Sayın ahâlimizin turizm’e bakış açısı mı? Özetle; ‘biraz no more bets’li 29-0-32 ve komşuları, biraz handicap win bet yanında, biraz kârhane, biraz da Ayia Napa Power Modeli’ bir turizm çerçevesinde bir bakış açımız var bildik. E hâl böyle olunca arkadaşlarla turizm’e ilişkin bir tv programı organize etmiştik. Hafta içi tv programımıza o zamanki adıyla Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı eski müsteşarı ve de voleybolda eski milli pasör Şahap Aşıkoğlu yanında, Turizimciler Odası yönetim kurulu üyesi Orhan Tolun’u misafir ettik. Konu özelde spor turizmi, genelde ise turizm sektöründeki sorunlarımızdı. Siyasetten uzak bir şekilde çok önemli açıklamalar yapan Şahap ve Orhan Bey’lere ek olarak, turizm konusunda oldukça tecrübeli olan Salahi Uçkan’la birlikte ve ablos turizm tüketicisi bendeniz de Karpaz’dan girdik, Ibiza’dan çıktık. Değerli konuklar bilindik sorunlara reel çözüm önerileri getiren bilirkişiler. Şahap Bey önce Kuzey’deki her bir öğrencinin 22 turiste bedel olduğundan falan bahsetti. Bunun yanında eğer yılda 800 bin turist en az bir hafta ülkemizde konaklarsa, ekonomimizin tüm cari açık sorunlarını halledeceğinden filan da bahsetti. Bize yılda 100 bin, Güney’e ise yılda 3 milyon turist geliyormuş. Turizmde onlar malesef deve, biz ise halen cüceyiz. Maalesef halen bu konuda diğer konularda da olduğu gibi bir yol haritamız yok. Aslında var da yok. Dosyalar hazırlandı ama daha araziye bi’türlü inemedik. Devlet ile özel sektör arasındaki ‘işgal denizler’ konusundaki mahkemelik durumları geçtik; Örneğin tarihi eserler’e ilişikin herhangi bi’projemiz var mı? Tarihi eserler, bir ülkenin ilgi turizmi çerçevesindeki en önemli öğelerindendir. Hele hele sürekli olarak bir medeniyetin kucağından kalkıp, başka bir medeniyetin kucağına oturan Kıbrıs adası gibi yerleşim bölgelerinde gezecek ve görecek anıtlar, müzeler ve sanat tarihine ışık tutacak eserler vardır. Kimisi atıl durumda, kimisini daha bilmiyoruz, kimisini ise çoktan unuttuk bile. Yeni tanıştığımız Güney Afrika asıllı İngiliz John bile 14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından inşa edilen Othello Kalesi’ni, Ortaçağ’a ait etkileyici mimarisiyle Saint Hilarion’u ve Salamis’te doğmuş Yahudi bir ailenin oğlu olan, en önemlisi de Hazreti İsa’nın 12 Havarisi’nden biri olan Saint Barnabas’ın manastırını âlâkaya maydanoz Fransız gibi bu konulara yabancı benden/bizden daha iyi biliyor. Rivayete göre İngiliz düşünür William Shakespeare, Othello adlı eserinin ilham kaynağı, şu an farelerin mesken tuttuğu Othello Kalesi’ymiş. Ya Amerikan yapımcı Walt Disney’e ne demeli? Logosunun arka fonunda bile kendisine ilham kaynağı olan Saint Hilarion Kalesi’nin silüeti var. Saint Barnabas, Hazreti İsa’nın 12 Havarisi’nden biri ama biz onu çalınan ikonlarıyla yarım-yamalak biliyoruz. Bu özellikteki tarihi eserler ambargo-mambargo dinlemez. Ya biz “Akdenizliler” ne yapıyoruz. Hâlâ daha Spor turizmini mamur edemedik, bari tarihi pazarlayalım. İletişim bilimci Gürdal kardeşimin (Hüdaoğlu) dediği gibi “biz maalesef tarihi değil, tâlihi pazarlıyoruz”. Sonuç mu? ‘Biraz no more bets’li 29-0-32 ve komşuları, biraz handicap win bet yanında, biraz kârhane, biraz da Ayia Napa Power Modeli’ bir gençliğe devam inşallah. Yakışır…


























