Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Değişim olmazsa olmazdır

Çok değil bundan altı-yedi yıl önce dünyada birçok insanın cebinde Nokia cep telefonları vardı.
Sonra birden bire ağırlıklı olarak akıllı telefonların geliştirilmesi ile birlikte Apple ve Samsung cep telefonu piyasasına egemen oldu.
Nokia yeni koşullara adapte olmak ve piyasada kalabilmek için kendisini yenilemeye çalıştı ama piyasalarda beklediği geri dönüşü alamadı.
Sonuçta Nokia Microsoft çatısı altına girmek durumunda kaldı.
Nokia’nın Microsoft tarafından alınması nedeniyle düzenlenen basın toplantısında Nokia’nın o günlerdeki CEO’su yaptığı konuşmasını şu sözlerle noktalamıştı:
Biz yanlış bir şey yapmadık ama bir şekilde kaybettik.
Nokia CEO’su bu sözleri söylerken kendisinin ve yönetimde yer alan diğer tüm arkadaşlarının gözünden yaşlar gelmişti.
Hepsi de ağlamıştı. Bu konuşma Eylül 2013’te gerçekleşmişti.
Nokia Microsoft tarafından alınana kadar çok önemli ve başarılı bir şirketti. Ve CEO’sunun da dediği gibi kendileri aslında yaptıkları işte yanlış bir şey yapmadılar. Ama dünya çok hızlı değişti, rakipleri de çok güçlüydü. Hızla değişen dünyadaki beklentileri doğru okuyamadılar, değişimi göremediler. Sonuçta ellerindeki büyük olarak kalabilme fırsatını kaybettiler.
Aslında kaybettikleri çok büyük paralar kazanma fırsatı değildi. Kaybettikleri ayakta kalmak, rakipleri ile rekabet edebilmek, kısacası yaşamları idi.
Nokia’nın yaşadığı bu deneyimden çıkarılacak çok önemli bir mesaj vardır. O da eğer değişemezsen, kendini dünyadaki yeni koşullara göre yeniden konumlandırıp, yenileyemezsen yarış dışında kalırsın. Bunun başka bir yolu yoktur.
Bu olaydan çıkarılabilecek kıssadan hisseler ise şöyle sıralanabilir.
– Kimse dündeki avantajlı konumuna bakarak yarın da avantajlı olarak yoluna devam edebileceğini sanmasın. Senin dünde var olan avantajlı konumun, yarının beklentileri ve trendleri ile ortadan kalkar.
– Başarısız olmak için yanlış bir şey yapmana gerek yoktur. Eğer rekabet içinde oldukların dünyadaki değişim ve beklentileri doğru okuyup gereklerini yaparlar, trendleri yakalarlarsa sen kaybedebilir ve oyunun dışında kalabilirsin.
– Sen değişime açık olur ve kendini geliştirebilirsen kendine ikinci bir şans yaratabilirsin. Ama başkaları tarafından değişime zorlanırsan yine başaramazsın.
– Öğrenmeyi ve kendisini günün koşullarına-beklentilerine-gereklerine göre geliştirmeyi reddedenler günün sonunda kaybeden tarafta kalırlar. Kaybedenin yanında da biri olmaz.
Nokia olayı bence değişen dünyada ayakta kalabilmek için ne yapılmasını özetleyen bir olaydır.
KKTC olarak biz dünyalı olmak ve ayakta kalabilmek istiyorsak önce öğrenmeye, kendimizi geliştirmeye, değişime açık olmalıyız. Bu arada rekabet koşullarında ayakta kalacak bir yapı kurmak için ciddi bir şekilde çok çalışmalıyız.
Yoksa oyun dışında kalmaya mahkum olmaya devam edeceğiz.
Günümüz dünyası böyle…
(Not bu yazıyı yazarken, Ziyad Jawabra’nın makalesinden yararlandım)