Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

FED’in faiz artırım ve ECB’nin parasal genişleme yönünde baz senaryosu EUR/USD paritesinde kendisini göstermeye başladı

Parite dün 1,0845 seviyesinde kadar gevşeyrek 1,0810 seviyesini hedef sahasına aldı. Kırılması durumunda 1,04’lü seviyeler radar menziline girecektir

FED'in en güçlü 3 ismi dün faiz artışının Aralık ayı için masada olduğu sinyalini verdi

Bu bağlamda yön tayin etmesi bağlamında ABD’de yarın açıklanacak tarım dışı istihdam verisi belirleyici olacaktır

Türk Mali piyasaları ise seçim havasından hızlıca kurtularak unutulan ekonomiye odaklanılmasını bekliyor

USD/TL kurunda 2,87 seviyesinin yukarı yönlü geçilmesi durumunda 2,90 – 2,92  ; aksi takdirde aşağıda 2,70 – 2,72 seviyesi hedeflenebilir

 Piyasa Özeti ve Yorumu

Son günlede 1 Kasım seçimleri ardından denge arayan Türk Mali piyasaları, hareketli bir seyir ardından dün yüzünü yurtdışı kaynaklı gelişmelere çevirdi. Bir tarafta faiz artırmakta zaten geciken akabinde Yunanistan, Çin gibi yurtdışı kaynaklı faktörler nedeniyle istese de hamle yapamayan FED’in, kredibilitesini zedelememek adına Aralık ayında harekete geçmeye hazırlandığı yönünde sinyallerin güçlenmeye başladığını görüyoruz. Dün FED Başkanı Yellen yaptığı konuşmada ABD’de ekonomik büyümeyle ilgili görüşlerinin olumlu olduğunu ve Aralık ayı faiz artırımının masada olduğunu belirtti.  FED’in belki de Başkan Yellen’den sonra en güçlü diğer iki ismi olan Başkan Yardımcısı Fischer ve NY FED Başkanı Dudley de Aralık ayını ön plana çıkardı. Ancak faiz artırımı için istihdam piyasasında toparlanma ve enflasyon verilerinin izleneceğini ifade etti. Bu bağlamda Kasım ayında ABD cephesinde açıklanacak makroekonomik verilerin güçlü gelmesi faiz artırım ihtimalini güçlü tutacağından parite üzerinde aşağı yönlü baskı yada doların güçlenmesi anlamında yorumlanabilir. Haliyle, bir önceki faiz toplantısında Aralık ayına yönelik gerekirse faiz indirimi dahil parasal genişleme programını daha da genişleyebileceğine dair güçlü bir sinyal veren ECB Başkan Dragi paritenin aşağı yönlü seyrini de tayin etmiş oldu. Oldukça uzun bir süredir piyaların kafası üzerinde adeta Demokles’in kılıcı gibi duran faiz artırım beklentisinin iyi birşey mi kötü birşey mi olduğunu da artık tartışmak gerekiyor. Dünyanın en büyük ekonomisinin kabaca 10 yıllık bir zaman dilimi ardından faiz artırma noktasına gelmesi aslında ekonominin veya ekonomik aktivitenin canlanmaya başladığını ve bunun gelişmiş ülkelere büyümeyi artırcak yönde bir sinyal olduğunu algılıyoruz. Madalyonun diğer tarafında ise gelişmekte olan ülkeler duruyor. Bu ülkelerin tümünün neredeyse ortak özelliği, dış ticaret açıkları ve düşük tasarruf oranları nedeniyle dış finansman ihtiyaçlarının var olduğudur. FED’in borçlanma faiz oranını artırması durumunda, gelişmekte olan ülkerin ucuz ve uzun vadeli bol paradan sonra yükselen faizle borçlanması sıkınıtı yaratabilir. Yine de, beklentinin uzun bir süre korunması ve bir türlü gerçekleşmemesi devamlı bir şekilde fiyatlanmasına ve akabinde başka sorun ve belirsizliklere yol açıyor. Mesela, ABD’de kredi almak ve yatırım yapmak isteyen bir kişinin ne de olmasa faiz sıfır diyerek bu girişimini ertelemesi örnek gösterilebilir. Halbukli faiz artasa, beklenti yönetimi hızla değişecektir. Bu bağlamda, FED’den gelecek bir hamlenin kısa vadeli bir dalgalanma yaratacağı, akabinde ise uzunca bir süredir devam eden beklentinin realize olması bağlamında piyasa yansımasının da sanıldığı kadar yıkıcı olmayabileceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, FED’in poliitkasına ışık tutuacak  ve yarın açıklanacak Ekim ayı istihdam raporunun belirleyici bir rol oynayacağını tahmin ediyoruz. Beklentilere göre daha yüksek bir istihdam artışı, Aralık'ta faiz artırım ihtimalini daha da artırabilir. Aksi yönde bir sonuç ise risk iştahını tırmandırabileceğini düşünüyoruz.

