21’inci yüzyılın en büyük insanlık dramlarından birine sahne olan Donbas’ta, evlerini terk edenlerin bir kısmı Rusya başta olmak üzere başka ülkelere giderken, bir bölümü de yer altındaki sığınaklara yerleşti. Güneş ışığının olmadığı, renklerin kaybolduğu ve birçok kişinin bir arada yaşamak zorunda kaldığı bu odalardaki “hayatı”, çeşitli medya kuruluşları görüntüledi. Savaşın bedelini her zaman en ağır ödeyen siviller hep bir ağızdan aynı şeyi söylüyor: “Kiev bizi terk etti!”
Vice News’tan Simon Ostrovsky, “Russian Roulette” adlı video serisi kapsamında, Donetsk’te çatışmaların yoğunlaştığı dönemde sığınaklara kaçan sivilleri görüntüledi. Trudovskaya kömür madeninin yakınlarındaki bomba sığınağına giden Ostrovsky, bölgede yaşayanların bir kısmının yeraltına, evlerini bombalamalar sırasında kaybetmeleri nedeniyle indiğini belirtiyor. İnsanların Ukrayna ordusunun “ateşkese rağmen her gün yaptığı bombardımanından” kaçmak için indiği ve 90 kişinin kaldığı sığınağa yeterince yardım malzemesinin gelmediği ifade ediliyor.
‘BUNDAN SONRA NE OLACAK BİLMİYORUZ’
Küçük çocukların da savaşın ne demek olduğunu bildiği vurgulanırken, sığınakta dört aydır kalan bir bölge sakini, “İlk bombalandığımızda sığınağa gelmeye karar verdik. Ateş altındayken kaçtık. Ailemde beş kişi var ama kaldığımız odada sekiz kişi yaşıyoruz. 1000 litrelik bir su depomuz var, suyu oradan alıyoruz. Elektriğimiz yakın zamanda geldi. Ondan önce ışığımız yoktu. Madende çalışanlar bize yardımcı oldu. Buraya su ve tuvaletler getirdiler. Burada yemek yiyoruz ve dışarıda pişiriyoruz. Bombardıman başladığında içeri koşuyoruz. Sonra geri dönüyoruz. Odun almak için dışarı çıkıyorum ve çocuklarım ve hasta olan eşim için yemek pişiriyorum. Eşim altı ay önce felç geçirdikten sonra diyabeti başladı. Kıyafetimiz yok, hiçbir şeyimiz yok. Bundan sonra ne olacak bilmiyoruz” sözleriyle yaşadıkları zorlukları ağlayarak anlattı. Bölge sakini, sığınağın dışında bir yaralandığını da sözlerine ekledi.,
‘KİMSE SİVİLLERLE İLGİLENMEDİ’
Sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sığınaktakilere battaniye yardımı yaptığını belirten Responsible Citizens of Donbass adlı gönüllü kuruluştan gazeteci Dmitry Shibalov, bağış yapanların paralarıyla ilaç alınabildiğini söyledi. Bölgede benzer şekilde dokuz sığınağın daha bulunduğunu açıklayan Shibalov, sığınaklarda çok fazla çocuk olduğunun altını çiziyor ve “Donetsk’te yaşıyorum. Çatışmalar başladığında herkes bu insanlara sırtını döndü. Her iki taraf da savaşmakla meşguldü ve siviller kendilerini arada sıkışmış şekilde buldu. Kısacası kimse onlarla ilgilenmedi. Bizim amacımız bu insanlara yardım etmek ve onların hayatını kolaylaştırmak. Yardım ediyoruz ki, tüm bunlar sona erdiğinde, sonuçtan bağımsız olarak bu bölgede yaşayan insan kalsın” diyor.
