Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Piyasanın koalisyona tanıdığı primin tükenmeye başladığını görüyoruz

İçerde tırmanan jeopolitik riskler, dışarda yaklaşan FED endişesi ve Türkiye’nin hükümetsiz kalması rahatsızlık yaratıyor

Yarın başlayacak ve Çarşamba günü sonuçlanacak FED FOMC toplantısı haftanın en önemli gündem maddesini teşkil ediyor

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Hatırlanacağı üzere, daha bir hafta önce, neredeyse Ramazan Bayram tatiline hazırlanan piyasalar, göreceli olarak sakin, yurtdışı gündem rahatsız etmeyecek boyutta, içerde ise temkinli de olsa devam eden koalisyon görüşmelerine paralel iyimser bir beklenti hakimdi. USD/TL kuru neredeyse 2,62’li seviyelere kadar gerilemiş, Borsa Istanbul 84bin seviyesini aşmıştı. Ne olduysa bayram tatil dönüşünde oldu. Türkiye’nin gündemi aniden yorucu ve beraberinde tedirgin edici bir hal aldı. Tüm yurdu derinden etkileyen terör eylemlerinin yanı sıra, Meclis’te en yüksek temsiliyete sahip iki partinin yürüttüğü koalisyon görüşmelerinin peş peşe gelen açıklamalar ile iyi gitmediğinin anlaşılması, ABD cephesinde açıklanan ve beklentileri aşan iyimser verilere paralel yeniden alevlenen Eylül ayı faiz artırım tartışmaları ile bayram havası dağılmak suretiyle Türk mali piyasaları tedirgin bir bekleyişe geçti. Suruç katliamı ardından ülkenin farklı noktalarında polis ve askerlerimize yönelik saldırılar ile devam eden güvenlik endişeleri ve Suriye sınırada DAEŞ ve Kuzey Irak’ta PPK’ya yönelik başlatılan hava operasyonu ardından USD/TL kuru 2,7530 seviyesine kadar yükseliş kaydederken, Borsa İstanbul’da sert bir satış baskısına maruz kalarak haftayı 78binli seviyelerde tamamladı (bakınız grafik).

 

Aslında henüz Haziran’da yapılan genel seçimlerin üzerinden 1,5 ay geçmişken Türkiye’nin yeniden bir erken seçime doğru adım adım gittiği yönünde bir algının git gide oturduğunu görüyoruz. Keza, geride bıraktığımız hafta, bence, seçim ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilk görüşen kişi olan CHP eski başkanı Baykal’ın koalisyon görüşmelerini “tiyatro oyununa” benzetmesi, piyasa tansiyonunun tırmanmasına neden oldu. Siyasetçilerin yeni bir seçime yönelik vermiş oldukları cesur sinyallere rağmen ekonomi ve piyasaların o kadar cesur olmadıklarını söyleyebiliriz. Yukarda da söz ettiğimiz üzere, daha seçin üzerinden 1,5 ay gibi kısa bir süre geçmişken, seçmenin oy renginin değişeceğini düşünmek pek de mantıklı bir senaryo olarak görmüyoruz. Tırmanan terör olaylarına karşı HDP’nin tutumu ve seçimde aldığı emanet oylara sahip çıkıp çıkamayacağı önemle takip edilecektir. Gelin diyelim ki, 7 Haziran günü seçmenin anlaşın ve hükümet kurun ve bununla birlikte başkanlık sistemi istemiyorum yönünde vermiş olduğu mesaj ardından geçen bugüne kadarki süreçte siyasiler henüz anlaşamadı. Peki erken bir seçim olması durumunda, siyasi aritmetiğin değişmemesi kaydı ile bugün anlaşamayanlar yarın nasıl anlaşacak? Yeniden bir seçim Türkiye’nin daha da vakit kaybetmesinden başka birşeye işaret etmiyor. Ekonomiye yönelik konsantrasyon kısmen de olsa kaybedilmiş, nufüs artışana göre % 4,5 – 5 civarında büyümesi gereken Türkiye ancak Amerika veya İngiltere kadar (% 2,5 civarında) büyüme kaydederken, konsantrasyonun daha da kaybedilmesi mali piyasalar açısından pek de hayra alamet durmuyor. Zaten yukarda da belirttiğimiz gibi, bayram haftası öncesi 2,62’li seviyelerde olan USD/TL kuru, bir haftalık bir zaman diliminde ciddi bir değer kaybı ile 2,75 seviyesinin üzerine yükseldi. Teknik olarak 2,75 seviyesinin üzerinde tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak ön plana çıkan 2,80’li seviyelerin olduğunu söylemeye gerek bile görmüyoruz. Türkiye’nin bir an önce piyasaları ikna edecek bir hükümet modeli üzerinde uzlaşması ve yine bir an önce ekonomiyi yeniden potansiyel büyüme seviyelerine çekecek cesur adımlar atacak bir hükümet modeline ihtiyacı var. Koalisyon görüşmelerinde elde edilen izlenim zaten şu anda AKP-CHP dışında bir koalisyon ihtimalinin de kalmadığına işaret ediyor. Erken bir seçim ile heba edilecek yeni bir 4-6 aylık zaman, kredi derecelendirme kuruluşlarının da değerlendirmesinden kaçmayacaktır. Elbette  her ne kadar azalan ihtimaller ve bozulan beklentilere paralel karamsar bir taraftan süreci ele alsak da, önümüzdeki haftlarada olası bir AKP-CHP el sıkışmasının da piyasalarda iyimser havayı yeniden ve hızla tehsis edebileceğinin altını çizmek gerekiyor. Böyle bir durumda, USD/TL kurunun ilk etapta 2,60 seviyesinin altını hedefleyeceği, borsa cephesinde de 88,500 seviyesinin yukarda ana hedef bölgesi olacağını düşünüyoruz.Unutulmamalıdır ki, siyasi belirsizliğin, kanın ve silahların patladığı bir ortamı piyasalar sevmez ve o ülkeye para para gelmez.

