Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Suçlu, ayağa kalk!

Futbolumuzun patronu kim? Tabii ki de futbolumuza ilişkin genel kurul. E bu genel kurul futbolun yönetimiyle ilgili erkini kime devretti? Belirli bir süre için Sertoğlu’na devretti bildik. E bu adamlar vatansever mi? Bi’defa vatanseverlik konusunda kimse az sayıdaki spor kulübü yöneticilerinden daha ileride söylemde de, eylemde de olamaz; olmasın da zaten! Bu adamlar Allah’ın her günü yurdum gençliğine sportif hizmet vermiyorlar mı? Veriyorlar! Küçük bir zümre de olsa istihdam yaratmıyorlar mı? Yaratıyorlar! Gerek mal, gerekse hizmet cinsinden üretime katkıda bulunmuyorlar mı? Bulunuyorlar, hem de bal gibi de bulunuyorlar! Bilenler bilir, geçmiş zaman olur ki genel kurullarda; Fırsatçı… Seviyesiz… Hırsız… Sorumsuz… Aciz… Yalancı… Korkak… Statükocu… Sığınmacı… Yandaş kelimeleri vardı bir zamanlar FIFA’dan önce samimi(!) olarak; E şimdi artık FIFA zamanı ya; Ortak Akıl… Diyalog… İşbirliği… Uzlaşı… Aklıselim kelimelerini içeren genel kurul günleri yaşanmaya başladı. E deniz bitti BAL gibi de karayı gördük Kuzey’in Bölgesel Amatör Ligi’nden. Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile ilgili “Suçlu, ayağa kalk!” modunda bir hafta yaşadık. Çok yazıldı-çizildi. Mâlum, devlet KTFF’ye mali yardımın son dilimini indirecek, kulüpler bu pastadan sözleşme gereği büyük payı rüşvet fonksiyonuyla alacaktı. Tabii, garibim hakemlere kala kala çerez parası kalacaktı. Hatırlarsınız, âni(!) bir gelişmeyle, KTFF’nin hakem ücretlerinden kestiği %10’luk vergiyi devlete yatırmadığı gündeme geldi. KTFF de yatırım konusunda meşhur U dönüşleriyle gündemdeki yerini aldı. Devlet de “Almadan vermek Allah’a mahsustur” diyerek konuyu gündem yapmıştı.. Tabii bu Sertoğlu Teşkilatı da önce içerde, arkasına da dışarda gündem yaptı bildik. İşin içerisine biraz da Kulüpler Birliği’nin klasik manipülasyon tarzındaki spora ilişkin bakanlığın önündeki “gancelliyi kıracayık” resti ve preslemesiyle bertaraf edildi. Bu sürece ilişkin sonuç mu? Sonuç ne isterse olsun bu saatten sonra. Yok artık öyle ağlama, sızlanma. Et kokarsa tuz, tuz kokarsa demokrasi ve de herkes demokrasiye saygıda kusur etmeyecek. Oy birliğinin sonucuna herkes ‘seve seve’ katlanacak. Uluslar üstü şirketler, internet adreslerinin sonundaki ‘.com (şirket) yerine .org veya .net (kurum-organizasyon)’ olarak değiştirdiği bir yüzyılda, KTFF’de .net (bağlantılı ağ!) olarak devam edecek inşallah. Haa, bu arada “Spor ve siyaseti birbirine karıştırmıyalım” diyenler bu kaosta yangına körükle gidenlerdir maalesef. Eğitim ve spor sektörü ile ilgili tüm yöneticiliğimiz süresince, yapıcı eleştiri deyip yıkıcıyı sığdıran bazen abuk, bazen de sabuk görüşlere maruz kaldık. Aslında eleştiri; adı üzerinde eleştiridir. Yapıcısını da, yıkıcısını da pek dikkate almam. Haa, karşıdaki katkı yapacaksa, o başka. Kepçe kulaklarımla pür dikkat kesilirim. Bu durum medya âleminde de böyle. Okuyan bilir, tüm yazılarımızda hedef nâçizane katkı ve yol göstermektedir ancak ayar zaman zaman kaçarak istemeden de olsa yoğun eleştirel yazılar da yazabiliyoruz. Napalım insanız, beynimiz de var kabimiz de çok şükür. Konfiçyüs Usta; “Karşındakine kalbini ver ama beynini asla verme” demişti. Hemfikiriz. Medyaya yeni düşen ama bu konuda birçok yazısı olan bir yazar olarak kaleme aldığım duygularım aynen böyle. Futbol yöneticiliğe ilişkin yaşananalar ve geleceğe ilişkin yaşanacak olanlara ilişkin kararların en iyisini genel kurul üyeleri verecektir. Şahsi kararım mı? Demirören’in de dediği gibi tek yol Kıbrıs Furbol Federasyonu (KOP)…