Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Coğrafi tescil ve KKTC rakısının geleceği

 

Geçtiğimiz hafta, Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı Rakının coğrafi tescili konusunda basına yaptığı açıklamada, Türkiye’de rakı tescili için yapılan başvuruda Kıbrıs’ın da bu coğrafi tescile dahil edilmesini istediklerini fakat bu talebin bazı sivil toplum örgütlerinin karşı çıkması sonucu kabul edilmediğini açıkladı. Ben de bugünkü yazımda, KKTC’deki rakı üretimi, ihracatı ve coğrafi tescili noktasında yaptığım araştırma sonucunda elde ettiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle üretim yapan firmaların mevcut durumu ile ilgili bilgi vermek istiyorum.
KKTC’de rakı üretimi yapan 4 adet firma vardır. Kendi markalarını üreten firmalar ürünlerini sadece KKTC piyasasında satmaktadırlar. KKTC piyasasının %15’lik kısmını oluşturmaktadırlar. Piyasanın geri kalan kısmını KKTC’de bazı Türkiye markalarının şişelemesini yapan yerli Taşel firmamız ve Türkiye’den ithal edilen diğer markalar tutmaktadır. Türkiye markaları için şişeleme yapan başta Taşel olmak üzere bazı firmalar bu ürünleri sadece Türkiye serbest bölgesine (Duty Free) satabilmektedir. Türkiye iç pazarına satış yapılamıyor. 2012 yılında çoğunluğunu Taşel’in gerçekleştirdiği, toplam olarak 10.5 milyon USD’lık bir ihracat gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 1 milyon Litre satış yapılmıştır. KKTC’deki rakı üreticisi firmalar milyonlarca USD tutarında yatırım yaparak tesislerini kurmuşlardır. Şuanda yaklaşık bu tesislerde 120 kişi çalışırken eskiden bunun 2 katı istihdam vardı. Şu anda, Taşel dışındaki firmaların kapasite kullanım oranları çok düşüktür.

Öte yandan,2012 yılında Türkiye’den KKTC’ye 303,557 litre rakı ithal edildi ve karşılığında 2.9 milyon USD ödendi.

Gelelim rakının coğrafi tescil konusuna. KKTC ile TC arasında yıllardır rakı ihracatı hususunda tartışmalar yaşanmaktadır. Tartışmaların merkezinde rakının sadece Türkiye’de üretilebilecek bir kültürel içki olduğu iddiası üzerinde durulmaktadır.

Aslında rakı, sadece Türkiye’ye özgü bir kültür değildir. Kıbrıs’ta 1571’den beri Türk kültürünün olması, rakının Kıbrıs Türk kültürüne de ait olduğunu göstermektedir. Rakı yüzyıllardır bir değer olarak Kıbrıs Türk kültüründe vardır ve yaşatılmaktadır.
Benzer tartışmalar, Yunanistan tarafından üretilmekte olan “Uzo” içkisiyle bağlantılı olarak da geçmişte yaşanmıştı. 1989 yılında AB Konseyi “Uzo” içkisi sadece Yunanistan’da üretilir şeklinde bir karar üretmişti. Daha sonra Güney Kıbrıs AB’ye girerken, Kıbrıslı Rumlar “Uzo” içkisinin kendi kültürlerine de ait olduğunu iddia etti ve Yunanistan’ın da bunu desteklemesiyle Mayıs 2004 yılında AB Konseyi “Uzo” içkisinin sadece Yunanistan ve Kıbrıs’ta üretileceği kararını aldı. Bu kararla Yunanistan Kıbrıs’ta Grek kültürünün varlığını kabul ederek “Uzo”nun tüm Grek’lerin milli içkisi olduğunu kabul etti.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın rakı konusundaki gösterdikleri dayanışma ve başarının benzerini Türkiye ve KKTC’de gerçekleştirmelidir. Çünkü rakının sadece Türkiye’nin milli içkisi olarak kabul edilmesi hem KKTC’nin Türkiye iç pazarına ihracatını engellemekte hem de ilerde Kıbrıs sorununun çözümü veya Türkiye’nin AB’ye girmesi durumunda rakının KKTC’de üretilmesine engel olabilecektir. Geçtiğimiz yıllar içerisinde KKTC ve TC arasında rakı konusunda bazı resmi girişimler yapılmış ve bu bağlamda 1997 yılında KKTC ve TC arasında alkollü içeceklerin Türkiye’ye ithali konusunda işbirliği protokolü imzalanmıştır. Bu protokole göre “Kıbrıs Rakısı” adı altında yılda 3 milyon litreye kadar rakı ithaline izin verilmesi öngörülmüştü. Fakat bu protokolün icraata dönüşmemesi ve bir türlü uygulanmaması sebebiyle bu protokole güvenerek üretim kapasitelerini artıran alkollü rakı üreticileri mali sıkıntılar yaşadılar. Ayrıca sektörde de kullanılmayan fazla kapasite oluşmuş oldu.

Şu anda KKTC’den TC iç piyasasına rakı satışını olumsuz etkileyen 2 engel bulunmaktadır. Birincisi 2005 tarihli Türk Gıda Kodeksi Alkollü İçkiler Tebliği’nde rakının sadece Türkiye’de üretilen içki olduğunun belirtilmesidir. 2’nci engel de 2009’da Türk Patent Enstitüsü’nün verdiği Coğrafi İşaret Tescil Belgesi’nde rakıyı sadece Türkiye’de üretilen alkollü içki olarak tanımlamasıdır.
Yapılan bu tanımlamalar KKTC’deki rakı üretimini ve ihracatını olumsuz etkilemektedir. KKTC’de üretilen rakının, Türkiye’de de rakı olarak kabul edilmesi için gerekli tüm girişimler yapılmalı ve Türkiye’deki mevzuattaki rakı ile ilgili tanımlar KKTC’yi de içerecek şekilde değiştirilmelidir.
Rakı üreticilerimizin temel isteği, kendi markaları ile ürettikleri rakıları Türkiye iç pazarına, Duty Free’lere satabilme imkanı bulabilmeleridir. Çünkü uygun fiyatta ve kalitede ürettikleri ürünlere güvenmekte ve rekabet güçlerine inanmaktadırlar.