pek de hoş durmuyor.
Algı yönetimini iyi yapamadığımız müddetçe piyasa her daim istediğini alacaktır. Söz gümüşse sükut altındır…Biraz sessizlik!
USD/TL kuru 2,54 seviyesine dayandı. Teknik bir bakış açısıyla önemli bir seviyedeyiz. 2,54 seviyesinin aşılması (yeşil daire) alımların biraz daha hızlanmasına neden olabilir.

Kaynak: Reuters
































