Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Magazin

Sema Şimşek “Günümüz mankenleri bencil”

Bir dönem podyumlarda fırtına gibi esen ve modacıların ilk tercihi olan Sema Şimşek, oyunculuk sektöründe de kendini kanıtladı. ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisindeki performansıyla adını aranan oyuncular listesine ekleyen Şimşek, korku filmi olan ‘Dabbe 6’ filminde rol alarak, kariyerinde ilk kez farklı bir deneyime imza attı. Şimşek, mankenlik döneminden popüler sinemaya kadar birçok konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu

‘Dabbe 6’ filmindeki rolünüzden biraz bahsedebilir miyiz?
“Karakterimin ismi Zeren. Kardeşinin içinde bulunduğu durumla ilgili savaş veren bir kadını oynuyorum. Onu cinlerden kurtarmaya çalışıyorum. Daha önce korku filmlerine karşı bir fobiniz varmış.  İzleyememe durumu oluyor bazen. Saçım önüme gelir, kulaklar tıkanır. Çünkü sestir ya sıçrattıran. Saçlarımın arasından falan izlerim. İş oyunculuğa gelince başka. Adrenalin, zorlu çekim şartları, makyaj. Senaryoyu okuduğumda hemen ‘evet’ dedim.”

Nasıl yendiniz bu korkuyu?
“İlk kez bir korku filminde oynadım ama son olacağını zannetmiyorum. Çok keyif aldım. Hasan Hoca (Karacadağ) işini çok iyi bilen bir yönetmen. Beni de iyi yönlendirdi.”
Senaryoda sizi ne etkiledi?
“Senaryo farklıydı, tehlikeli sahneler vardı. Adrenalin katsayım şahane arttı. Ben dalış yapıyorum, binicilik, eskrim, arabayla 200 km’ye çıkarım. Görüntümün aksine, çok kırılgan değilim.”

Üzerinde çalıştığınız diğer filmler de festivallerde gösterime girecek. Böyle bir yöneliş mi var sizde?
“Senaryodaki derinlikleri seviyorum, ilk filmlere katkıda bulunmayı da. Ayrıca oyuncu açısından da çok önemli. Popüler sinemayı da dışlamam ama… Ben işimi seviyorum. Hepsine ayıracak enerjim var.”
Korku filmi setlerinde hep ilginç olaylar yaşanır, sizin de başınıza geldi mi?
“Şakalar yapıldı tabii ki ama çok korkan arkadaşlarımız da vardı. Sette zaten düşünemiyorsun ama sanırım yorgunluktan olduğunu düşündüğüm bir karabasan gibi bir şeyi setin bitmesine iki gün kala yaşadım. Ama çocukluğumdan alışkın olduğum için ‘yine mi?’ dedim. Dualarla falan gitti. Korkma şansım yoktu. Gece çalışıp, gündüz uyuyorduk.”
İzleyip de etkilendiğiniz korku filmi var mı? Bu arada oğlunuz filminizi izledi mi?
“‘Diğerleri’, ‘6. His’ ve ‘Perili Ev’ filmi var. Rüzgar 7.5 yaşında ve filmi izlemeyecek. Belki 20 yıl sonra. Şu anda yaşı gereği hayal gücü korkulara çok müsait. Sete geldi, sahneleri izlemedi ama makyaj hazırlıklarını gördü. Ben de film makyajla yapılıyor algısı yaratmak istedim. İster istemez belli kanalları ve programları izlemesine müsaade ediyorum. Hiçbir şekilde haber falan seyrettirmiyorum. Çizgi filmlerde bile bir anlık sahne, Rüzgar’ın aylarına sebep oluyor. Daha küçükken DVD’sini aldığım filmleri o uyurken önce ben izliyordum, sahne zaman kodlarını alıyordum, oraya gelince atlatıyordum.”
 

Oyunculuk mankenliğin önüne geçti mi?
“Oyunculuk da hep vardı, reklam oyunculuğum 16 yaşında anne rolüyle başladı. Tabii ki yaş gereği mankenlik artık bir adım daha geride. Zaten iş seçerim ama beni mutlu edecek işleri.”
Sizin jenerasyondan sonra mankenlik çehre mi değiştirdi?
“Kesinlikle. Eskiden defileye giderken yanıma hiçbir şey almazdım. Şimdi telefonumun şarjını, onun yedeğini bile alıyorum. Sıkılırsam bakarım diye. Hiç paylaşım yok. Bizim dönem mankenlerle kardeştik. 70 kişilik gruptuk ve hâlâ konuşuruz. Ben mankenlik sayesinde hayatımı, evimi, arabamı kazandım. Haftanın iki günü maksimum boş olurdu. Bir ayağımda 8, diğer ayağımda 10 yara bandıyla Ankara’dan İstanbul’a oradan da Antalya’ya giderdik.”
Oyunculuk sizin için daha garanti mi oldu?
“Hayır, o başka bir aşk. Kameranın önünde olmak başka bir şey. Sema’nın yapmayacağı şeyleri yapıyor olmak hoşuma gidiyor. Çığlık, tokat atmak, kötü olmak. Fahişelik bile yaptım. Sema asla yapamaz. O beni mutlu ediyor, deşarj oluyorum.” 
Rüzgar’da oyunculuğa dair bir heves var mı?
“Rüzgar, o kadar merhametli ki… Bir teklif geldi. Beni ittirmesi gerekiyordu. ‘Ben düşüneyim’ dedi. Akşam oldu, gözleri dolu bir şekilde “Ben bu filmde olmak istemiyorum anne” dedi. “Film için bile olsa sana şiddet uygulamak istemiyorum. Sonra çok üzülürsem” sözlerini duydum. Çok yeteneği var, inanılmaz mimikleri bir çocuk. Bazen anlatırken sadece onu izlediğimi fark ediyorum. Seçim onun, üniversite okuması lazım.” 
İsminizi skandallardan uzak tutmayı nasıl başardınız?
“Anne olduktan sonra başka bir kadın oldum, çok güçlü bir kadın. Koruma kalkanım var. İnsanların çoğu tanıyana kadar soğuk ve suratsız olduğumu düşünür. Huzur benim için çok önemli. Beni huzursuz edecek her şeyden hayatım boyunca kaçmışımdır. Bana getirisi çok büyük olacak olsa dahi. Huzurum bana neyi getiriyorsa onu yaşadım. Popülarite de oldu, hazmederek yaşamak farklı tabii.”