Avrupa Merkez Bankası’nın devlet tahvili alımı yapacağına ilişkin artan güçlü sinyaller ve Yunansitan belirsizliği, EUR/USD paritesini son 9 yılın en düşük seviyesi olan 1,19 seviyesinin altına itti
Doların yeni yıla daha da güçlenerek girmesiyle Sterlinin de dolar karşısında son 17 ayın en düşük seviyesi olarak görülen 1,52’yi test ettiğini görüyoruz
GBP/USD paritesinde 1,4825 seviyesinin ayak seslerini duyar gibiyiz
Petrolün daha da kan kaybetmesine rağmen, küresel gelişmelere kayıtsız kalamayan Türk Lirası 2,35 seviyelerinde salınmaya devam ediyor
TCMB’nin haftasonu atmış olduğu döviz munzam ve ROM ayarlamasının orta vadeli etkilerini takip etmeye devam edeceğiz
TÜİK tarafından açıklanacak Aralık ayı enflasyon verileri yakından takip edilecektir (TSİ 10:00)
Piyasa Özeti ve Yorumu
Yeni yılın ilk işlem gününe doların değer kazancı ile başladığımızı not etmek gerekiyor. Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) yıl ortasında büyük bir ihtimal verdiğimiz üzere faiz artırımına gideceğini düşüncesinden hareketle küresel piyasalarda tedirgin bir seyrin hakim olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. FED’in bir önceki toplantısındaki açıklamalardan ve piyasada oluşan beklentiden hareketle, 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan FOMC toplantısında ilk faiz artırımının gelebileceğini düşünüyoruz. Piyasaların beklentiyi ve göreceli olarak daha büyük patırtı yaratan olayları haliyle daha sert fiyatladıklarını biliyoruz. FED’in neredeyse 10 yıl aradan sonra ilk kez faiz artırmaya hazırlandığını düşünürsek, doların da bu süreçten olumlu yönde faydalanması kaçınılmaz olacaktır. Hele 4 motorlu bir uçak olarak nitelendirilen dünyanın şu anda sadece Amerika motorunun çalışır vazieyette diğer gelişmekte olan ülkeler, Avryupa ve Uzak Doğu motorlarının ise teklediği bir ortamda tek motorun ne kadar uçağı uçurabileceği soru işareti hakim olduğu bir ortamda faiz artırımları tartışılmaya devam edilse de, biz zamanlamadan daha fazla, petrol fiyatlarındaki sert düşüşün de desteklediği düşük enflasyon süreci ve kırılgan deniz aşırı ülkelerin ekonomik toplarlanmasının FED'i uzun süre beklemek yerine faiz artırım sürecini daha bebek adımları ile yönetmeye teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bu beklentiler ışığında ilk faiz artırımını görebilmemiz için enflasyonun % 2 olan hedefin üzerine yükselmesini beklemek de çok doğru olmayacaktır. Bu bağlamda FED'in 27-28 Ocak toplantısının ipucu vereceğini düşünüyoruz. Faiz artırım sürecinin bebek adımları ile hassas dengeleri bozmaması durumunda 2015 yılının ikinci yarısı belki de tahmin edildiği kadar kötümser geçmeyebilir.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak Aralık ayı enflasyon rakamları ve Hazine Müsteşarlığı’nın bugün ve yarın düzenleyeceği toplam 5 borçlanma ihalesi yakından takip edilecektir. Haftanın geneline bakıldığından ise Cuma günü ABD’de açıklanacak Aralık ayı tarım dışı istihdam verisi haftanın en önemli gündem maddesini teşkil ediyor. Haftasonu TCMB’nin döviz munzam oranlarında ve Rezerv Opsiyon Katsayılarında yapmış olduğu ayarlama nedeniyle Türk Lirası’nın kısmen de olsa haftaya olumlu ayrışma ile başlayacağını ancak yukarda ve aşağıda grafikler yardımı ile anlatmaya çalıştığımız üzere doların daha da güçlendiği ve petrolün ivme kaybetmeye devam ettiği bir ortamda TL’nin küresel gelişmelerden ayrı kalmasını beklemek pek doğru olmayacaktır.
EUR/USD’de bir sonraki önemli destek seviyesi 1,1870 ve 1,1640… Bu seviyelerin altı teknik olarak boş görünüyor…
2013 yılına dolar karşısında 1,37’li seviyelerden başlayan EUR, yıl içerisinde 1,40’lı seviyelere kadar çıkmasının ardından zayıf Avrupa ekonomik aktivitesini canlandırmak adına Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atmış olduğu genişleme yönündeki adımlar ardından yılı 1,21 seviyesinde tamamladığını görüyoruz. Avrupa cephesinde işlerin iyiye gitmediği ve enflasyonun 2015 yılının büyük bir kısmında negatif seyredebileceği beklentisinin de artması ile ECB’den 22 Ocak tarihinde düzenlenecek olağan toplantından yeni genişleyici yönede adım geleceği beklentisinin de artığını görüyoruz. Bir tarafta deflasyon endişeleri yaşanırken, diğer tarafta Yunansitan konusu zihinleri yeniden meşkul etmeye başladı. Yunanistan’da anketler Euro ve hatta AB üyeliğine karşı görünen Syriza partisinin kazanacağına işaret etmesi, EUR üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor. Yılı kabaca % 13 değer kaybıyla tamamlayan EUR, ECB’den devlet tahvil alımlarının da içinde olduğu yeni bir genişlemle adımına hazırlandığı yönde artan beklentilerin de yardımı ile Haziran 2010’dan bu yana en düşük seviye olan 1,1880’lu seviyelere kadar geri çekildi. Bir sonraki önemli destek seviyesinin 1,1640 seviyesinden olduğunu görüyoruz. EUR’ya yönelik devam eden negatif beklentiler paritede ilave kan kaybının devamını sağlayabilir.

GBP/USD’de teknik olarak 1,4825 seviyesine doğru bir hareket mümkün görünüyor…

Dolar endeksi son 7 yılın en yüksek seviyesinde…
Doların sepet olarak önde gelen gelişmiş ülke para birimlerine göre değerini gösteren sepet son 7 yılın zirvesine yükseldi…

Petrol’de kan kaybı devam ediyor…
Yılı kabaca % 50 değer kaybı ile tamamlayan petrolde kan kaybı deva ediyor. ABD’de petrol stoklarının azaldığını gösteren son verilere rağmen Brent cinsi petrolün varil fiyatı Cuma günü 55 dolar/varil seviyesine geriledi. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme, küresel risk iştahını negatif etkilemeye devam ediyor.

































