Yeni bir siyasi partinin mevcut koşullarda başarı şansı var mı?
Var…
Ülkenin iki köklü ana partisi konumunda olan UBP ve CTP’de işler iyi gitmiyor.
UBP’de yapılacak olan kurultayla ilgili başkan adayı enflasyonu yaşanıyor.
Partinin doğal lideri konumundaki 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun da parti ile sorunları var.
CTP’de 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın partinin başına dönmüş olması gelen bilgilere bakıldığında yaraların sarılmasını sağlayamadı.
Partide adeta fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor.
Partilerin içinin fazlası ile karışık olduğu bir ortamda siyasi partinin gücünü belli hedeflere odaklaması zordur.
Kaldı ki ortada gerçek anlamda belirlenmiş hedefler de yoktur.
İlginçtir siyasi partiler siyaset üretemeyecek, akılcı işler yapacakları projeler ortaya koyamayacak duruma geldiler.
Bunun nedeni belki de siyasi parti oluşumlarının Kuzey Kıbrıs’ta normal koşullarda gerçekleşmemiş, demokratik kültür ve anlayışın benimsenmemiş olmasıdır.
Bir diğer en büyük etken ise ülkedeki siyaset yapma anlayışıdır.
Yurttaş ile siyasetçi arasında mevcut siyaset yapma anlayışı ile birlikte sağlıklı bir ilişki biçimi oluşturulamamıştır.
Bu konuda daha başka neden ve sonuç ilişkileri ortaya konulabilir.
Ama önemli olan önümüzde durmakta olan sonuçtur.
Sonuç olarak siyasete olan güvenin tam anlamıyla tükenmiş olduğu, siyasette hedef ve birlikteliklerin sarsıldığı bir duruma gelindi.
Böylesi koşullarda ortaya çıkacak ve öncelikle halka güven verecek yeni bir siyasi oluşumun, doğru vizyon ve kadrolar ile başarıyı yakalaması mümkün görünmektedir.
Ülkenin buna ihtiyacı vardır.
Halk gerek yerel seçimlerde, gerekse Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandığa yansıttığı irade ile yeni bir arayış içerisinde oluğunu ortaya koymuştur.
Son seçimlerle birlikte halkın var olan siyasi partilerle bağlarının zayıfladığı da görülmüştür.
İşte bu nedenlerle yeni bir vizyon, kadro ve politikalarla yola çıkacak bir siyasi oluşum başarı sağlayabilir.
Kudret Özersay gibi kendisini siyasette bir yerlere getirmiş olan biri liderliğinde yola çıkacak bir oluşumun şansı çok daha fazla olur.
Yeter ki kadrosunu ve hedeflerini doğru belirlesin.
Halkla iletişimini etkin ve sürekli kılacak bir mekanizma ile çalışsın.
Bir de halkın önüne kişisel değil toplumsal kurtuluşun esas olacağı, sürdürülebilir bir ekonomik yapıyı oluşturacak somut projeler koysun.
Gelinen aşamada maalesef denizi bitirip, gemiyi karaya oturttuk.
Elimizdeki kaynakların bir çoğunu berhava ettik.
Kurumları iflasın eşiğine getirdik.
Ülkenin ihtiyacı bugüne kadar söylenip vaat edilenler değildir.
Sloganlarla bir yere varılamayacağı artık herkes tarafından görülmüştür.
Elektrik Kurumu ya da Türkiye’den gelecek su konusunda devam edip gitmekte olan tartışmalar akılcılıktan ne kadar uzaklaşıldığını ortaya koyması açısından önemlidir.
Bu nedenle ciddi bir şekilde dağıtılan ortalığı toplayacak vizyon, akıl, kadro, proje ve politikalara ihtiyaç vardır.
Var olanlardan farklı, bizi dünyaya taşıyacak ve dünyalı hissettirecek bir yeniden yapılanmaya…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























