Dün öğleyin Bostancı’ya doğru yollandık. Mâlum, bi’tarafta birçok eksik ve de gediğiyle güvenli bölgeye forse etmeyi planlayan Bostancı Bağcıl takımı, diğer bi taraftaysa lig şampiyonluğundan kopmuş ama ilk üçte yer almaya programlanmış bir Lefke vardı. Tabii Lefke’nin ayrıyetten de Pepsi’de final oynama arzusu var bildik. Neyse, güneşli ve de rüzârlı bir havada ceryan eden maçın ilk devresinde sadece Bağcıl adına kaçmış bir gollük pozisyon vardı. 40’da sağdan Amani kesti ve gol çizgisine bir metre uzaklıkta olan sabri Selden zoru başararak topu üst direkten auta attı. O an’a kadar Lefke’nin değil atağı, maalesef iki top organizasyonu bile yoktu. Kasım Tağman’nın verimsizliğine Cedric ve de Smart da eklendi. Gerçi önceden ihtarlı Smart rakibe öyle bir daldı ki ihraç edilme arzusunu da hakem Fehim Dayı geri çevirmedi. E bir kişi eksik ikinci devreye başlayan Lefke’nin bu verimsiz atakları durumuna bir de bir oyuncu eksik kalma durumu vûkû bulunca Bağcıl takım daı daha önde preslemeye başladı ama onlar da nanay. Tatsız ve de tuzsuz bir maçı sonlandırma arifesindeyken dananın kuyruğu yine aynı yerinden koptu. Bi’defa sonucuyla şahsen ilgilenmediğim ve salt tarafsız gözle bulunduğum yerden gördüğüm an şöyle; Bağcıl’dan Kadir Hoca, sırtı tamamen Lefke kalesi ve de kalecisi Mehmet’e dönmüş bi’pozisyonda iki adım alarak tamamen top odaklı bir biçimde sıçradı. Arkadan da topa müdahale etmeyi planlayan Lefke kalecisi Mehmet topu tutup Kadir’in üzerine düştü. O anlarda dikkat ettiğim husus tarafların topla oynama isteği ve de nizami şarj durumlarıydı. Pozisyonla ilgili izlenimim nizamiydi. O anda sevgili Mehmet ve Kadir Hakel’in olup bitenden haberi yok bi’şekilde maçtan kopup yere yığılırken, top da sabri Selden’in önüne düştü ve tek vuruşla Bağcıl lehine gol oldu. Lefke futbolcuları hakemle cebelleşirken Sevgili Mehmet’in dilinin yaklaşık üç dakika geriye doğru dönüp oksijen yollarının kapanmasıyla hareketsiz bir şekilde yerde ilk yardımı beklemesini izledik. Tabii bu arada tesasdüfen maçta bulunan Dr. Erkut başkan ve de sağlıkçı arkadaşın yerinde müdahalesiyle Allah’ın koruduğu o can pazarı ortamını üzgün ve de kaygılı gözlerle izledik. O sırada başka n’oldu? O sırada Lefke taraftarının sahaya girmesi, Fehim Dayı’nın güvenlikle ilgili prosedüre ilişkin maçın tatil edilmesine tanıklık ettik. Yazık, kontrolsüz güç güç değildir. Kuvvetle ihtimâl Lefke 3-0 hükmen mağlup olacak. Ve bunu yanında yine saha kapanma cezası alacak. Naçizane görüşüm mü? Bu ülkede artık aktif çalışan ve de hepimizi kapsayan bir Sporda Şiddet Yasası şart. Gerçi futbolu batsın, Hazreti Süleyman’ın da dediği gibi; “Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi”. Sevgili Mehmet’in bir nefesi bu vahşi dünyaya bedel değil mi? Bedel! Geçmiş olsun dileklerimizle…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























