Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Fabrika ayarları

Fabrika ayarları

CTP’de 1990’lı yılların ilk yarısında değişim için düğmeye basılmıştı.

Kırmızıdan yeşile dönen renk değişimin bir göstergesi idi.

Ve değişimle ilgili tartışma çok önceden parti içinde yaşanmıştı.

Ama hiç bitmedi…

1994 yılında CTP ilk kez iktidar ortağı oldu. DP ile kurulan koalisyon hükümetleri ülkenin sorunlarına çözüm üretemedi. DP ile ortaklık 2 kez bozuldu, 3 kez yeniden kuruldu. Ama bir türlü bekleneni veremedi.

1996 yılında UBP yeniden iktidarın büyük ortağı olarak hükümete geri döndü.

1998 yılında CTP seçimlerde büyük bir yenilgi aldı.

CTP’nin o günlerdeki Genel Başkanı olan Mehmet Ali Talat görevi bırakıp gitmek istedi.

Ama çevresindekiler onu bırakmadı.

O gün Talat’ın etrafında kenetlenip ona sahip çıkanlar, bugün Talat için “Ağzı olup konuşan” herkesten birileri oldu!

CTP 2000’li yılların başından itibaren büyümeye başladı.

Annan Planı rüzgarı ve geliştirilen Birleşik Güçler modeli ile parti yeniden iktidara aday oldu.

2003 yılı sonunda yapılan seçimlerde CTP yüzde 30’ları aştı ve hükümete geldi. Ama bu kez büyük ortak olarak.

CTP’nin koalisyon ortağı yine DP idi ve hükümet kritik 26 vekilin desteğine sahip olarak kuruldu.

DP içinde yaşanan sancılar ve ardından gelen istifalarla hükümet azınlığa düştü.

Ancak iktidarda kalmaya devam etti. 2004 yılını KKTC bütçe yapmadan tamamladı ama arkasında hissedilir bir halk desteği olan CTP azınlık hükümetini kimse yıkmaya cesaret edemedi.

2005 yılında yapılan erken seçimlerde CTP tek başına iktidar olanağını yakalayacağı çoğunluğu kıl payı kaçırdı.

Küçük ortak olarak DP’yi yanlarına alarak yola devam ettiler.

Parti Başkanı Mehmet Ali Talat kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı seçildi.

2000’li yılların ikinci yarısında Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan CTP’den seçilen isimlerdi.

Neredeyse tüm kurumların başına CTP iktidarının onay verdiği isimler atandı.

Ama işler 2007’den sonra ters gitmeye başladı.

Emekli olup Mağusa’daki evine dönen Derviş Eroğlu yeniden partisi UBP’nin başına döndü.

2009 yılında yapılan seçimlerde UBP tek başına iktidara geldi.

Düşünün, ülkede 2004-2005 yıllarında halkın verdiği destek nedeniyle CTP’nin azınlık hükümetine yan bakılamadığı günlerden, tek başına UBP iktidarına giden gelişmeler yaşandı.

2010’da Eroğlu Cumhurbaşkanlığı makamını Talat’tan devraldı.

2013 yılında CTP yeniden iktidar olma şansını yakaladı. Üçüncü kez iktidara geldi. Hem de DP ile koalisyon hükümetini bozduktan sonra ebedi siyasi rakibi UBP ile de koalisyon kurarak…

Ama yine başarısız oldu.

Bu kez parti yönetimi ile hükümet arasında yaşanan tartışma ve çekişmeler nedeniyle hükümetten gitti. Parti Genel Merkezi ve Genel Başkanı kendi hükümetini bitirmek için ne gerekiyorsa onu yaptı.

Başka da birinin bir şey yapmasına gerek bırakmadı.

CTP’nin başına partiyi toparlamak üzere dönen 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat günün sonunda tam bir hayal kırıklığı yarattı.

CTP’nin kendi içindeki çok parçalı durumunu kısa zamanda toparlaması zor görünüyor.

Hele de partiyi Birleşik Güçlere kapatmanın bir beceri olduğunu, yola ilk başta çıkanların partiye yeterli olduğunu düşünenlerin sesinin daha çok çıktığı bir ortamda, CTP için işler çok daha zor olacak gibi duruyor.

CTP’nin gündemi fabrika ayarlarına dönüp dönmemek.

Yani 2016 yılında 1970’li yılların CTP’sine…

CTP kendi içinde zincirlerini kıramayıp kendi kendine yeni prangalar vururken, ülke hafta sonundan sonra yeni bir UBP-DP koalisyon hükümeti ile baş başa kalacak.

Bu arada Gezici’nin anketine göre Halkın Partisi’nin yükselişi devam ediyor.

Ne diyelim hayırlısı…