Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Magazin

Aysun “Uyanış Senfonisi” ile doğuyor

Gizem DAVULCU

Aysun Kahraman… Adamızın başarılı bestecilerinden biri. “Müzik dersleri aldığım çocukluk yıllarımdan beridir müzik yapmanın, beste yapmanın bir tablo yaratmak, hayal kurmak ve yaratmakla benzeştiğini düşünüyorum. Hayallerinin peşinden koşan biriyim” diyen Aysun Kahraman’la çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Seni tanımayanlar için soralım. Aysun Kahraman kimdir, ne yapar?
A.K.:
1981 doğumlu Kıbrıslı bir besteciyim. Genellikle film müzikleri (soundtrack) besteleri üzerine yoğunlaşıyorum. Müzik dersleri aldığım çocukluk yıllarımdan beridir müzik yapmanın, beste yapmanın bir tablo yaratmak, hayal kurmak ve yaratmakla benzeştiğini düşünüyorum. Hayallerinin peşinden koşan biriyim.

Daha önce neler yaptınız? Kimlerle çalıştınız?
A.K.:
Yerel ve uluslararası alanda çeşitli jingle, belgesel, kısa film ve uzun metrajlı filmlerin müziklerini yazdım. Yerel uzun metrajlı filmlerden “Gün Batarken” ve “Anahtar” film müziklerini besteledim. Bunun yanı sıra, kısa filmler için de müzikler yaptım. Belgesel müzikleri olarak adamızda da Ziya Rızkı Belgeseli’nin müziklerini yaptım. Türkiye’de heykeltıraş Mehmet Aksoy’un “Nazım Hikmet” Heykeli belgeseli için “Nazımem” adlı eseri besteledim. Al Jazeera World kanalında yayınlanan “Women of Krusha” adlı belgesel için müziklerine katkı koydum. Bunun yanı sıra, birçok kurumsal kimlik çalışmalarım oldu. Property Emlak Ödülleri Gecesi için son 3 yıldır geceye ait müzikleri yapıyorum. Ve daha sayamadığım küçüklü büyüklü birçok iş daha var. Bunun yanında kendi serbest çalışmalarıma da önem gösteriyorum.

“Uyanış Senfonisi” nedir? Nasıl oluştu?
A.K.:
Uyanış Senfonisi, 2.5 yıllık bir emeğin, sıkıntının, sabrın ve özverinin ürünü aslında. Prodüktörüm, aynı zamanda menajerim olan Orhan Erönen ile birlikte başladığımız uğraşlarımıza, 21 yerel müzisyenimizle şekil vermiştik. Sonrasında, Türkiye’nin ünlü orkestra şeflerinden Orhan Şallıel’in girişimleriyle, Türkiye’nin en büyük orkestralarından birisi olan Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO) ile kurduğumuz işbirliği sayesinde projemiz, Kıbrıs’ın yerel bir sanatçı için yapılmış belki de en büyük prodüksiyonu haline geldi. Bu bestelerimin notasyon, orkestrasyon ve organiğinin çıkarılması (senfoni orkestrasına uyarlanması) oldukça zor ve zahmetli bir işti. Bu konuda da, daha önce Kıbrıs’ta iki toplumlu müzik gruplarıyla çalışmış Chris Byars ile anlaştık ve müzikal ve teknik anlamda prodüksiyonumuz daha da kaliteli bir hal aldı. İlk başlarda projeyi kabullendirmek için çok uğraştık, hem özelde hem devlet kanalları aracılığı ile çok çalıştık. En sonunda, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı sayesinde yürüttüğümüz girişimlerle, özellikle bakanlığın Kültür-Sanat Danışmanı Süleyman Akosman’ın uğraşları neticesinde, Mağusa Belediyesi ile anlaştık. Buradan, bize bu aşamaların hepsinde destek sağlamış, çalışmalarımız için mekanını sağlamış Naci Talat Vakfı’na, ekipman sağlamış Major Music Centre’e, ve ihtiyacımız olduğunda yardımlarını hiç esirgemeyen Printhouse Ltd. Direktörü Mehmet Kozansoy’a en içten teşekkürlerimizi iletmek isterim.

Nasıl bir konser bekliyor bizi?
A.K.:
22 Haziran Pazartesi, 19’uncu Mağusa Kültür Sanat Festivali çerçevesinde, Salamis Harabeleri’ndeki ilk etkinlik olarak yer alıyoruz. Bu bir senfonik konserdir. Yirmi bir kişilik yerli müzisyen ekibimiz, 42 kişilik ÇDSO ekibi ve Chris Byars ile toplamda 64 kişi ile sahnede olacağız. Bizim için gurur günü, bizim için bir “Uyanış” günü olacak. Kendi bestelerimin 64 kişi ile birlikte vücut bulması, bunu tarihi bir amfi tiyatroda yapabilmek çok heyecan verici. Umarım 2 bin 650 kişilik bu mekanda kalabalık bir kitleye ulaşabiliriz.

Bundan sonraki planlarınız nedir?
A.K.:
Bu prodüksiyonu gerçekleştirmek çok önemliydi. Orhan Erönen gerçek anlamda çok “koşturdu”, müzisyen arkadaşlarımız da yanımızda oldu ve sabırla çalışmalara katıldılar. Ve Chris Byars bu eserlerin kalıcı bir hale gelebilmesi için çok çalıştı. Bu konserin ilkini yapabilmek çok önemliydi. Zira, bu konser vesilesi ile yaptırabildiğimiz küresel standartlardaki tüm notasyon ve orkestrasyon çalışmalarını dünyanın hangi orkestrasına gönderirsek gönderebilelim, beğenildiği takdirde uygulanması ve performans yapılabilmesinin yolunu açtık. Bayağı güncel eserler olduğu ve beğenileceği hususunda tepkiler almamız bizi çok etkiledi ve ümitlendirdi. Bu girişimlerimiz devam edecek. Yüksek sanat vesilesi ile de ülkemizi ve sanatçılarımızı daha rahat tanıtabileceğiz. İlk olarak, ekim ayında, bu konserin ikinci ayağı olarak ekibimiz ile Adana’da, ÇDSO ile birlikte konserimizi vereceğiz. Sonrasında, İstanbul ve umarım Avrupa ve ötesi olur. Bu arada, üretmeye devam edeceğim. Bestelerimin ham hallerinin tümüne reverbnation.com/aysukahraman ve şahsım ve etkinlik adına tüm detay ve bilgilere facebook.com/aysunkahraman adresinden ulaşabilirsiniz.