Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Futbol sadece futbol değildir

 

FIFA ve UEFA başkanları, 5 Kasım 2013 tarihinde, Uluslararası Futbol kuralları temelinde hazırladıkları geçici metnin içeriğini tartışmak ve değerlendirmeler yapmak üzere, Kıbrıs Türk ve Rum Futbol Federasyonu Başkan ve heyetlerini, Zürih’te toplantıya çağırdı. Kıbrıs’taki federasyonlar da toplantıya katılacaklarını bildirdiler.

Bu karar açıklandıktan sonra, KKTC’de ateşli tartışmalar başladı ve halen devam ediyor. Toplumun büyük bir kısmı, görüşmelere destek veriyor. Bir kısım ise futbolda Rumların boyunduruğu altına girilecek ve arkası çorap söküğü gibi gelecek diye panik yaparak, korkularını, endişelerini dile getirerek eleştirilerde bulunuyor.

Gelin, konuya birlikte objektif olarak bakmaya çalışalım. Futbol, gerek yarattığı ekonomi, gerekse de insanları, toplumları kaynaştırması açısından sadece bir oyun değildir. Unutmayalım geçmişte de ABD ile Çin arasındaki ilişkileri, başka bir spor dalı olan, masa tenisi maçları başlatmıştı.

FIFA ve UEFA bilindiği üzere, 2008 yılından beri, Kıbrıs’taki 2 Federasyon arasında işbirliği yapılması için girişimlerde bulunuyor. Yani FIFA ve UEFA ilk kez devrede değil. Kıbrıs Türklerinin Futbol’da uluslararası arenada yer alabilmesi için çalışmalar yapıyorlar. Bu çalışmalar, bizim için önemli bir çıkış noktası olacaktır. Kıbrıs Türk gençleri dünya ile buluşma imkanı yakalayabileceklerdir. Bugüne kadar birçok yetenekli jenerasyon, uluslararası arenadan uzak kalarak harcandı, gitti.

İçinde bulunduğumuz durum bir kısır döngüdür. Mevcut durumda KKTC’de futbola harcanan paralar ve emeklere yazık olmaktadır. Futbola, ülkemizde önemli kaynaklar aktarılmasına rağmen, beklenen gelişme olmamakta, gençler de motivasyonlarını kaybetmektedirler. Futbol sektöründe harcanan astronomik rakamlar, dış temas olmamasından dolayı devamlı sorgulanmaktadır. Bu paraların kendi kendimize oynadığımız bir arenada harcanması ekonomik akla uygun mudur diye tartışmaları yapılmaktadır.

Bu yapı sürdürülebilir bir yapı değildir. Bu yapıdan kurtulma ve dünyaya açılmak ve uluslararası camiada yer almak için yapılacak girişimler ve müzakereler her zaman desteklenmelidir. Diyalog olan her yerde, sorunların çözümlenmesi için her zaman bir umut mutlaka vardır.

Zürih’te yapılacak olan Kıbrıs’taki futbolun geleceği ile ilgili görüşmeler başlamadan yapılan spekülasyonlar, polemikler ve eleştiriler bence çok gereksizdir. Öncelikle Federasyon heyeti gitsin, görüşsün, metin bir ortaya çıksın bakalım, sonra ne söyleyeceksek söyleriz. Çünkü Zürih’te ortaya çıkacak olan metni görmeden, olumsuz fikir beyan etmek sağlıksız bir adımdır. Metin ortaya çıktıktan sonra, ilgili taraflara, kulüplere, basına ve tüm kamuoyuna açıklanacaktır.

Kamuoyu, şekillenecek geçici anlaşmanın içeriğini görecek ve bütün paydaşlar metnin içeriğini tartışma ve değerlendirme ve fikrini söyleme imkanı bulacaktır.

Bugüne kadar Türk ve Rum Futbol Federasyonlarının FİFA ve UEFA’nın bilgisi dahilinde yaptıkları görüşmelerin, iyi niyetli ve olumlu gittiği kamuoyunun bilgisindedir. Kıbrıs Türk tarafının beklentileri anlaşma metnine yansırsa, KTFF buna rahatlıkla onay verecektir. Ancak, metne beklenmeyen sürpriz konular girerse ve Kıbrıs Türk tarafını memnun etmez ise özerk KTFF’nin tüm kulüplerden oluşan genel kurulu, herhalde buna evet demeyecektir. Bu yüzden, bir bardak suda fırtına koparılmamalıdır.

Geçici anlaşmayı oluşturacak metinde, kazan-kazan politikası ön plana çıkarsa kabulü kolaylaştıracaktır. Kıbrıs’taki her 2 Federasyonun da %100 memnun olacakları bir anlaşmanın ortaya çıkması mümkün değildir. Asgari müşterekler ve hassasiyetler dikkate alınırsa, uzlaşmanın gerçekleşmesi daha kolay olacaktır.

FİFA ve UEFA’nın, müzakerelerin başarıya ulaşması için, Ada’nın Futbolla birleşmesi misyonu ile hareket ederek, hassas noktaları dikkate alacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak, süreç devam ederken, büyük emek sarf eden kişileri rencide ederek, küçük düşürerek, asılsız itham ve hakaretlerde bulunmak, kimseye yarar getirmez ve ilerde büyük pişmanlıklar yaratır.

 

Toplumun ve kamuoyunun önemli bir çoğunluğunun desteğini almış olan Futbol Federasyonu Yönetimi, ülke gençliğinin önünün açılması için doğru bir güzergahta ilerlemektedir. Ülkesini seven insanlar, ülkesinin ve toplumunun zararına olabilecek bir yola çıkmazlar. Bu yüzden görüşmeden, diyalogdan ve müzakereden yanayız ve tarafız. Üstelik dünya ile bütünleşmeye ve uluslararası hukuk kurallarına en fazla ihtiyacı olan da Kıbrıs Türk halkıdır.

Kervan, yola çıkmıştır. Gerekirse yolda bozulup, toparlanacaktır ama hedefe varmak için yoluna devam edecektir. Federasyon başkanı ve heyetine ,yapılacak müzakerelerde başarılar diliyorum.