Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Alacak eriyor, verecek artıyor!

HERKES ZORDA: Dövizdeki artış dalgası hem vatandaşı hem de iş çevrelerini olumsuz etkiledi. Yaklaşık bir aydır Türk Lirası karşısında sürekli artış gösteren döviz, vatandaşın belini bükerken iş çevrelerine de olumsuz yansıyor. İş çevrelerinin girdi maliyetleri döviz nedeniyle sürekli artıyor

ZAMLAR KAPIDA: Yerli sanayicinin aldığı ham maddenin döviz para cinsinden olması nedeniyle girdi maliyetleri sürekli artıyor. Girdi maliyetleri artan sanayici ise zarar etmemek için neredeyse tüm ürünlerde zam öngörüyor. Sanayi Odası Başkanı Çıralı zamların yüzde 15’ler civarında olabileceğini duyurdu

BORÇLARI TL’YE ÇEVİRMEYİN: Bankacılar ve ekonomistler döviz borcu bulunan vatandaşlara seslenerek “Vatandaşlar aylık taksitlerine sadık kalsınlar. Ödemeler bütçelerini aşıyorsa bankaları ile görüşüp tekrar krediyi yapılandırmalarında yarar var. Vatandaşlar asla bu dönemde borçlarını Türk Lirası’na çevirmemeli” dedi

Bertuğ TOPAL
Yaklaşık bir ay gibi bir süredir dövizin Türk Lirası karşısında değer kazanması Türkiye’de olduğu gibi ülkemizde de ekonomiyi etkilemeyi sürdürüyor. Dövizde son dönemlerde yaşanan artış özellikle vatandaşların döviz cinsinden olan borçlarını ödemekte sıkıntı çekmesine neden olurken bir diğer yandan da sanayi ve ithalatçıyı da zor duruma sokuyor.
Hammadde alımını döviz cinsinden yapan sanayici, girdilerin artması gelirlerin ise ayni kalması nedeniyle fiyatları artırma noktasına gidiyor. Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, önümüzdeki dönemlerde birçok ürünün %10 ile %15 arasında zamlanacağını belirtti.

Krediler ödenemiyor
Dövizin bu denli artışı ile birçok vatandaş döviz cinsinden yaptığı borçlanmanın taksitlerini ödeyemez duruma geldi. Dövizin %12 oranında artması ile adeta neye uğradığını şaşıran vatandaşlar, ara formüller bulmaya çalışıyor. İktisat Bank Genel Müdürü Ahmet Karavelioğlu, vatandaşlara döviz borçlarını şu an için Türk Lirası’na çevirmemeleri uyarısında bulundu.

Alım gücü düştü
Vatandaşların alım gücü dövizin artışı ile ciddi şekilde baltalandı. Bir ailenin ana giderleri olan eğitim, ev taksiti gibi konuların döviz cinsinden olması nedeniyle vatandaşların da bu giderlere ayırdığı para artıyor.

Karavelioğlu: Borçlarını Türk Lirası’na çevirmesinler
İktisat Bank Genel Müdürü Ahmet Karavelioğlu, bankaların döviz alacaklarında dövizin bu denli artması nedeniyle bazı sıkıntılar oluşabileceğini ifade ederek döviz borcu olan vatandaşlara seslendi:  “Borçlarını eşit taksitler halinde almışlarsa aylık taksitlerine sadık kalsınlar. Ödeme bütçesini aşıyorsa bankaları ile görüşüp tekrar krediyi yapılandırmak gerek. Vatandaşlar asla bu dönemde borçlarını Türk Lirası’na çevirmemeli. Yüksek kurdan TL’ye çevrilirse kötü olur.”
Karavelioğlu, dünyadaki ekonomik gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin içerisinde yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle dövizin arttığını kaydederek Türkiye’de bu sıkıntılar olmamış olsaydı doların 2.36 TL seviyelerinde seyretmesi gerektiğini belirtti.

