Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Beşeri sermaye yatırımları

 

Beşeri sermaye deyimini iktisat bilimine, 1979 yılında Nobel Ekonomi ödülünü alan Theodore Schultz kazandırdı. Schultz’un 1960’ların başında bu kavramı ortaya atmasından bugüne, ülkeler arasındaki ekonomik büyüme farklılıklarına zaman içinde biriktirilen kullanışlı beceri ve bilgilerin yol açtığı artık genel kabul gören bir fikir. Aynı şekilde, bir ülkedeki kişiler arası ömür boyu gelir farklılıklarını da büyük oranda beşeri sermaye farklılıkları belirliyor.
* * *
Beşeri sermaye ise genelde eğitim ve sağlık alanlarında yapılan yatırıma bağlı olarak artıp azalıyor.
* * *
Amerika ve Avrupa ülkelerinde alınan eğitimin kişilerin verimliliğini nasıl etkilediği en ince detayına kadar hesaplanıyor. Bu hesaplamalar, özellikle Amerika’da abartılı bir şekilde yapılıyor. Örneğin, liseden sonra dört yıllık bir üniversite eğitimi almanın ortalama olarak eğitimi alan kişinin yıllık kazancını ne kadar artırdığı son kuruşuna kadar tahmin ediliyor. Değişik alanlarda alınan üniversite eğitiminin konusuna göre ne kadar iyi bir kişisel yatırım olacağı, yani gelecekteki kişisel geliri ne kadar artıracağı da öngörülüyor. Örneğin Georgetown Üniversitesindeki Eğitim ve İşgücü Merkezi’nin yaptığı bir çalışmaya göre, petrol mühendisliği 120 bin dolarlık medyan yıllık maaşla birinci sırada yer alıyor. Bu alanda çalışanlar denizlerdeki petrol platformlarında ve benzeri riskli ortamlarda çalışıyorlar ve aynı zamanda da petrol piyasalarındaki dalgalanmalara bağlı olarak beklenmedik bir anda işlerini kaybetme tehlikesiyle yaşıyorlar. İkinci sırada ise 105 bin dolarlık yıllık gelirle eczacılık geliyor. Sağlığına önem veren ve yaşlanan nüfusu çok olan Amerika gibi ülkelerde doktorların yazdığı reçeteleri hazırlayan ve ilaç alacak olanlara bilgi veren eczacıların ikinci sırada olması da pek şaşırtıcı değil. Spektrumun diğer ucunda, en az gelir getiren üniversite eğitiminde, birinci sırada 29 bin dolar yıllık medyan gelir ile danışmanlık ve psikoloji var. İşin kötüsü özellikle sosyal psikoloji konusunda üniversite eğitimi alanlar arasında işsizlik oranı da çok yüksek; neredeyse %20! İkinci en az gelir sağlayan eğitim ise okul öncesi eğitim. Bu alanda üniversite eğitimi alanların büyük bir kısmının hem bayan hem de azınlıklar olması da, ücret ayrımcılığından dolayı, ortalama gelirin 36 bin dolar gibi düşük bir seviyede kalmasına sebep oluyor diye düşünülüyor.
* * *
Araştırmacılar daha da ileriye giderek, aynı alanda diyelim inşaat mühendisliği alanında alınan eğitimin sağlayacağı gelirin, mezun olunan üniversiteye göre ne kadar fark edeceğini bile hesaplıyorlar. Bu niye böyle? Çünkü Amerika’da üniversite eğitimi, Avrupa ve bazı diğer yerlerdekinden farklı olarak, tamamen kişilerin özel kaynaklarıyla finanse ediliyor ve dört yıllık üniversite eğitimi ortalama 200 bin dolarlık büyük bir harcama yapmayı gerektiriyor. İşin ilginç tarafı bu maliyet üniversitede hangi konuda eğitim aldığınıza göre de değişmiyor!
* * *