Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kararsızım

Karar vermek ne demek? “Özetle birden fazla alternatifler arasında en iyi olanı seçmek demek” derdi rahmetli hocamız Prof. Dr. Faik İmamoğlu. E hâl böyle olunca en iyi bi’şeylere kara verme şart oldu bu yalan dünyada. Yönetim bilimci arkadaşlar; “En kötü karar bile, kararsızlıktan iyidir” derler hep. Hemfikiriz. Kaos (belirsizlik) içerisinde bir hayatta varolmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor. Bu koşuşturan hayat içerisinde pozisyon almak için karar vermek lâzım. Bendenizin de, tıpkı sizin gibi kararsız hâlleri var. Neler mi? İşte:

* Numarası sadece yakın dostlarda bulunabilecek, yeni bir telefon hattı alıp almamakta kararsızım. Hatta bu amaçla akıllı telefonumun gerizekalı pili yüzünden de eskiye dönüş konusunda da kararsızım,
* Telefonum üzerinden daha pasif bi’sosyal medya kullanıcısı olma konusunda kararsızım,
* Öğretim üyesi miyim, spor yazarı mıyım, eğitimde proje danışmanı mıyım, tenise özel fitnes danışmanı mıyım, spor yorumcusu muyum, dergi editörü müyüm yoksa başka bir halt mı; kararsızım,
* Antrenör istihdamı polemiği içerisine çekmekte olan antrenör ve de spor yazarı arkadaşlara cevap verip vermeme konusunda kararsızım,
* Bu aralar yine çocuk fitnes’i işlerine girdik. Güney’de bu konuda bir de alan çalışması var. Faşist arkadaşımın organizasyonuna gidip gitmemekte kararsızım,
* Beslenme ve fitnes konusunda ağzı olan konuşuyor. Kulak asıp asmamakta veya maydanoz olup olmamakta kararsızım,
* Kıbrıs’ın kuzeyinde tarafik canavarıyla bezenmiş yollarda bisiklet sürme konusunda kararsızım. Kuzey olursa Hüseyin Ekmekçi Müdür’e katılayım mı, katılmayım mı kararsızım,
* ATV’m mi, yoksa motosikletim mi iyi gelir bu aralar kararsızım,
* Dağ bisikletine mi, yoksa yol bisikletine pedal basayım mi kararsızım,
* Bu aralar eve profesyonellerin kullandığı bi’dikey bisiklet aldık. Dışarda koşup koşmamakta kararsızım,
* Bir diyetisyen arkadaşa düzenli devam edip etmemekte kararsızım,
* Telefonla arayıp “Alo, kimdir?” diye soranlara, cevap verme konusunda  kararsızım,
* Pazar akşamları dışında TV’de ölmüş- bitmiş futbolumuzu yorumlama konusunda kararsızım,
* “Siz” diye hitap ettiğim ama karşılığında da “Sen”i işittiğim gençlerle etkin iletişime geçme konusunda kararsızım,
* Facebook’ta Mustafa Özsoy Müdür’ün 1983 yılındaki fotoğrafını blokladım. Ofisimin duvarına asma konusunda kararsızım,
* Abonesi olduğum gazetelerden birinin aboneliğini durdurma konusunda kararsızım,
* Tatili içerde mi, yoksa dışarda mı alayım kararsızım,
* En azından bi’kaç gün Larnaka XS mi, yoksa Limasol Blueberry mi karasızım,
* Kuzey’in mi, yoksa Güney’in denizinden mi faydalanayım kararsızım,
* Kasiyerleri asık suratlı olan marketlerden alış-veriş yapma konusunda kararsızım,
* Bazı köşe yazarlarını sürekli okuma konusunda kararsızım,
* Bazı TV kanallarını sürekli izleme konusunda kararsızım,
* Sürekli dedikodu yapıp da, muhabbetin kalitesini düşürenlerle görüşme konusunda kararsız değilim. Benden uzak Allah’a yakın olsunlar. Neyse, kaçtım…