Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Maçın yıldızı Gary diye bir adam

 

Yakın Doğu Üniversitesi ile Lefke Avrupa Üniversitesi arasında dün akşam oynanan ve yüksek gerilimli maçı izleyenler şanslı ama BRT’den canlı verilmek istenen ancak LAÜ’nün itirazı nedeniyle verilemeyen maçı izleyemeyenler şanssızdı.
Maçın gerilimli geçeceği hafta içinde LAÜ Antrenörü Orhun Mevlit’in açıklamaları ile belliydi. İki taraf da maça hazırlıklı geldi. Yakın Doğ Üniversitesi de, Lefke Avrupa Üniversitesi de seyircilerini maça getirerek takımlarının arkasında olduklarını gösterdi. Ama maç içinde yaşanan küfürler ise hiç hoş olmadı. Maç seyircisiz oynanmaktan son anda döndü. Hakemler iki kez anons yaptırdı. Üçüncü anons olsa maç seyircisiz devam edecekti. Bundan kurtulduk.
Gelelim maça. Yakın Doğu Üniversitesi iyi başladığı maçı az kalsın yüzüne gözüne bulaştırıyordu. Faul problemi yaşayan rakip karşısında neden içeriden oynanmadığını ne ben ne de tribünler anlayamadı. İçeriye ya gireceksiniz ya da uzunlarınıza topları indirip rakibin faul sorunu yaşayan oyuncularının üstünden sayı bulacaksınız. Bunu son bölümde yapmaları maçı onlara getirdi.
Gecenin yıldızı ise hiç kuşku yok ki uzun bir sakatlık yaşayan ve yeni yeni toparlanan Porto Rikolu oyun kurucu Gary Brownie oldu. Gary hem oynadı hem de oynattı. Maçın da kahramanı oldu. Pesic’in, Tasic karşısında zaman zaman zor anlar yaşaması beni hayrete düşüren bir olaydı. Halil’in de bu gerilimli ortamda 14 sayı atması ve sakin kalması gecenin önemli bir noktasıydı. Ama YDÜ’de gizli kahraman genç Ferit oldu. 11 sayı attı, savunma yaptı ve hocasının istediklerini sahaya kusursuz yansıttı. Yakın Doğu bu oyunla play-off’ta ne yapar sorusu için çok ama çok erken. Ama bu oyunun üstüne hem savunma hem de hücum anlamında daha bir şeyler koymalıdırlar. 
Lefke Avrupa Üniversitesi Antrenörü Orhun Mevlit maça öyle bir beşle başladı ki, bir anda 11-0 geriye düşünce aklı başına geldi. Ne Hasan, ne de Burak’la aynı anda oynanmaz. Burak ile Nevzat’la başlamak en akıllıca işti. Daha sonra bunu yaptı ama bu da maçın kaybedilmesinde önemli bir etken oldu. LAÜ’de evet oyun kurucu sıkıntısı yaşanıyor ama mevcutlarla bu iş Burak – Nevzat’la olur. Başka macera da aranmaz. Ross’un yanına etkili bir şutör koyulamayınca maç da kaybedildi. Evet Burak cesareti ile takımını ayakta tuttu ama kaptan Ahmet Dağer maç içinde saman alevi gibi parlayıp ondan sonra yokları oynadı. Hasan gibi sayı atma potansiyeli olan bir adam savunma yaptırılınca hem bir anda faul problemi yaşadı hem de katkı veremedi. LAÜ üçüncü periyodun başında doğru işler yaptı ve bir anda farkı 1’e indirdi ama gerisini getirmedi. Orhun Mevlit bu takıma çok şeyler katıyor ve katacak ama sadece saha ile ilgilense hiç fena olmaz. Saha dışında yaptıkları ve dün gece takımı siyah forma ile maça çıkarması bana göre doğru bir yaklaşım değildi. Evet, Orhun hoca, LAÜ’ye heyecan getirdi. Evet bu ekiple play-off’a giriyor ama sakin olması şart.
Maçın hakemleri Ulviye Beşe ile Nusret Sırdar oyunun kontrolünü hep ellerinde tuttu. Ne sertleşmeye izin verdiler ne de tribündeki taraftarların taşkınlıklarına. Teknik Komiser Soner Evitan da kontrolü sağlamak için iki kez anons yaptırdı. Üçüncü gelse seyirciler salon dışına gönderilecek maç da öyle devam edecekti. Bu da Evitan’ın bir anda tansiyonu düşürme operasyonu oldu ve maç sağ salim tamamlandı.