TABULARI YIKTILAR: Su sıkıntısının en yoğun yaşandığı Mesarya bölgesinde az su tüketerek üretim yapan ALFA Garnem Meyvecilik, şeftali, nektarin ve 6 çeşit erik üretimi yapıyor. Bu yıl 10 ton şeftali ve nektarin ile 1 ton erik üretimi yapan şirketin yeni hedefi en az 30 ton ürün yetiştirip piyasaya sürmek
ARPA DIŞINDA: ALFA Garnem Meyvecilik direktörleri, Salih Tavukçu ve Ahmet Midem Mesarya’nın göbeğinde başlattıkları bu tarım yönetimi ile Mesarya bölgesinde arpa ve buğday üretimi dışında farklı bir tarım da yapılabileceğinin en güzel örneği oldu
KÖSTEK OLMASIN DA: Devletten hiçbir teşvik almadan üretim yapan şirket yetkilileri, teşvik beklemediklerini söyledi. “Köstek olmasınlar yeter” diyen ortaklar, hal yasasının çıkarılmasını, su konusunda bir planlama yapılmasını ve pazarda uygun şartlar yaratılmasını istedi
ALFA Garnem Meyvecilik Direktörleri, Salih Tavukçu ve Ahmet Midem “Az su tüketerek tarım yapılamaz” yönündeki tabuları yıktı.
Vahşi sulama sistemine inat daha az su tüketerek şeftali nektarin ve 6 çeşit erik türü yetiştiren iki ortak bir yılda 10 ton şeftali ile nektarin ve 1 ton da erik yetiştirmeyi başardı. İki ortak bu ürünleri yetiştirmek için yaz aylarında bile hafta da sadece 200 ton su harcadı.
Tavukçu ve Midem’in önümüzdeki yıl için hedefi ise toplam 30 ton ürün yetiştirip piyasaya sürmek.
ALFA Garnem Meyvecilik Direktörleri, Salih Tavukçu ve Ahmet Midem sezonun başında bin 500 tane ağaç ektiklerini ve bir yılda beklenilenin üzerinde ürün aldıklarını anlattı.
İzledikleri erkenci tarım yöntemi ile piyasaya ilk giren ürünün kendi ürünleri olduğunu kaydeden ortaklardan Salih Tavukçu, Türkmenköylü olduğunu ve yıllardır bu topraklarda vahşi sulama sistemi ile tarım yapıldığını gördüğünü belirtti.
Tavukçu, bunun üzerine daha az su kullanarak sürdürülebilir tarımı nasıl yapacaklarını araştırdıklarını ve bu yönde çalışmaya başladıklarını açıkladı.
“İlk hasatı yaptık”
İlk hasatlarını bu yıl yaptıklarını anlatan tavukçu, geçen yıl ektikleri ağaçlardan bir yılda 10 ton şeftali ile nektarin ve 1 ton da erik aldıklarını ifade etti. Bu ürünün iç piyasada tüketildiğine dikkati çeken Tavukçu, önümüzdeki yıl için hedeflerinin 30 ton ondan sonraki yıl içinse 40 ile 50 ton arasında ürün yetiştirmek olduğunu belirtti.
Ortaklar bu üretime başlarken uzmanların kendilerine ilk yılda en fazla 5 ton ürün yetiştirebileceklerini söylediğini ancak bunu ikiye katladıklarını ifade etti.
“Kalıntısız tarım uygulaması…”
Midem ve Tavukçu, yetiştirdikleri ürünlerde ilaç kullanıldığını ancak denetimli bir şekilde ilaçlama yapıldığını belirtti.
Ortaklar adına konuşan tavukçu, ilaçlama yaparken danışmanlık aldıklarını ifade ederek şu şekilde konuştu:
“Ürünlerimizde ilaç kullanıyoruz ancak denetimli bir şekilde ilaçlama yapılıyor. Bizim yaptığımız kalıntısız tarım uygulamasıdır. İlaçları kullanırken de uzmanlara danışıyoruz ve o doğrultuda kullanıyoruz.”

“4 kişi ile birlikte çalıştık”
Hasat döneminde 4 kişi ile birlikte kendilerinin de part time çalıştığını kaydeden Tavukçu ve Midem, zaten tüm ürünün bir günde toplanamayacağını belirtti. Ortaklar şeftali ve nektarin hasatının 3 hafta sürdüğünü kaydetti.
“Arpa ve buğdaydan başka tarım da yapılabilir”
ALFA Garnem Meyvecilik Direktörleri, Salih Tavukçu ve Ahmet Midem Mesarya’nın göbeğinde başlattıkları bu tarım yönetimi ile Mesarya bölgesinde arpa ve buğday üretimi dışında farklı bir tarım da yapılabileceğinin en güzel örneği oldu.
Yetiştirdikleri ürünlerin ağaçlardan toplanan ürünler olduğuna dikkati çeken ortaklar şu ifadeleri kullandı:
“Biz ağaç yetiştiriyoruz. Ağaç her gün su isteyen bir bitki değil. Ancak bu bölgede yaygın olan enginar üretimi var.
Enginar üretimi için de çok su harcanıyor. Özellikle ülkede enginar üretimin ağustosta yapılması nedeniyle çok su tüketiliyor.”
.jpg)
“Köstek olmasınlar yeter”
Tavukçu ve Midem devletten hiçbir teşvik almadıklarını ve teşvik de beklemediklerini söyledi. “Köstek olmasınlar yeter” diyen ortaklar, hal yasasının çıkarılmasının, su konusunda bir planlama yapılmasının ve pazarda uygun şartlar yaratılmasının kendileri için yeterli olacağını belirtti. Ortaklar bu alanda verilen teşvikin yılda bir kere olup dönüm başına 100 TL olduğuna dikkati çekti ve bu nedenle teşvik alıp almamalarının bir şey değiştirmeyeceğini söyledi.
“Büyük ilgi gördü”
Ürünleri yetiştirmede gösterdikleri özeni paketlemede de gösterdiklerini anlatan ortaklar, ancak bazen bu ürünlerin pazarda sunulurken paketlenmesine özen gösterilmediğini ve gelişigüzel sergilendiğini belirtti. Bu dezavantaja rağmen ürünlerin piyasaya hızlı bir şekilde girip talep gördüğünü söyleyen Midem ve Tavukçu, “Bir düzenleme olması şart” dedi.
“Teşvik verilirse sera uygulamasına da geçeriz”
Yaptıkları üretime teşvik verilmesi durumunda örtülü tarıma geçebileceklerini ifade eden Midem ve Tavukçu şu ifadeleri kullandı:
“Üretimi artırabilirsek iç piyasa ile sınırlı kalmaz dış piyasaya da ulaşabiliriz. Şu anda Ankara ve İstanbul’daki ürünler bizim ürünlerimizden daha pahalı. Ancak bunun için bir plan ve proje hazırlanması gerekiyor.”
































