Çoktandır yazmayı planlıyordum ama biraz KOP, biraz FIFA, biraz lahana suyu, biraz diyet, biraz da egzersiz araya girince kısmet bugüneymiş. Şair Nilgün Marmara; “Ey iki adımlık yerküre; Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben” demişti ilhamiye perisi eşliğinde. İşte, bu küçücük ada’daki yeni medya düzenini analiz etmek hiç de zor değil. Her düzende olduğu gibi çok değerli basın emekçileri de var ama tetikçiler de, eyyamcılar da, bana dokunmayan yılan bin yaşasın’cılar da var. E bu durumları sorgulamak mı? Bi’defa sektörde yer alan kimsenin haddi değil. Zaten her gün evlerine konuk olduğumuz halkımız bunun sorgulamasını çoktan bitirdi ve hepimizi yaftaladı bile! Neyse asıl HAVADİS konumuza gelelim; Havadis, kökeni Arapça olan bir kelime; “Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi” diyor şu an elimde duran Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü. İlgili sözlük bi’yanadursun, Havadis Gazetesi’nin kendisi artık bir ‘olay’ oldu. Yakın geçmişti; 1 Ocak 2009’du. Sadece gazetecilik mesleğiyle evine ekmek götüren üç profesyonel gazeteci artık işsizdi. Yıllarca emek verdikleri kurumdan istifa etmişler ve hayatlarında yeni bir sayfa açma arifesindeydiler. “Sayfa” dedik ya, işte o bildiğimiz iki yönlü boş belirsiz alan, yok öyle çevir çevir ciltli beyaz sayfalar. Ya yeni bir gazeteyi sıfırdan tesis edeceklerdi ya da mevcut gazetelerden birinde ve de illâ ki patron tacizli köşelerinde olay veya kişilere meydan okuyacaklardı. Kahramanlarımız mâlum; Başaran Düzgün, Hüseyin Ekmekçi ve Mustafa Özsoy. Yılbaşı sabahı bizler bir gece önceki abuk yılbaşı kutlamalarındaydık ya; kimimiz yedi, içti, atladı, zıpladı, dans etti; kimimiz ise ailesiyle mangal keyfi veya varsa şömine önü kırmızı şarap, yeşil elma ve rokfor peynir eşliğinde keyif yaptı. Bu üç gazeteci de kuvvetle ihtimâl geleceğe ilişkin kaos veya kriz soslu yemeklerini yediler ama ne kadar tat aldılar onu da Allah bilir. İşte, herşey o günlerde planlandı ve tüpünden çıkan bir tutam diş macunu gibi geri dönüşü olmayan bir yola girildi. Sonuç mu? Sonuçta 14 Şubat 2009’da sabaha yakın uykumun olmadığı şeytanların üremeye geçtiği bir saatte, ‘Hekmekçi’ kodlu arkadaştan sms geldi; “Kıbrıs Türk medyasında yeni bir soluk. Havadis Gazetesi artık hergün sizlerle birlikte olacak” cinsinden bir mesajdı. İlgili sms’i okudum ve içimden; “Allah yardımcıları olsun” cinsinden bi’şeyler mırıldandım. Sonuç mu? Sonuçta bugünlere gelindi. Havadis Gazetesi (POLİ Dergisi ve HAYAT dahil) gerek yazılı, gerekse elektronik ortamda son sürat gündem yapmaya devam ediyor. E yanında artık Havadis FM de var. Yakında da mı? Yakında da Havadis TV izleyicisiyle buluşacak Allah isterse! Bizim HAVADİS artık bi’medya grubu oldu bildik üz’re. E bu durumda yeni medya düzeninde bi’güç oldu mu? E tabiyatıyla evet! Klişe deyiştir; “Yasama, yürütme ve yargıdan sonraki dördüncü güç medyadır” derler ya, İnanmayın. Medya artık birçok ülkede birinci güç. Bunga Bunga ıslak tişört partileriyle meşhur İtalya eski Başbakanı Silvio Berlusconi, Monica Lewinsky’li oral/oval ofis skandalıyla yerle bir edilen eski ABD Başkanı Bill Clinton, Watergate Skandalı hasebiyle istifa eden yine eski ABD Başkanı Richard Nixon veya ünlü Wikileaks deşifreleri ile birçok ülkenin uluslararası ilişkilerini olumsuz poziyona düşürüp özür dileten veya mahçup eden kimdi? Tabii ki medyanın vezir ve de rezil etme fonksiyonu. E hâliyle de patronlar artık medya sektöründe de aktör olmak istiyor. Örneğin yanı başımızdaki Türkiye’de aktif 96 adet TV kanalı var. Toplam reklam pastası ise 3 milyar USD, hem de nakit cinsinden veya kısa vadeli çek aralıklarıyla herkes bu pastadan büyükçe bir dilim kapma aşkına her türlü şikeyi de tetikleyebiliyor. Biraz TV, biraz gazete, biraz dergi, biraz açık hava reklamları, biraz internet gazeteciliği, biraz da sosyal sorumluluk projeleri sayesinde birçok üreticiden reklam alma yolunda türlü türlü atraksiyonlar mevcut. Tabii ülkemizdeki tiraj, ilgili gazetelerimizin kâğıt parasını bile karşılamıyor. Sonuçta yazılı araçlar yakın gelecekte yerini sanal âleme bırakacak. Zaten dönüşen ve de “yaşasın internet gazeteciliği” diyen çok bu aralar. E hade hayırlısı…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