ÇOCUKLAR BOMBALARIN SESİNİ AYIRT EDİYOR
Sığınakları görüntüleyen bir diğer gazeteci olan Independent gazetesinden Oliver Carroll, “Ukrayna yeraltına indi: Donetsk’te bodrumlarda yaşayan aileler Kiev tarafından terk edildiklerini hissediyorlar” başlıklı haberine, üç yaşındaki Ilona’nın bomba patlamasının sesini bildiğini aktararak başlıyor. Çocukların küçük yaşta farklı farklı füze ve bombaların çıkardığı sesleri ayırt edebildiğini belirten Carroll, Petrovsky bölgesindeki Koserava Caddesi’nde bulunan rutubetli bodrumda 40 yetişkin ve 12 çocuğun kaldığını ifade etti. Buna göre, sığınaktaki üç çocuk savaş muhabiri olmak isterken, diğerleri de asker veya yardım görevlisi olmayı düşünüyor. Beş aydır yeraltında kalan aileler, yer üstünde neredeyse tüm binaların yıkıldığını ve sokaklarda uzun zaman geçirmenin tehlikeli olduğunu söylüyor.
‘YANLIŞ YER, YANLIŞ ZAMAN’
Sığınaktakilerin neredeyse tamamının bir savaş anısı bulunuyor; kiminin akrabası veya arkadaşı hayatını kaybetmiş, kimininki de yaralanmış. 59 yaşındaki Natalya Leonidovna, kız kardeşi ve eşinin Ağustos’taki şiddetli çatışmalarda hayatını kaybettiğini belirtiyor ve “Yaşam burada zor, ancak hayatta kalmak için en iyi şansı bize burası veriyor. Kız kardeşim ve eşi öldü: Tek yaptıkları dışarı, avluya çıkmaktı ve bu, yanlış yer, yanlış zamandı” sözleriyle yaşadıklarını anlatıyor.
KİEV’DEN ŞİKAYET EDİYORLAR
Karanlık bodrumda, depresyonda oldukları yüzlerinden okunan yetişkinler, çocukları eğlendirmek amacıyla ellerinden geleni yapıyor. Birçoğu, aylardır maaşlarını alamasa da iş hayatlarına devam ediyor. Bir kısmının ilaca ihtiyacı var, ancak ilaç bulunamıyor ya da çok pahalı olduğu için kimse alamıyor. Hava sıcaklığı ise düzenli olarak eksi 22 dereceye düşüyor. Her gün, gönüllü ekipler, çatışmalara ve buzlu yollara meydan okuyarak sığınaktakilere battaniye, kıyafet, basit ilaçlar, gıda ve oyuncak yardımı yapıyor. Donetsk’tekilerin çoğunun cankurtaranı bu gönüllüler. Çoğunlukla Ukrayna ordusu tarafından yapılan topçu ateşine maruz kalan insanlar, hükümetin sosyal güvelik ödeneklerini de kestiğini hatırlatıyor ve Kiev’den duydukları memnuniyetsizliğin altını çiziyor.
Çatışmaların sona ermesi ve kalıcı ateşkes sağlanması durumunda da günlük hayata dönüşün uzun bir yol olduğunu söyleyen psikiyatrist Dr. Ivan Moskovoi, savaş sonrasında da sivillerin korku içinde bir hayat yaşamaya devam edeceğini vurguluyor. Daha önce de insanî krizlerle karşılaşan Moskovoi, 1986’da Çernobil’de bölge halkına acil psikolojik destek yardımında bulunmuş. İnsanların kriz anında iki tür tepki verdiğini anlatan Moskovoi, “O zamanlarda düşünmeden nehirden balık tutup yiyen ve kısa zaman sonra ölenler vardı. İkinci grup ise krize korku ve stresle yanıt veriyor. Bu insanlar daha sonra çok ciddi akıl hastalıkları yaşıyorlar” diyor.
EMEKLİ MAAŞLARI KESİLDİ
Yine Donetsk’teki bir sığınaktaki durumu aktaran Fergal Keane, yeraltında yaşamak zorunda kalan yaşlıların durumuna odaklanıyor. 20 yaşlının yaşadığı sığınakta güçlü bir nem kokusu olduğunu söyleyen Keane, az sayıdaki ısıtıcının yeterli olmadığını vurguluyor. Kiev’in emekli maaşlarını ödemeyi kestiğini hatırlatan Keane, büyük zorluklar yaşayan insanların durumunu “acıklı” diyerek niteliyor. Sığınaktaki yaşlılardan Vasily, Keane’e, bir bombanın yanında patladığını ve başından darbe aldığını anlatıyor. Keane, bölgede birçok insanın hayatını kaybettiğini de sözlerine ekledi.
































