DAÜ’yü yöneten “Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı” Anayasa’ya aykırıdır!
Bu yazının amacı DAÜ’yü yönetmek için yasa ile kurulan “Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı”nın Anayasa’ya aykırı olduğu savını incelemek ve gerçeği ortaya çıkarmaktır. Bu nedenle araştırmada kişi ve kurumlar değil KKTC Anayasası ve hukukun üstünlüğü ilkeleri temel alınmıştır. Anayasa ve yasalara aykırı bir durum varsa bunu ortaya koymak ve düzeltilmesini sağlamak başta akademisyenler olmak üzere herkesin görevidir.
Vakıflar
1571 yılında Osmanlıların Kıbrıs’a gelişi ile kurulan, 1878’de İngiliz idaresine geçen Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF)’nin asıl sahibi olan Kıbrıs Türk halkına devri, Kıbrıs Türkü’nün mücadelesi ve Dr. Küçük’ün çabaları sonucunda 15 Nisan 1956’da gerçekleşmiştir. Kıbrıs Vakıflar İdaresi günümüzde, tarım, turizm, emlak, eğitim, kültür, dini hizmetler ve bankacılık gibi alanlarda faaliyet göstermekte olup kaynaklarını da Kıbrıs Türk insanının ihtiyacı olan alanlarda fayda sağlamak yönünde kullanmakta olup Avrupa Vakıflar Birliği üyesidir.
Vakıf nasıl kurulur?
Vakfiye, vakfın şartlarını gösteren, diğer bir anlatımla, vakfedenin, vakfıyla ilgili olarak Mahkemede, hakim önünde yaptığı ikrar ve hakimin vakıf hakkında hükmünü ve vakfedenin vakfı üzerinde ileri sürdüğü koşulları içeren Mahkemece tescil edilen bildirge olup vakfiyede şu hususlar bulunur:
“Tanrıya hamd ve övgü; vakıf yapanı adı ve unvanı doğum yeri, mütevelli olacakların isimleri, vakf olan mal mülk para, vakf olan malların nasıl idare edileceği, gelirlerin nerelere harcanacağı, hakim veya mahkemenin gerekliliğine ilişkin hükmü, isim, imza, mühür ve tanıklar.”
Mahkemece mühürlenip onaylanan Vakfiye sicile geçirilir, tutanağı yapılır ve ilgililere birer sureti verilir. Bu aşamadan sonra ne vakfeden, ne varisler ve ne de Evkaf İdaresi bu vakıftan dönemez; vakfı değiştiremez ve bozamaz. Vakıf malları devredilemez ve satılamaz. (Fasıl 337 Evkaf ve Vakıflar Yasası; madde 25)
Vakıfları koruyucu yasal tedbirler
Fasıl 337 Evkaf ve Vakıflar (Cap 337 Evcaf ve Vakfs) Yasası’nın 30(4) maddesine göre “Yeteneksiz (incapable) veya bir vakfı idare etmeye ehil bulunmayan (unfit) biri mütevelli Evkaf İdare Meclisi kararı ile görevden uzaklaştırılabilir.”
Yine aynı yasaya göre, mütevellilerin bir vakfı keyfi ve kötü yönetmesi (mismanagement) durumunda, Evkaf İdare Heyeti’nin o vakfa müdahale ederek mütevellileri görevden azletme (azil) ve yerlerine idare memurlarını atama yetkisi vardır.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Anayasa’da Vakıflar
KKTC Anayasası, Madde: 131 (1) de Vakıflar konusunda şöyle denmektedir:
“Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesi: Vakıf kuruluşu ve Temel Evkaf Kuralları (Ahkamül Evkaf) bu Anayasaca tanınır.”
18/1986 sayılı DAÜ Kuruluş Yasası’nda Vakıf
18/1986 sayılı Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Kuruluş Yasası Tefsir Maddesi 2’de ise aynen şöyle yazmaktadır:
“Vakıf” bu yasa kapsamında ve Anayasa’nın 131’inci maddesi dışında kurulan tüzel kişiliğe sahip kuruluşu anlatır.
Bu madde açıkça Anayasa’ya aykırı olup Anayasanın amir hükmü hilafına 18/1986 sayılı yasa ile bir vakıfın, yani Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı’nın yasa ile kurulduğu ilan edilmektedir. Oysa “Vakfın” tanımı şöyle olmalıydı:
“Vakf”, KKTC Anayasası’nın 131. Madde kapsamında “Temel Evkaf Kuralları (Ahkâmül Evkaf)” uyarınca kurulan ve tescil edilen tüzel kişiliğe sahip kuruluşu anlatır. (Fasıl 337)
KKTC Anayasası’nın 131’inci maddesinde belirtildiği üzere bir Vakıf, Temel Vakıf Kurallarına (Ahkamül Evkaf) göre kurulur.
Yasa ile Vakıf kurulacaksa bir başka yasanın içinde, “Anayasa’nın 131’inci Maddesi’nin dışında” demekle değil; Vakıflar Yasası’nda yasal değişiklik yapmakla yeni bir vakıf türü icat edilmiş olabilir.
Müstesna Vakıf, Mazbut Vakıf ve Mülhak Vakıf türlerinin dışında eğer bir dördüncüsü ve de dünyada benzeri olmayan, devlet tarafından yasa ile “Devlet” Vakfı kurulacaksa, bunun yolu herhalde Anayasa’nın 131. Maddesi’ne bakılmaksızın diyerek vakıf kurmak olamaz.
Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı
Anayasa Madde 7:
(1) Yasalar Anayasaya aykırı olamaz
(2) Anayasa kuralları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, Devlet yönetimi makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Görüldüğü üzere hiçbir yasa anayasaya aykırı olamaz.
Nerede hata yapıldı?
Yasalarımızda “devlet veya özel sektör okul, üniversite kurabilir. Ancak devlet yasa ile okul, üniversite açar” denilmektedir. (Milli Eğitim Yasası)
Yani devlet yasa ile üniversite kurar. Kuracağı üniversiteyi idare etmek için ayrıca yasa ile Eğitim Vakfı kurmasına gerek yoktur.
Devlet üniversitesi yasa ile kurulduğu için zaten tüzel kişiliği vardır.
Devlet üniversitelerinin nasıl yönetileceği ise Türkiye örneğinde vardır.
Türkiye örneğinde özel üniversitelerin nasıl kurulup çalışacağı da bilinmektedir.
Türkiye’de özel bir üniversite kurabilmek için önce malı-mülkü ve parası olan bir vakıf kurulur. Vakıflar Yasası’na göre kurulup tescil edilen bu vakıf daha sonra Üniversite kurma izni alma için YÖK’e başvurur.
YÖK inceleme yapar ve durumu Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirir. Milli Eğitim Bakanlığı ise başvuran vakfın üniversite açabilmesi için Kanun Tasarısı hazırlar ve Meclise sevk eder. Tasarı Meclis’ten geçerse üniversite kanunla kurulmuş olur. Türkiye’de tüm yükseköğrenim kurumları, ister devlet ister özel olsun, hepsi kanunla kurulur. Özel üniversitelerin sahipleri ise Vakıflar Yasası’na göre kurulan (özel) vakıflardır.
Kafa karıştıran ise buradaki “özel” kelimesidir.
“Özel” vakıf olabileceğine göre niye “Kamu” Vakfı yani “Devlet” Vakfı da olmasın diye akla bir soru gelebilir.
Bu kavram karışıklığının üniversite reklamlarına da sıkça yansıdığı bilinmektedir.
Örneğin, “Kar Amacı Gütmeyen ve Bir Devlet Vakfı olan” ya da “Kar Gayesi Olmayan Bir Özel-Devlet Vakfı” veya “Kamu Malı Devlet Vakfı” gibi saçmalıklara basında rastlanmaktadır. Her şeyden önce, bir vakıf kimler tarafından ve ne için kurulur sorusuna yanıt verdiğimizde doğru yolu bulmuş olacağız.
Evet, vakıf özel şahıslar tarafından kurulur. Bu şahıslar para ve mal varlıklarını bu vakfa vakfeder. Amaç insanlar için, toplum için hayırlı bir iş yapmaktır. Amaç topluma hizmet etmek ve faydalı olmaktır. Amaç bireysel değil toplumsaldır. Kamuya hizmettir.
Şahıslar tarafından topluma hizmet için kurulan vakıflara, birçok faaliyetlerinin yanı sıra üniversite kurma izni de verilmektedir. Devletin denetiminde olan ancak devlet tarafından kurulmayan bu üniversitelere ise “Özel Vakıf” üniversiteleri denmektedir. Aslında “özel” denilmekle üniversitenin “devlet”e ait (resmi) olmadığı, özel bir şirkete değil, bir vakfa ait olduğu belirtilmek istenmektedir.
Oysa, vakfın “özeli” veya “devleti” olmaz. Vakıflar en eski sivil toplum örgütleridirler.
Sivil toplum örgütleri ise bilindiği gibi devlet tarafından değil sivil kişiler tarafından oluşturulur ve amaçları kamusaldır. Bu nedenle Vakıflara “özel” vakıf veya “devlet” veya “kamu” vakfı demek temelde yanlıştır. Zaten devlet vakıf kuramaz.
Dünya Vakıflar Örgütü’ne üye olan Evkaf İdaresi’nin, kendi mevzuatı dışında kurulan “devlet” vakıflarını dünyaya nasıl izah ettiği ise ayrı bir merak konusu olmaya devam etmektedir.
Sonuç
Sonuç olarak, DAÜ’yü yöneten Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı Anayasa’ya ve Temel Evkaf kurallarına aykırı olup yaptığı tüm işlemleri geçersizdir, butlandır.
Nasıl ki, yıllarca Sayıştay Başkanı Anayasa’ya aykırı bir şekilde seçiliyor ve faaliyette bulunuyor idi ise Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı ve Vakıf Yöneticiler Kurulu da Anayasa’ya ayrı bir şekilde faaliyet göstermeye devam etmektedir.
DAÜ’deki VYK’nın icraatlarından mağdur olanların ise DAÜ’yü yöneten Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfının ve Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile 19/1986 sayılı yasanın ilgili maddelerinin iptali için Yüksek Mahkemeye başvurmaları en doğal hakları olduğu gibi hükümetin de Anayasa’ya aykırı olan bu durumun ortadan kaldırılması için acilen yasal düzenlemeler yapması gerekmektedir. Halen DAÜ Yasası için Meclis’te özel komisyon kurulmuşken bu konunun da ele alınması gerekir.
































