Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bu adamlara dikkat!

Bazı insanlar vardır uzaklaştıkça büyür gözlerde…
Çünkü bilir yakınlaşarak küçüleceğini.
Yüzündeki maskenin düşeceğini.
Onun için uzak tutar kendisini…
Ördüğü yüksek duvarların arkasında saklar gerçek yüzünü.
Bencilliğini, başarısızlıklarını ve vizyonsuzluğunu…
Hırslarını, egolarını belki de korkularını saklar orada.
Yaşadığı güven sorunlarını…
Küçük dünyasında belki de büyük fırtınalar koptuğu için kişilik problemleri yaşar.
Kamuda bir yerlerde oturuyor olmasa sorun değildir belki de bunların hiçbiri.
Ama kamuda ise o zaman sorun oluyor.
Çünkü bu durum kamuya zarar veren bir hal alıyor.
Var olan kompleksler, egolar işe yansıyor.
Sağa sola çamur atarak kendi yetersizliklerini gizleme uğraşları öne çıkıyor.
Sonuçta zarar veriyor.
Hem kendisine, hem çevresine hem de…
Eminim siz de benim gibi çok insan tanıdınız böyle.
Hayatı yalan ve riyakarlık üzerine kurulu olan.
Dürüst ve mert olmayan.
Arkadan vuran.
Onu ilk tanıdığımda düzgün biri sanmıştım.
Ama kısa bir zamanda öyle olmadığını gördüm.
İnsanlara yukarıdan bakan, kendisini bir başka seviyede gören tavırları önce rahatsız etti  beni.
Etiket takıntısı hat safhada olması sorun oldu sonra.
Aynaya bakma alışkanlığı olmaması.
Kendi gözündeki merteği görmeden başkalarının gözündeki çöple uğraşması.
Ve çok kolay yalan söylemesi.
“Gel bir şeyler yapalım bu memleket için” dediğinizde “ben artık bu işlerle uğraşmam, kendime zaman ayıracağım” diyen adam her türlü Bizans oyunun içinde kendi küçük çıkarlarının peşinde koştu hep.
Hayatı hep düşeş atarak geçti.
Başkalarının düşeş atması onu hep rahatsız etti.
Düşeş hep onun, hep yek başkalarının olmalı onun dünyasında.
Bugün kim olduğunu yazmayacağım.
O kendini bilir.
Yalan ve riyakarlıkları devam ederse yazacağım kim olduğunu ve maharetlerini.
Bazı şeylerin onun dev aynasında yansıtmak istediği gibi olmadığını.
Belki o da artık gerçeklerle yüzleşir.
Ve özeleştiri yapmaya başlar…
Egolarla bir yere varılamayacağını anlar.