Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Magazin

“Şölen bugün başlıyor”

Mesarya 1. Tiyatro Şöleni, bugün Güney Mesarya Halk Tiyatrosu’nun “Karagöz’ün Akıl Satması ve İsim Değiştirmesi” isimli gölge oyunuyla başlıyor. Mesarya 1. Tiyatro Şöleni Koordinatörü ve Güney Mesarya Halk Tiyatrosu Sanat Yönetmeni İzel Seylani ile şöleni ve nasıl gerçekleştiğini konuştuk.
Gizem DAVULCU
Halk Tiyatrosu ve Mesarya Tiyatro Şöleni fikri nasıl doğdu?
İdealist bir tiyatrocu ile insana değer veren bir belediye başkanı bir araya geldi. Halk Tiyatrosu kavramı Master yıllarımdan beri yapmak istediğim bir türdü. Beyarmudu Belediyesi bünyesinde Güney Mesarya Halk Tiyatrosu’nu halkın desteği ile kurduk. Halkın efsanelerinin araştırılıp, damaturjik anlamda kurgulanması ve sahnelenmesi ile gerçekleşen halk tiyatrosu, ayni zamanda halktan gönüllüler tarafından sahneleniyor. Halkın tiyatrosu, oyuncular; oyunlar hep halktan… Geçen yıl ilk oyunumuz “Nor & Betmez”i Mesarya bölgesi başta olmak üzere ada genelinde oynadık. Oyun; Kıbrıs 60’lı yıllarının toplumsal değerlerini ve akımlarını irdeliyordu. Köy halkının başına gelen durumlar komedisi olarak sahnelenen oyun, uyumun ve bereketin de ruhsal- sanatsal anlamda bir vücut bulması oldu. Oyunun gördüğü ilgi üzerine üretim faliyetlerini hızlandıran Mesarya Halk Tiyatrosu, Karagöz gölge oyunlarını da sahnelemeye başladı.
Gölge oyunlarından bahseder misiniz?
Karagöz gölge oyunu ülkemizde Karagöz Ustası Mehmet Ertuğ tarafından yıllarca halkımıza sunulmuş ve büyük ilgi görmüştü. Halk tiyatrosu olmanın getirdiği geleneksel kültür ve sanatsal dinamiklerimize sahip çıkma ve bu mirası yaşatma uğruna Karagöz oyunlarını Mehmet Ertuğ’un metinlerinden hareketle yeniden sahnelemeye başladık. Mesarya 1. Tiyatro Şöleni’nde ilk temsili yapacak gölge oyunları, Beşparmaklar Tiyatro Festivali’nde de 31 Mart akşamı seyirci ile buluşacak.
Neden Mesarya?
Mesarya 1. Tiyatro Şöleni’nin doğuşu ise halkımızın sosyal- sanatsal değerlerinin hareketlendirilmesi, hak ettiği kalitede, sürdürülebilir bir yapıda, nitelikli estetik değerlerle bezenmiş sanat eserleri ile buluşabilmesi için atılmış ilk adımdır. Mesarya bölge halkının resim- fotoğraf galerisi, tiyatro oyunları, konserler ve dans gösterileri gibi sanatsal faaliyetlere ulaşabilmek için yıllardır şehirlere gitmek zorunda bırakıldığı, bu yüzden de sanatsal ve estetik hazlardan çoğu zaman yoksun kaldığını gözlemlemekteyiz. Kıbrıs adasının coğrafi olarak kurak ve sıcak olarak bilinen ve maalesef sanatsal üretim ve organizasyon açısından da zayıf ve yetersiz olarak tanınan Mesarya bölgesinde gerçekleşecek söz konusu tiyatro şöleni, Mesarya halkının ilk tiyatro festivali olacak ve tiyatro özlemini giderecektir.