“Sabırlı olmakta fayda var”
Karavelioğlu, döviz ile ilgili sabırlı olup izlemekte fayda olduğunu ifade ederek hem vatandaşları hem de iş çevrelerini uyardı. Dövizin artışının ülke ekonomisine enflasyon olarak yansıyacağını kaydeden Karavelioğlu, ithalatçıların ise kura göre ayarlama yapacaklarını belirtti. Karavelioğlu KKTC’nin dış ticarette açık veren bir ülke olduğunu kaydederek en büyük giderlerden birinin petrol olduğunu belirtti. Karavelioğlu, “panik yapmadan izlemek gerek. Şu an borçlanacaksanız Euro borçlanmak gerek. Dövizin bu artışı gayrimenkul piyasasında durguluk yaratabilir. Dövizle borçlananlar ve kira ödeyenler bir süre daha zorlanacak. Herkes biraz bu işten zarar görecek. Dövizin istikrara kavuşmasına siyasi atmosfer müsaade etmiyor. Bankacılık sektöründe çok fazla sıkıntı yok. Bize borcu ödemede sıkıntı yaşadığı nedeniyle müracaat olmadı. Böyle bir durumda müşteri ile oturup görüşüp borcu onun ödeyebileceği bir şekle sokarız” dedi.

Toros: İş çevreleri zorda
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ise dövizin artışının tüketicinin alım gücünü ciddi bir şekilde baltaladığını belirtti. Tüketicinin gerek ev taksiti gerekse okul taksiti gibi taksitlerinin döviz endeksli olmasının bunda büyük bir etkisi olduğunu kaydeden Toros, vatandaşların alışveriş gücünün baltalandığını ifade etti. Toros, özel sektör ve ticari kurumların satışlarında çok büyük kayıplar yaşadıklarını belirterek iki büyük problemle karşı karşıya olduklarını belirtti. İş çevrelerinin döviz bazında alacaklarını tahsil edemediğinden bahseden Toros, borçluların borçlarını ödemekte ciddi sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Toros, “diğer taraftan ise iş insanlarının TL alacaklarını tahsil ettikleri zaman kasalarına giren reel miktar esas alacakları olan miktar %25 daha düşük bir kıymette oluyor. Nakit akışlarını olumsuzlaştırmaktadır. Şirketlerin faaliyetleri küçülmekte ve bir takım kemer sıkma politikasına mecbur kalıyorlar. İlk yapılan çalışanların işline son vermektir. Cari giderleri kısmaktır. Tüm temennimiz ithalatta alınan ve tüketiciye yansıyan vergilerin devalüasyon oranında indirilmesidir ki yaşanan mağduriyet aşılabilsin. Direk vergilerde bir takım indirim ile mağduriyetin konvasne edilmesini istiyoruz. Türkiye’den alınacak tedbirlerle faiz ve TL’nin değerini toparlayacak tedbirler alınması mümkündür. Onlara da büyük iş düşüyor. Devalüasyonun asgariye çekilmesi sağlanabilir. Küresel ve yerel olumsuzluk yaşıyoruz. Umuyorum piyasa yıl ortasına kadar tekrar bir istikrara kavuşur” diye konuştu.

Çıralı: Artış bizi perişan etti
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı ise dövizdeki artışın sanayiciyi perişan ettiğini belirtti. Hammaddesi dövize bağlı olan sanayicinin zor durumda kaldığını kaydeden Çıralı, sanayicilerin  yüzde 80’inin hammadde girdisinin dövize bağlı olduğunu ifade etti. 

“Ham madde girdisi arttı, alacaklar eridi”
Çıralı, hammaddeyi Dolar cinsinden alan sanayicinin bunu Türk Lirası cinsinden sattığını kaydederek “hammadde girdileri yükseldi. Alacaklar eridi. Satış fiyatlarını yeninden düzenlemesi gerek” diyerek yeni bir zam dalgasının mesajını verdi.

“%15 oranında fiyatlar pahalılaşacak”
Yerli sanayicinin fiyatları artırması durumunda piyasada rekabet edebilirliğini düşüreceğini belirten Çıralı, “döviz hareketleri imalatçılarımız etkiler. Elimizde de imkan yok. Bu artış dünya ekonomileri ile ilgilidir. Tedbir alamazsınız bunlara karşı. Pahalılık söz konusudur. Döviz olarak fiyatını TL’ye çevirirse döviz fiyatlarda %15 artış sağlayacak. Hükümetin bir tedbir alabilme şansı yoktur. TC için olumlu etkileri vardır. İhracatı teşvik eder. Sanayicilerin rekabet gücünü artırır. Ama KKTC ekonomisi ihracata dayalı bir ülke değil. Özellikle yükseköğretimde harçlar dövize endekslidir. Bu da bir pahalılık yaratacaktır. Turizmde olumlu yansıması olabilir. Ama hükümetin bu durumda elinde kullanacağı herhangi bir argümanı yoktur” şeklinde konuştu.