Çocukken “kolâ” derdik, sonraları “kola” diye düzeltti Ankara yüksek tahsildeki arkadaşlarımız. Hani şu ‘huylu huyundan vazgeçmez’ dalgaları var ya, bunun yanında yine ‘can çıkar huy çıkmaz var’ işleri var ya, işte kola ile aramızdaki bu bağ hâlen bu alçak düzeyde devam ediyor. Yine hani şu mantığınız “yapma” der ama kahrolası baskın duygularınız o süreci size yaşatır ya, işte bu ‘ego ve super ego’ arasındaki gel gitlerde saçmalar dururuz. Kimimiz karnımızdan(!) “abuk ve de sabuk yeme-içme’den uzak dur ulan” der, kimimiz buna uyar, kimimiz bunun altında ezilir işte, bendeniz ve de sahip kola arasındaki bağ gibi. Fitnesçilerin güzel bir sözü vardır; “Tenhada ne yersen o’sun” diye sürekli kapak yaparlar. Gençler haklılar! Örneğin sürekli hamburger tüketen birinin şekil neydi olacağı? Tabii ki de çember tekerlek cinsinden yolda yuvarlanmaca. Ya içeceklerden kola? Bi’defa hazreti peygamberimiz yaşasaydı kola için “haram” der miydi bilemeyiz ama gerçekten insanlığın sağlığını çok fazla tehdit eden bi’ürün. Alkol, tütün ve de arkasına da en tatlı zehir olan ‘şeker’i koymuşlar bilim insanları. E şekerin de ağa babası kolada mevcur. Başka ne mevcut? Kolanın içeriğinde ‘yüksek oranda şeker yanında kafein, boya maddeleri, fosforik asit, karbondioksit’ gibi sağlık için zararlı maddeler de gâni gâni. E bu maddelerin zararları? Fosforik Asit; Kadınlarda, osteoporoz hastalığı riskini artırmaktadır. Yani kemiklerin kolay kırılmasına yol açar. Kafein; Kafein kullanımı huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, uykusuzluk, yüz kızarıklılığı, fazla idrar ve sindirim şikâyetleri gibi rahatsızlıklardır. Boya; Şekerin 170 dereceye kadar ısıtılması ile elde edilir. Alerjik bünyelere zararlı bir maddedir. Karbondioksit Gazı; Sağlığa zararlı bir gaz olup, yüksek oranda alınması ani ölümlere neden olur. Karmin; Renklendiricidir. Cochineal adı verilen böceklerden elde edilir. Şampuan ve kozmetik sanayinde kullanılır. Yapay Tatlandırıcılar; Bu maddelerin alzheimeri riski oluşturduğu bildirilmektedir. Özellikle aspartamın çocukların zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilediği klinik deneylerle ispatlanmıştır. Şeker; Bir bardağında yaklaşık 32 küp şeker bulunmaktadır şeklinde birçok araştırma var. Bunun yanında kola; böbreklerden kalsiyum atılımını hızlandırır, diş çürüklerini artırmaktadır. Aşırı içilmesi kas hastalıklarına neden olmaktadır. Ani olarak kan şekerini yükselttiği için, vücudun yağ depolamasına neden olmaktadır. E onlar yazar da Karatay durur mu? İç ve kalp hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay bir bardak kolanın 60 dakika içerisinde vücudumuza verdiği zararı aşağıdaki şekilde anlatıyor: “İlk 10 dakikada, kanınıza 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır ancak kolanın içeriğinde bulunan “fosforik asit” sayesinde herhangi bir bulantınız olmaz… İlk 20 dakikada, kan şekeriniz aşırı derecede yükselir. Bunun sonucu olarak pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar… 40 dakika içerisinde kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir,karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri yükselmeye devam eder… 45 dakika içerisinde beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar(eroinin etkisine benzer bir etki… 60 dakika içerisinde açlık hissi oluşur… Tekrar kola ve tatlı yeme ihtiyacı duyulur… Bu kısır döngü devam ettiği sürece karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde leptin ve insülin direnci gelişir”. İşte durum aynen bu vaziyette. Diyet kola mı? E onu da haftaya inceleriz. Afiyetler…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