Mesarya 1. Tiyatro Şöleni için ne gibi çalışmalar yapıldı?
Mesarya bölgesinde köy kadın kurslarını, kahvehaneleri, spor kulüplerini, dükkanları ziyaret ettik. Sokaklarda insanlarla sohbet ettik. Nor & Betmez oyunu üzerine konuştuk. Tiyatro denince ne beklediklerini anlamaya çalıştık. Onların gözü ile bakmaya çalıştık ve beklentileri karşılamak için organizasyona başladık. Yurt dışı oyunlarına büyük ilgi var, komedi oyunları izlemeyi daha çok seviyorlar. Festival programını bu çerçevede oluşturduk. Festivalde üç yabancı oyun, beş yerli oyun, toplam dokuz temsil yapılıyor. Özellikle çocuk tiyatrosu ve çocuk oyunlarına önem veriyoruz. Gençlerin ve çocukların eğitiminin bir parçası olarak hem tiyatro izlemeye hem ilerleyen süreçte tiyatro yapmaya da ilgi duyabilmesi bizim için önemli. Uzun vadede bölgede nitelikli sanat algılayıcısı ve bu alanda düşünebilen insanlar yetiştirmek istiyoruz. Bunun yolu da tabi ki tiyatroyu sevdirmekten geçiyor. 
Güney Mesarya Halk Tiyatrosu’nun projeleri nelerdir?
Güney Mesarya Halk Tiyatrosu olarak, üç farklı grupta çalışmalarımız devam ediyor.  Karagöz Gölge Oyunları grubu, Çocuk Tiyatrosu grubu ve Performans grubu.  Çocuk Tiyatrosu grubu “Kampçılar & Komançiler” isimli oyunla, tiyatro şöleninin hemen ardından Mesarya bölgesinde çocuklara gösteri yapacak. Kendi yaş gruplarını seyirci olarak odaklayan grup, ayni zamanda çocukların tiyatro sanatına duyduğu ilgiyi de artırmayı hedefliyor. Günümüzde çocuklarda gözlemlediğimiz iletişim bozuklukları, sosyal ortamlara uyum sağlayamama ve kendini ifade edememe gibi sorunların aşılmasında tiyatro sanatının eğitici gücü bizim için önemli bir araç. Bu yüzden, çağımızın “oyun” algılayışını bilgisayar- tablet- telefon’dan, tiyatroya taşımak için ve çocukların birlikte zaman geçirip, sağlıklı iletişim kurabilen, saygı duyabilen ve üretebilen bireyler olabilmesi için uğraş veriyoruz. Eğitim, çalışmalarımızın büyük bölümünü oluşturuyor. Güney Mesarya Halk Tiyatrosu için eğitim, izleyici, sanat algılayıcısı yetiştirmek oyun sergilemekten daha önemli. Tiyatronun misyonu ise geleneksel değerlerimizin ve yerel tiyatro mirasımızın içerik ve biçim açısından korunması üzerinden şekilleniyor. “Şaman” oyunu bu yıl için hazırladığımız büyük projemiz. Tiyatro Şöleni’nde yapacağı ilk temsilinin ardından ada genelinde halkımızla buluşmaya devam edecek.
Bunun yanında Karagöz Gölge oyunlarının Kıbrıs Ağzı ile Kıbrıs toplumsal değerlerini ve geleneklerini güncel konularla öncelikle çocuklara ulaştırmak bir sonraki projemiz. Onu da yeri gelmişken duyuralım; Mesarya 1. Tiyatro Şöleni’nden hemen sonra Karagöz gölge oyunları İlk ve Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı tüm okullarda öğrencilerle buluşmak üzere turneye başlayacak.
Bugün Dünya Tiyatrolar Günü. Düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Tiyatro emekçileri olarak 27 Mart dünya tiyatro günü için basın bildirileri hazırlıyoruz ve ülkemizde tiyatro sanatının hak ettiği değeri bulamadığından yakınıyoruz. Tiyatronun krallara karşı halkın tarafında duruşu ve toplumun aydınlık yarınlara yürüyebilmesi için bir ışık niteliğinde parladığı bilinmektedir. İnsan ve değerlerini yozlaştıran kapitalist dünya düzenine karşı ülkemiz tiyatro hareketlerinin ve özelinde sanatçılarımızın; toplumun estetik değer yargılarını nitelik ve nicelik anlamında ileriye götürme çabasını selamlıyorum. Tiyatro sanatçılarının- emekçilerinin, meydanlarda şenlik gibi, şölen gibi kutlayabileceği, perdelerin hiç kapanmadığı 27 Mart'lar dilerim. Cümlelerimi Nazım'ın dizeleri ile tamamlamak istiyorum, bu cümleler bana ülkemiz tiyatro camiasını hatırlatıyor… "yaşamak bir ağaç gibi tek ve hur ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim"…

Fotoğraflar: Bertuğ TOPAL