Gelelim biraz da iç taraftaki gelişmelere. Seçimler ardından Türkiye cephesinde siyasetin de normalleşme dönemine girdiğini düşünüyoruz. Ancak, yine de, gerek içerdeki gerekse dışardaki yatırımcı bozulan güven ve huzur ortamı, belirsizlikler ardından sis bulutunun pratikte de dağılmasını bekliyor. Türkiye’nin bu bağlamda işin kolayına kaçarak inşaat sektörü ile büyüme stratejisini bir kenara bırakarak, yapısal reformlara bir an önce odaklanması, arge, makine ve teçhizat gibi katma değer yaratacak alanlara, teşviklere yönelmesi gerekiyor. Haliyle, ekonomi yönetiminin yanısıra sanayi bakanlığı gibi kilit ve büyümenin önünü açacak güçlü isimlerin kabinede görülmesi arzusu yatırımcılar arasında devam ediyor. Yabancı yatırımları cezbetmek adına hukuki düzenlemenin de bir an önce hayata geçmesi gerekiyor. Kısaca, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı, Haziran seçimi, Kasaım seçimi derken unuttuğu ekonomiye bir an önce kolları sıvayarak geri dönmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu geri dönüş ne kadar hızlı, iletişimi ne kadar iyi ve özellikle bölünen toplumu kucaklayıcı olursa sonuçların da o kadar iyimser olacağını düşünüyoruz.

  USD/TL kurunda 2,70 – 2,72 bölgesinin test edilebilme ihtimalini göz ardı etmiyoruz

Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, USD/TL kuru 1 ve 2 numaralı bölgelerden (Kasım 2014 2,22 ; Ocak 2015 2,30) almış olduğu desteğin de yardımın ile Eylül 2015 ayında 3,07 seviyesini test ederek tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Akabinde, Kasım seçimlerinden Türkiye’nin bu sefer hükümetsiz kalmayacağı yönüde artan inanışlar ve bu paralelde TL yönünde başlayan alımlar ve elbette Ekim başında ABD’de açıklanan zayıf istihdam verilerinin de FED’in faiz artırım ihtimalinin ötelendiğine işaret etmesi ile USD/TL kuru seçim öncesi 2,91 seviyesine; seçim ardından süpriz bir şekilde güçlü tek parti iktidarının da yardım ile 2,75 seviyesine varan bir geri çekilme kaydetmişti. Haliyle, özellikle seçim öncesinde kurun yükselişinde döviz alan ve ters kısılan bireysel müşterinin seçim ardından uzun pozisyonlarını hızlı bir şekilde likidite etmesi ve TL’ye dönmesi ardından kurun göreceli olarak ucuzlamasını fırsat olarak gören kurumsal müşterinin de alıma geçmesine neden oldu. Bu bağlamda, beklentimize paralel USD/TL kuru 2,75 seviyesinden hızlı bir tepki hareketi ile dün 2,87 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti (3 numaralı bölge). Aşağıda teknik analizin de yardımı ile, USD/TL kurunda halen daha aşağıda 4 numaralı bölge 2,70 – 2,72 seviyesinin görülebileceğini düşünüyoruz. Görülmesi durumunda, orta vadeli risklere paralel dolara geçmek için seviyenin mantıklı bir yer olacağını düşünüyoruz.

Kaynak: Reuters

 EUR/USD paritesinde 1,0810 seviyesi belirleyici olacaktır

Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, gerek FED’den beklenen daha sıkı para politikası ve bu bağlamda Aralık ayı içi masada duran faiz artırımı, diğer tarafta ise Avrupa cephesinde devam eden zayıf ekonomik aktivite ve düşük enflasyona karşı Avrupa Merkez Bankasından beklenen ilave genişleyici yönde politikalar EUR/USD paritesinde yönü dolar leyhine çevirdi. Dün bu bağlamda kritik bir seviye olan 1,0845 seviyesinin test edidiğini görüyoruz. Aşağıda, 1,0810 seviyesinin belirleyici olacağını düşünüyoruz. 1,0810 seviyesinin altında yaşanacak gecelik bir kapanış, sırası ile 1 ve 2 numaralı bölgeleri (1,0450 – 1,5020) hedef tahtasına sokacaktır. FED’in Aralık ayını pas geçmesi durumunda ise teknik resmin farklı yönde değişeceğini düşünüyoruz.

Kaynak: Reuters

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari