Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Top yuvarlak değildir

“Futbol 11’e 11 oynanan ve de genellikle Almanların kazandığı bir oyundur” demişti ya efsane İngiltere eski Milli Takım Kaptanı Gary Lineker, işte yine aynen böyle bir Brezilya 2014’ü kapattık geçen. Performans açısından Panzerlerin kazandığı bi’dünya kupası oldu ama ekonomik açıdan da Brezilya tavan yaptı ve bu tavan 2016 Rio Olimpiyatları’na kadar devam edip o süreçte de ekonomik kazancın hazzını yaşamaya devam eden bi’ülke oldu bildik Sambacılar. Milyonlarca kişiyi ekran başına toplayan, aynı zamanda da yaklaşık 3 milyon kişinin statlardan izlediği ve FIFA tarihinin en kârlı turnuvasıydı bu turnuva. Boru değil, “Brezilya’ya 51 milyar dolarlık gelir, FIFA’ya da 4.5 milyar dolar civarı kazanç sağlamış” diyor ekonumi bilimciler. FIFA bu gelirin yüzde 40’ını Emirates, Hyundai, Adidas, Sony, Coca-Cola ve Visa gibi markaların yer aldığı 6 ana sponsordan, yüzde 60’ını ise TV yayın haklarından elde etmiş. Toplam kazancın 1 milyar dolarını ev sahibi Brezilya’nın yapacağı yatırımlara, 1 milyar dolarını ise misafir takımların bütçesine ayırmışlar. Yani sonuç olarak FIFA, kalan 2.5 milyar dolar ile keyif yaptı oralarda bizim FIFA’lı Blatter Amca. Kupayı evine götüren Almanların 35 milyon dolarlık ek kazanç elde ettiği küresel organizasyonda altyapı, ulaşım, tesis ve statların inşasına harcanan milyonlarca dolar ve yatırımların Brezilya’ya getireceği istihdam olanakları, vergi gelirlerindeki artış ve artan tüketim getirisi ile Almanların kazandığı miktarın 15-16 katını kazanmış. 2014 Dünya Kupası’nın mikro ekonomik alanda etkilerine baktığımızda ise 270 milyon dolar biletlerden elde edilen gelirler ve aynı zamanda Sambacıların kendi kültürlerini yansıttığı yiyeceklerin yer aldığı cafe ve restoranların dolup taştığı sokak satıcılarının da elde ettiği gelirler ve medya tanıtımları ‘futbol turizmi’nin önemli getirileri arasında yer alıyor. Bilindiği üzere 2014 Dünya Kupası için Brezilya’ya ev sahipliği verildiğinde bir grup Brezilyalının bu durumdan pek hoşlanmadığı ve organizasyon için yapılan yatırımların (sadece stadyumlara yapılan toplam harcama; 3.2 milyar dolar) ülke kalkınmasını ve büyümeyi hızlandırıcı yönde okullara, hastanelere ve ülke halkına istihdam sağlayacak yeni iş alanlarının oluşumuna harcanması düşüncesinden dolayı bol keseden protesto yapmışlardı. Fakat ekstradan 600 bin turistin zor durumdaki ülke ekonomisine canlılık getirdiği ise aşikâr. Neyse, 4 yılda bir düzenlenen ve 20’ncisi gerçekleştirilen 64 maçlık turnuva artık bitti. Dünyanın 6’ncı büyük turizim gelirine sahip Brezilya; 8.73 milyar dolarlık turizm gelirini 4 yıl içerisinde 10.65 milyar dolara yükseltmesi ve organizasyonun milli gelire % 2.17 oranında katkı sağlamış olması tabii ki de büyük avantaj. Sonuçta; “Bir ülkenin Dünya Kupası’na katılma şansını kaybetmesiyle birlikte yarım milyar dolarlık kazancı da geride bırakır(mış)” dedi geçen hafta ünlü finans kurumu JP Morgan. Neyse, Messi’ye Adidas’ın torpiliyle verilmiş bi’Altın Top, Neuer’e bileğinin gücüyle verilmiş bi’Altın Eldiven ve de totalde tüm Almanların elinde yükselmiş bi’Altın Kupa izledik. Neymiş? Futbol kuvvetle ihtimâl Almanların kazandığı bi’oyunmuş. Son söz mü? Yok öyle “top yuvarlaktır” nârâları. Mâlum, artık futbol sadece futbol değildir…