Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Mülkiyet konusu

Kıbrıs konusuna ilişkin devam etmekte olan müzakerelerde hedef gelecek yıl Mayıs ayına kadar referanduma gidilmesidir.
Taraflar eğer önümüzdeki üç ayı verimli ve sonuç alıcı bir şekilde kullanırlarsa bu hedefi tutturabilirler.
Bunun için de zor konularda süratle ilerleme sağlayacak şekilde adımlar atmaları gerekir.
Mülkiyet konusu müzakere sürecinin en zor konularından biridir.
En zor olmasının yanı sıra en hassas olan konudur da…
Ada üzerinde yaşayan büyük bir çoğunluğu doğrudan ilgilendiren mülkiyet meselesinde taraflar ortak bir noktada buluşmayı başarabildikleri takdirde, bilin ki Kıbrıs sorunun çözüm zamanı gelmiştir.
Müzakere sürecinde ‘Yönetim ve Güç Paylaşımı’, ‘AB’ ve ‘Ekonomi’ başlıklarında liderler önemli mesafeler kat ettiler.
Mülkiyet konusunda ise bir çerçevede uzlaştıklarını kamuoyu ile paylaştılar.
Bunlar elbette ki küçümsenecek gelişmeler değil.
Ancak görünen o ki en hassas konulardan biri olan mülkiyet konusunda hem Rum tarafında hem de Türk tarafından endişe ve tartışmalar var.
Rum basınına bakıldığı zaman liderler tarafından mülkiyetle ilgili  yapılan açıklamada, hem eski mülk sahibinin hem de mevcut kullanıcının mülkiyet hakkı bulunduğunun vurgulanması Güney Kıbrıs’ta rahatsızlık yarattı.
Rumlar, mevcut kullanıcının da mülkiyet hakkından söz edilmesini kabullenemediler.
Bu nedenle de eleştiri oklarını Rum Lider Nikos Anastasiades’e yönlendirdiler.
Kıbrıs meselesinin çözüme ulaşabilmesi karşılıklı iyi niyet ve bazı konularda tavizler verilmesi ile mümkün olacaktır.
Bunun için de özellikle mülkiyet konusunda her iki taraf da bazı geri adımlar atmayı çözüme ulaşılabilmesini sağlamak için kabul etmek zorunda kalacaktır.
Dolayısıyla Rumlar mevcut kullanıcının haklarına da saygı gösterme fikrine alışmak durumundadırlar.
Ve bilmelidirler ki adadaki mülkiyet rejimi, kriterlerin belirlenmesi sonrasında takas, tazminat ve iade alternatiflerinden biri ile uluslar arası hukuk tarafından da kabul edilecek şekilde yeniden oluşacaktır.
Bunun da başka yolu yoktur.
Müzakere sürecinde gelinen aşamada hem 1974 öncesi mülk sahibinin, hem de mevcut kullanıcının mülkiyet hakkının kabul edilmesi mülkiyet konusunda ileri doğru atılmış çok önemli bir adım olarak not edilmelidir.
Bundan sonra kriterlerin sürecin hızlı bir şekilde çalışmasını sağlayacak bir titizlikle belirlenmesi önem arz etmektedir.
Basına yansıyan bilgilere göre müzakere sürecinde kriterlerin belirlenmesi aşamasına gelinmiştir.
Eğer taraflar bu konuda da ortak noktalarda buluşup kriterleri belirlerlerse “mülkiyet meselesinde de sorun kalmadı ve ileri bir safhaya geçildi” diyebileceğiz.
Böylece mülk hakkının kimde olacağı sorusuna oluşturulacak komisyonda kriterlere bakılarak yanıt verilebilecek bir durum ortaya çıkacaktır.
Umalım öyle olsun.