Güven zedelenen Türk Mali piyasalarında son günlerde görülen aşırı volatiliteye bakarak TCMB’nin devreye girme vaktinin geldiğini düşünüyoruz
Piyasalara “ben burdayım gerekeni yaparım” tarzında kararlı bir duruş sergilemesi, kur üzerinde var olan spekülatif atağın önünü kesebili
Bu bağlamda haftaya düzenlenecek olağan PPK toplantısında faiz artırımı bile düşünülebilir
Kurun gelmiş olduğu seviyenin Türkiye’nin dinamiklerini kesinlikle yansıtmadığını düşünüyoruz
Seçim ardından meclis aritmetiği ve oluşacak ekonomi takımının piyasalara güven vermesi ve inandırıcılığı olan orta vadeli bir hikaye yaratılması durumunda kurun bugünkü seviyesinin çok daha altında olabileceğini düşünüyoruz
Aksi durumda ise ….
Yaklaşık bir senedir döviz risklerinin hedge edilmesi gerektiğini yönünde görüş bildiriyoruz. Dün gelinen nokta her zaman “siyah kuğuların” görülebileceğini bir kez daha bizlere hatırlattı
Piyasa Özeti ve Yorumu
Haliyle herkesin ağzında ortak cümle ne olacak bu dovizin hali? Her ne kadar Türkiye piyasaları doları konuşuyorsa da, KKTC insanı ise dün 4,00 seviyesini aşan Sterlini konuşuyor. Türk Lirası'nda yaşanan keskin değer kaybının nedenlerini bu satılar aracılığı ile pek çok kez tartıştık. Seneye adeta zıpkın gibi başlayan Türkiye ve finansal piyasaları, petrolün varil fiyatının 40 dolar seviyesine düşmesini avantaja çeviremeyerek önemli bir fırsatı da kaçırmış oldu. Küresel olarak ucuz para dönemi olarak görülen 2009-2014 yıları arasından dünyada var olan neredeyse % 0 maliyetli trilyonlarca dolar paraya karşı içerde yapısal ev ödevleri yapılmayarak reform isteği ikinci plana atılmak suretiyle ekonominin büyüme sorununa sadece para politikası çerçevesinde çözüm arandı. Haliyle, potansiyel büyümesinin altında kalan ve her ne kadar enflasyon ve cari açıkta iyileşme sağlansa da halen daha uluslararası normlara göre çok yüksek olan yapısal açmazların yanısıra düşük büyümenin getirdiği istihdam sorunları da Türkiye’yi yabancı yatırımcı nezdinde tercih edilebilir piyasalar arasında ikinci plana itti. Devamında, Ocak sonunda tırmanan Merkez Bankası ekseninde tartışmalarının yıllardır yakalanan ekonomik başarının mimarı olan Merkez Bankası bağımsızlığına leke sürmesi, TL ve TL cinsi yatırım araçlarını bir kademe daha gözden düşürdü. Devamında, ABD Merkez Bankası FED’in senelerdir hastaya vermiş olduğu damar açıcı (% 0 faiz politikası) ve kan sulandırıcı (niceliksel gevşeme) tedavi programını kesmesi ve hastanın ayağa kalkması ile (faiz artışının gündeme gelmesi) haliyle dış finansmana bağımlı olan Türkiye, G. Afrika ve Brezilya gibi ülkeler üzerinde ilave bir satış baskısı kurdu. Bu bağlamda bakmak gerekirse, Türk Lirası 31 Aralık tarihinde nazaran dün dolar karşısında % 14 değer kaybederek parasını devalüe (devlet eli ile değer kaybetme) eden Ukrayna hariç tutulursa en fazla aşınan (depreciation) para birimi oldu.
Düne konsantre olmak gerekirse, Türk Lirası’nın (½ USD/TL + ½ EUR/TL)’den oluşan döviz sepeti 2,81 seviyesine yükselerek 31 Ocak 2014 tarihinde kaydettiği 2,83 seviyesinden sonra en değersiz ikinci seviyeyi test etmiş oldu. Bu paralelde USD/TL kuru da günün son işlem saatinde 2,73 seviyesini aşarak tüm zamanların rekorunu kaydetti. Dövizde görülen değer kaybı haliyle alternatif piyasalarda da satış baskısı kurdu. Borsa Istanbul günü % 1,2 düşüşle tamamlarken gösterge bileşik faiz % 9,1'e yükseldi. Bültenlerimizde çok yer vermesek de, Türkiye'nin 5 yıl vadeli CDS primler (kredi riskini gösteren parametreler) 232 baz puan ile son 13 ayın en yüksek düzeyine ulaştı.
Elbette Dolar rüzgarından en fazla darbe alan para birimi Türk Lirası olsa da, doların gücünün tüm enstrümanlara karşı olduğunu raahtlıkla söyleyebiliriz. Basit bir yaklaşımla, dolardaki değerlenme eğilimi ABD’den beklenen faiz artırımının bir yansıması olarak görülse de, dün de bültenimizde yer verdiğimiz üzere, küresel anlamda da ciddi bir portföy değişimi yaşandığını not etmek gerekiyor. ABD ekonomisinin gerek istihdam gerekse büyüme anlamında gelişmiş ülkeler arasında pozitif ayrışması; İsviçre’nin 10 yıl vadeli devlet tahvil getirisinin % – 0,14 ; kıta Avrupası’nın en güçlü ekonomisi Almanya’nın % 0,10 olduğu bir ortamda, yatırımcılar % 1,9 seviyesinde olan ve güvenli liman olarak görülen ABD 10 yıl vadeli devlet tahvilini ve dolayısıyla doları almayı tercih ediyorlar. Bu da haliyle paranın rotasını Amerika’ya ve Dolar’a çeviriyor. EUR/USD paritesi açısından da bakıldığında, paritenin 1 seviyesine doğru yönelmesi beklentimizi bu çerceveden değerlendirmek gerekiyor.
Bültenlerimizde son dönemlerde, kur açısından aşağıda 2,52 yukarda ise 2,65 seviyelerinin alt ve üst bandı oluşturduğu, duvarın ise kırıldığı yöne doğru sert bir hareket yapacağına yer veriyorduk. Nitekim 2,65 seviyesinin yukarı yönlü aşılması, sepkülatif atak ile birleşerek 2,73 seviyesine varan bir yükseliş kaydedilmesi ardından şu anda 2,69’lu seviyelerde işlem gördüğünü not etmek gerekiyor. 7 Haziran'daki düzenlenecek seçimlere kadar veya daha doğrusu seçim ardından meclis aritmetiğinin nasıl oluşacağı, ekonomi takımının vizyonunu nasıl olacağı ve dahası piyasalara güven vermesi ve inandırıcılığı olan orta vadeli bir hikaye yaratılması durumunda kurun bugünkü seviyesinin çok daha altında olabileceğini düşünüyoruz. Ama seçimlere kadar volatilitenin devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Kur cephesinde yaşanan volatilitenin ise fiyat davranılşlarına negatif etki yapması bağlamında reel ekonomiye açısından sağlıksız olduğu kuşku götürmüyor.
Elbette kurun gelmiş olduğu seviyeden bağımsız, son bir senedir yatırımcılara (gerek hane halkı gerekse kurumsal şirketler), döviz risklerini gözden geçirmelerini öneriyorduk. Artık bu noktadan sonra kurun gidişatı hakkında yorum yapmak pek mümkün değil. Test edimememiş seviyelerde gezindiğimiz veya gidilmedik sularda olduğumuz için herşey ihtimal dahilindedir. İşte bu noktada TCMB’nin piyasalara kararlı bir duruş sergileyerek spekülatif atağın önünde geçmesi gerekiyor. TCMB’nin siyasi baskı nedeniyle faiz artırma silahından yoksun savaş verdiğinin piyasalarca hissedilmesi, spekülatif atağın da sebebidir. TCMB’nin repo ihale tutarlarının azaltarak piyasa faizlerini yükseltmek koşulu ile TL kullanımını pahalı kılması ve beraberinde haftaya düzenlenecek olağan PPK toplantısında gerekirse faiz artırımının masada oluduğunu kararlı bir şekilde hissietirmesi gerekiyor. Aksi takdirde kurun daha gidecek çok yeri olduğunu düşünmeken kendimizi alamıyoruz.
İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
