 

Dönelim yeni güne…Sabah ilk işlemlerde, Asya piyasalarında, USD/TL kurunun güne 2,7450 seviyelerinde kararsız bir başlangıç yaparak başladığını görüyoruz. Cuma gününü ABD borsalarının düşüşle tamamlaması ardından sabah saatlerinde Çin’de açıklanan ve büyümenin öncü göstergesi olarak kabul edilen PMI verilerinin zayıf tarafta açıklanması ardından Çin borsasının da güne % 3’ün üzerinde düşüşle başladığını görüyoruz. Piyasalar, yarın başlayacak ve Çarşamba günü sonuçlanacak FED’in olağan Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı bekliyor. FED toplantısında faiz artırım konusunda ip uçları aranacak. Bugün ise sabah saatlerinde Almanya’da açıklanacak IFO (Alman iş alemi güven endeksi) ve günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak dayanıklı tüketim mal siparişleri yakından takip edilecektir.

 

Ø  Borsa Istanbul 100 endeksi gerilereken, USD/TL kuru yükselmeye devam ediyor

Tırmanan terör olayları ve bunun yarattığı güvenlik endişesine paralel Borsa Istanbul 7 iş gününde % 6 değer kaybederken; benzer bir şekilde USD/TL kuru da % 4,4 değer kaybetti.

Kaynak: Reuters

Ø  EUR/USD paritesinde 1,1055 seviyesi önem arz ediyor (4 saatlik grafik)

Şimdilik buz dolabına kaldırılan Yunanistan sorunu ardından gözler FED toplantısına çevrildi. Geride bıraktığımız hafta 1,08 seviyesinin aşağı yönlü kırılamaması ardından gelen tepki yükselişleri 1,1020 seviyesine kadar devam etmişti. Teknik bir bakış açısıyla 1,1055 seviyeler kısa vadede direnç görevi üstenebilir. Seviyenin aşılması durumunda 1,1250 seviyesi gündeme gelecektir. Kısa vadede yön arayışları devam etse de, ABD ve Avrupa Merkez Bankası bilanço farkları nedeniyle EUR’da ana yönünün yeniden aşağıya olacağını düşünüyoruz. 1,08 seviyesinin aşağı geçilmesi ile ilk teknik bölge 1,05’li seviyelerde bulunuyor.

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari