Bir yandan pastırma sıcakları’na müteakip sporda 11 ayın sultanı Tour’lu karpuz hellim âlemleri, diğer bir yandan Tayyip Bey dizaynlı Mehmet Ali Talat Bey’in Başkanlık Sistemi projesi, dış politika ivmelenmesi, ekonominin çöküşü, trafik terörü, sağlık, eğitim, tarım, turizm ve istihdamdaki sorunlar devam’eder bildik. E diğer bir yandansa bi’çok köşe yazarının bu aralar sık sık kaleme aldığı müzakereler, naneler ve de limonlar geyiği altında yer alan koalisyondaki Hacivat ve Karagöz Oyunları. “N’olacak bu memleketin hali! Vallahi bir bilen varsa yazsın da biz de öğrenelim. Sorunlar ha’bire kartopu misâli yuvarlana yuvarlana üzerimizde patlıyor” diyen bi’çok televizyon yorumcusu var. Buna karşılık da; “Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun” diyen bi’gençliğimiz var. Çocuklar da haklı, ne’re baksalar yangın yeri, kaos, kriz ve de doğal gaz merkezli siyaset’e ilişkin ağzı olan konuşsun modunda yalan, dolan, sahtekarlık ve de gösteriş işleri. İşte bizim bu çiftlikte becereksizliğimiz yanında, bilerek ve de isteyerek harcadığımız bi’hava yolları vardı; Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı hep birlikte bozdur bozdur harca yaptık ve de sonunda üş-beş kuruş sakal yapabileceğimiz turizm faaliyetlerine de geri geri çaktık. E hâl böyle olunca da spor turzmi mi? Geçiniz! Dört tarafı; bir kısmı bedava, bir kısmı ‘ücretli denizle’ çevrili bir adada yaşıyoruz. Spor ve turizm adaptasyonunda icraatımız yok. Dokuz ay güneş, bol oksijen ve müthiş doğa güzelliklerimiz var. İster dağ bisikleti, yelken kanat ve dağcılık yapın, ister yamaç paraşütü, treking ve diğer doğa sporlarını yapın. Aslında coğrafya güzelliklerimizi kullanan var ama devlet olarak bir plan ve stratejimiz var mı? Yok! bu gidişle olacağı da yok. 80’li yıllarda turizm plajda çadır kurma ile eşdeğerdi. Bugün ise birçok alternatifimz var. Sağlık, kongre, gençlik, kültür, çevre ve spor turizmi aldı başını gidiyor. Uluslararası spor organizasyonu düzenleme hakkını elde etmiş ülkelerdeki 32 değişik sektör maddi ve manevi desteği görüyor, tanıtım da cabası. Son dört sezondur yaklaşık 1500 takım hazırlık dönemini Antalya’da geçiriyor. Düşünün her takım en az 400 turistten veya futbolcudan oluşuyor hem de kaliteli ve para harcayan turistler bunlar. Gerçi bu konuda ‘gabak kesenimiz’ çok ama icraatta sınıfta kalıyoruz. Bırakın antrenman sahasını henüz rutin turistlerin su problemini çözemedi gariban turizmcilerimiz.E daha geçen gün motorcu arkadaşlarla hafta sonları doluluk oranı %100’e olan bir otele gittik. Şok olduk zira otelin %80’i İngiliz, %20’si İtalyandı. Fransız cinsinden yabancı bir biz kalmıştık. Gerçi hemen toparlanıp “Forza Milan” dediğimde coştu İtalyan gençler. Arkasına da “Forza İtalya”yla üç yumruk çektik hep birlikte! Bi’tanesine de eski Playboy Başbakan Silvio Berlusconi ve organize ettiği Bunga Bunga partilerini sorduk. Bizim adam Sardinya Adası’ndaki malikânesinde ha’bire çalışırmış(!) hâlâ daha. “Bunga Bunga nedir?” diye sordu ağır bir ağabey. İtalyan arkadaş da “havuz başı ıslak ve de sıcak partiler(miş)” dedi. Neyse, “Kıbrıs’ta turizim” deyince akla ya kumarhane gelir, ya da kârhane bildik. E bizde de Bunga Bunga partileri vardır elbet, olsun da. Kimseyi enterese etmez ama sporun turizmine de katkı koymak memeleketin hayrına olacaktır. Kim bilir! Belki biz de Man-Utd’nin hazırlık kampına ev sahipliği yaparız tabii ‘kargalar beyaz’olunca. Nokta…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























